Fetva Meclisi
Soru
Erkeğin küpe takması konusunda kendimce güvendiğim kaynaklardan araştırmalar yaptığımda; Resulullah (s.a.v) zamanında erkek çocuklara küpe takıldığını ve Peygamberimizin bu hususta karşı bir şey söylemediğini gördüm. Bunun yanı sıra kendim bu hususta düşündüğümde, eski zamanlardan günümüze kadar yapılan bazı şeylerin insanların algısına göre değişkenlik gösterdiği kanısındayım. Misal küpeyi kadınlar taktı ve kadınlara has bir ziynet oldu. Fakat bu durum tam tersi de olabilirdi; yani vakti zamanında erkeklerde yaygın olan bir şey olsaydı bu konudaki fetva değişkenlik gösterebilir miydi? Günümüzde etek giyen erkeklere farklı bir bakış açısıyla bakılır çünkü kadına has bir şeydir. Fakat İskoçya'da yaşayanlar için bu durum böyle değildir. Ki küpe de bazı kültürlerde erkeklerde yaygın olan bir şey olabiliyor. Bunun kültür ile alakasından ziyade insanların algısına göre değişiklik gösterdiğini düşünüyorum yani bir nevi bakış açısı.. Mesela sakallarım dolayısıyla yaşadığım yerin farklı semtlerinde farklı algılanıyorum; sofi, işidçi, marjinal vb. vs. gibi.. Demem o ki; küpe de bir erkek takısı olabilirdi (altın takılardan bahsetmiyorum) kanısındayım. Öte yandan da müslüman nasıl görünmeli sorusu ve görüntümün bunu yanılttığını düşünmem ve bunları sorgulamam fakat bir sonuca varamamam, size böyle detaylı bir şekilde sormamı icab ettirdi. Nefsimden mi diye de soruyorum ama belirttiğim husus ve düşüncelerim beni engelliyor. Bu konuda yardımınıza ihtiyacım var. Bana detaylı yada anlayabileceğim şekilde cevap verebilirseniz çok memnun olurum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kulağı deldirip küpe takmak kadınlar için caiz görülmüştür. Kadınların bunu bir ziynet olarak algılamaları eskiden beri vardı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de buna açık bir yasak getirmemişti. Bu nedenle de kadınlar için kulak deldirip ziynet takmak caiz görülmüştür. Erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ise: -Kadınlara benzemeyi gerektirdiği, -Batı kültüründe düşük kimselerin yaptığı işleri taklidi getirdiği -Ve küpe olarak altın kullanıldığında altının erkeğe haram olması nedeniyle caiz görülmemiştir.
Allah sizden razı olsun. Önemli bir meseleyi ikaz ettiniz. Allah Teâlