Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm değerli hocam. Allah sizlerden razı olsun. Sohbetlerinizi dinliyor, paylaşıyor, yaşamaya ve anlatmaya çalışıyorum. Din bildiğim batılı yaşamaktan Allah’a sığınırım. Aşure hakkındaki sohbetiniz beni çok etkiledi ve hayatımdaki din adına güzel gördüğüm, alışkanlık edindiğim her şeyi artık sorgulamaya başladım; neyi niçin yaptığımı, hak mı batıl mı artık bilerek yaşamak istiyorum. Değerli hocam, evlerimizin duvarlarına astığımız, Allah, Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem), vb. levhaları veya Kur’an’dan ayetler, dualar asmak caiz midir? Bir yanda televizyon bir yanda Rabbimin ismi şerifi!
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin yaratılışınız böyle, razı olmaktan başka yapacağınız bir şey yoktur. Bunu kendinize dert etmeyin. Bilerek de hata etmeyin yeter. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Değerli kardeşim, Umumiyetle bu tür soruların bilgi edinmekten çok merak gidermek ve kafa karıştırmak gibi gerekçelerle sorulduğunu düşündüğümüzden cevaplamaktan imtina ediyoruz. Ehil bir hoca nezaretinde okunacak bir akide kitabı üzerinden bu konuların öğrenilmesinde büyük fayda vardır. Yine de sizin sorunuzun bir ilim maksadı taşıdığını umarak kısaca cevap yazıyorum. Temenni ederim maksat hasıl olur. Alıntı yaptığınız cevapta bir ifade dikkatinizden kaçmış olabilir. Cevapta, ‘Ümmetin uleması’nın ‘bir görüş’ etrafından ittifak sağlayamadığına özellikle işaret edilmekte idi. Bunu lütfen dikkate alınız. Aksi halde sonu tekfire varan büyük fitnelere kapı aralamış oluruz Allah muhafaza. Size sadece, cevabımı anlamanıza yardımcı olacağını düşündüğüm, İmam Nevevî (rahmetullahi aleyh)’in Sahih-i Müslim Şerhi’nde 299.hadisi şerhederken belirttiği ayrıntıyı aktaracağım. Umarım sizin için İmam Nevevî yeterli olur: "Şunu bilmelisin: Sıfat hadisleri ve sıfat ayetleri konusunda ilim ehli iki görüştedir. Birinci görüş ki bu görüş SELEFİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN BELKİ DE TAMAMININ görüşüdür. Bu görüşe göre, onların anlamı üzerinde konuşulmaz. Onlara iman etmemiz gerekir. Onlarla alakalı olarak Allah Teala’nın şanına ve azametine uygun bir manaya iman ederiz. Kesin bir şekilde de Allah Teala’nın benzeri hiç bir şeyin olmadığına da iman ederiz. O, cisim olmaktan, intikalden, bir yönde bulunmaktan ve diğer yaratılmışlara ait özelliklerden münezzehtir. Bu görüş, kelam ilmi mensuplarından bir grubun görüşüdür de. Onlardan muhakkik bir bölümün tercihidir. En güzel görüş de bu görüştür. İkinci görüş ise KELAM İLMİ İLE MEŞGUL OLANLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN görüşüdür. Bu görüşe göre de o tür hadisler ve ayetler zikredildikleri yerlere göre münasip bir anlam üzerinden tevil edilirler. Ancak o tevili Arapça, usul ve furu ilimlerine sahip, ilimde belli bir merhale kat etmişler yapabilirler." Değerli kardeşim, Nevevî gibi otorite bir ismin bu konularda iki farklı ekol olduğunu belirttiğini görüyorsunuz. Birinci ekolde, İmam Azam’dan başlayan onlarca büyük isim vardır. İkincisinde de bu ümmetin önder âlimleri vardır. Dolayısıyla bu ümmetin önder şahsiyetleri, bizim gibi sıradan Müslümanları ilgilendirmeyecek bir ilmi mesele üzerinde sonunda ittifak edilememiş münazaralar yürütmüşlerdir. Allah onlardan razı olsun. O cevapta özellikle belirttiğim gibi bizim gibilerin böyle derin meseleler yerine akıbetimizi düşünüyor olmamız daha doğru olur. Şu sorunun cevabını arayarak bir ömür yaşayalım: ‘Ben Allah’a yakınlıkta neredeyim?’ Rabbim bizi fitneye alet olmaktan muhafaza buyursun, rızasına ermeyi hepimize müyesser kılsın. Duanızı beklerim. Selamünaleyküm. ❓Soru: Bazı Müslümanlar, 'Allah her yerdedir' diyor bazıları da, 'Allah gökte, Arş'ın üzerindedir' diyor. Doğrusu hangisidir? ✅Cevap: Bu konu asırlardan beri tartışılıyor ve ümmetin uleması ayrıntıları üzerinde ittifak sağlayamadı. Ama ben size daha pratik bir soru sorayım, hepimiz onu halledelim: Biz Allah’a yakınlıkta neredeyiz? Gerisini boş ver. Duanızı beklerim. Bu konu asırlardan beri tartışılıyor ve ümmetin uleması ayrıntıları üzerinde ittifak sağlayamadı. Ama ben size daha pratik bir soru sorayım, hepimiz onu halledelim: Biz Allah’a yakınlıkta neredeyiz? Gerisini boş ver. Duanızı beklerim. ❓Soru: Muhterem hocam, Rabbimizin zaman ve mekandan münezzeh olması ile Mülk suresinin 16. ayetindeki “Gökte olanın, sizi yere batırmayacağından emin misiniz?” ifadesini nasıl izah edeceğiz? Allah’ın gökte olması nasıl anlaşılmalıdır? Rabbim ilminizi ve amelinizi arttırsın. ✅Cevap: Allahu Teala, bütün mahlukatını kuşatmıştır. O’nun hükümranlığı altında olmayan bir şey olamaz. Bu âyetten anlaşılması gereken budur. Âyette çelişki gibi görülen duruma gelince, derin asırlardan beri Ümmet’in uleması arasında iki görüş vardır. Bu görüşlerin birincisi, bu tür âyet ve hadislerde anlaşılanı zorlamadan ve yönlendirmeden olduğu gibi kabul etmek gerekir şeklindeki görüştür. Bu görüşe göre, âyetten ne anlaşılıyorsa anlam odur. Yani Allah Teala semâdadır, Arş’a istiva etmiştir, keyfiyeti mechuldür, hiçbir yaratılana benzemez ve O’na cisim isnad edilemez. Semada olması da üstünlüğü ve kuşatmışlığı ifade eder. İkinci görüş ise, âyeti yorumlama yoluyla anlama görüşüdür. Bu görüşe göre de yine bu bir kuşatmış olma ve her şeye hükümran olma anlamındadır ancak bunun ötesinde âyet yukarıda olma veya gökte olma gibi bir anlam vermemektedir. Dikkat ederseniz iki görüşte de azamet ve üstünlük vardır. Daha ötesini karıştırmanın bize bir yararı yoktur. Allah’a emanet olunuz. ❓Soru: “Allah semadadır” demek yanlış mı, eğer yanlışsa bunu diyen mücessimeden mi oluyor? ✅Cevap: Bu mesele asırlardan beri ilim adamları arasında tartışılan bir meseledir. İki görüşü de hararetle savunanlar vardır. Bizim, avamdan kimseler olarak böyle meselelere girmemiz doğru değildir. Bize akide olarak öğretilen konular, Ümmet’in ulemasından ehli sünnet ekollerinden her birinin çizdiği çizgi, diğerinin çizgisinin batıl olmasını gerektirmeyecek bir doğru olarak alınabilir. Uygun olan budur. İlgili Videolar: Kendimi, İmam Maturidi'nin çizgisinde bir Müslüman olarak tarif ediyorum. Ümmetin itikat konusundaki ihtilafları ne zaman son bulacak (Tenzih - Teşbih - Tecsim İnancı Hk.) Akide Konularına Dalmanın Tehlikesi ve İtikadi Konularda Esaslı Duruş İlgili Fetvalar: Hocam, itikatta ihtilaf olur mu? Mü’min Kardeşlerim Şahit Olsun! İman Ettiğim Esası Söylüyorum.. Uçlara çekmeyeceğim, ortayı göstereceğim. Varsın eksikliğim bu olsun. Allah gökte midir? (Mülk suresi 16. ayet) Arş ve İstiva Konusu Ne Kadar Önemli ve Öncelikli İstiva Meselesinde Müteşâbih Ayetler Tevil Edilmeli mi? ‘Ben Allah’a Yakınlıkta Neredeyim?’ Bu soru bize bir ömür yeter! Hangisi doğru akide? Selef - Maturidi - Eşari
Selamünaleyküm. Çocuklarımızın bize göre ağır ve çeşitli sorular sormalarından korkmayın. Ne sorarsa sorsunlar rahat olun. Onların soru sorması, akıllıklarını gösterir. Bilebildiğiniz kadar cevap verin, veremediğinizi soracağınızı, öğrenince cevaplayacağınızı söyleyin. Gayet sabırlı olun, asla ürkmeyin. Eski sorduklarını tekrar sorsa da onu azarlamayın. Çok geçmeden bu durumun düzeleceğini göreceksiniz. Sizin ona verebileceğiniz her cevap onun için yeterlidir. O anlamadı gösterse de yapacak bir şey yoktur. Rahat olun. Evet, çocuk büyütmenin önünde manevi engeller de vardır, düşüncelerinizde haksız değilsiniz. Ancak size şunu söyleyebilirim: Çocuklar kadar bizim için de 'imanlı yaşamak' bir tehlike olarak vardır. Bu nedenle sadece buna dayanarak, binlerce kere cihat etmek gibi bir sevabı kaçırmayın. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederiz, duanızı da bekleriz.
Aleykümselam.Efendimizin Ümmeti dert Ümmetidir. Ümmetin problemlerini fark ediyor olman cihadın devam ettiği hissini uyandırmaktadır. Bu hislere, çözüm arayan fikirlere, düşüncelere ne çok ihtiyacımız var. Seni bu manada dertli düşünceli olarak görmek batılın batacağına olan imanımızı bir kat daha arttırıyor. Nasıl davranmamız gerektiğine bir kaç maddede değinmek istiyorum: 1. Batıl, bazı İslam coğrafyalarına top, tüfek vb. mühimmatla saldırırken bazı coğrafyaların değerlerine saldırmaktadır. Değerlerimize yapılan saldırıların en kuvvetlisi televizyon gibi medya araçlarından doğmaktadır. Bu sebeple televizyona, internete bu gözle bakıp bu gözle onları kullanmalıyız. Onların bizi kullanmasına engel olmalıyız. 2. Buradaki mesele şu: Hatayı fark etmek. Sevgili kardeşim nebevi usulle hatasını fark edemeyenlere hatalarını fark ettirmelisin. Sen hamd etmelisin ki birçok insana rağmen hataları fark ettin. Sen çıkarılmış en hayırlı ümmete mensupsun. Böyle olmak için iyiliği öğütleyip kötülükten nehyedekcesin. Bunu yaparken Musa aleyhisselamın Firavun’a giderken aldığı emir gibi naif olmalısın. Efendimizin yaptığı gibi kırmadan incitmeden İslam'dan Şeriat'ımızdan taviz vermeden naifliğini muhafaza ederek tebliğde bulunmalısın. 3. Moralimizi bozmayacağız. Hatalar içinde olan insanları görünce sövmeyeceğiz ama buğzedeceğiz. Bunu yaparken moralimizi motivasyonumuzu yitirmeyeceğiz. Bu yolda moralli olmamız davamızın selameti ve istikameti için gereklidir. Ümitsizliğe düşmeyeceğiz. Efendimizin "Allah'ım onların içinde İslam’a destekçiler çıkar" nidasıyla bize karşı muhalif olan, karşımızda durup hatalarında ısrar edenlere tebliğ yapmaya devam edeceğiz. 4. Bütün bunları fark etmen bunları sorun olarak görüp çözüm arayışına girmen Ümmet adına din adına bir mücadelen olduğunu gösterir. Şeytan sana bir şey yapmıyormuşsun gibi hisler verecektir. Böyle yaparak senin dikkatini dağıtacak ve dağılan dikkatinle problemleri görmeni engellemek isteyecektir. Bu yüzden "bir şey yapamıyorum" düşüncelerine takılmamalısın. Şeytanın planlarını bozmaya çalıştığın işin zihnin bulandırıyor. Böyle olması işe yarar işler yaptığını göstermektedir. Gör bak düşünüp dertlenip tasalanman onu ne kadar rahatsız ediyor. Büyük adımların bu düşüncelerle gerçekleştiğini unutma ve ümitsiz olma. Fatih Sultan Mehmed İstanbul'u fethetmeden önce uzun süren planlar yapmıştı unutma.Bütün bunları değerlendirirsek anlarız ki bizim işimiz kınamak değil çözüm üretmektir. Şeriat'ımıza aykırı tutumlara buğzederiz. Onları kabul etmeyiz. Onları güzel göstermeye çalışmayız ama kınamakla değil onlara çözüm üretmek için uğraşırız.Kardeşim, moralimizi bozmayacağız. Efendimiz gibi yorulmadan sıkılmadan kızmadan küsmeden ümitsizliğe kapılmadan mücadele edeceğiz. Ortam değişmeyecekse yan odaya geçeceğiz. Bu geçişler hicret sayılacaktır emin olabilirsin. Allah Musa aleyhisselamın asasıyla denizleri yardı. Ebabillerle fil ordusunu devirdi. Meleklerle Efendimizin safında oldu. Bizler tavrımızı Allah'tan yana belirlersek Allah ordularıyla bizimle olacaktır. Yılma, üzülme. Sen Allah'ın ordularına komutanlık yapan Peygamber aleyhisselamın ümmetinden olarak ümitsizliğe kapılırsan Allah'ın ordularına komutanlık yapamazsın. Dertlenip çözüm arıyor olman komutanlığa namzet olduğunu gösterir. Allah mücadeleni mübarek etsin.
Selamünaleyküm. 1- TV veya bilgisayar bulunan odada namaz kılınabilir. Namazı meşgul etmesi ise namazın huşuu ile alakalıdır ki buna sizin dikkat etmeniz gerekir. 2- Heykel şeklindeki nesnelerin evlerimizde bulunması caiz değildir. 3- Size gönül rizası ile verilen hediye sizindir.
Aleykümselam. Kırk kere düşsen de kırk birinci kalkışa hazır ol. Bedenindeki enerji yoğunluğunu gıda türünden en azından azalt. İş yoğunluğunu artır. Şu andaki meşguliyetini 1/4 oranında artır. Bir süre sonra o kadar daha artır. Okuma, yazma, gezme gibi aktiviteler yap. Eşinin daha renkli, daha değişken olmasını iste. Ve göz, kulak kirliliğini oldukça asgariye indirmeye çalış. TV, internet gibi kirlilik nedenlerini azaltarak yok etmeye çalış. Kırk kere düştükten sonra kırk birinci dirilişe asla yılma, asla!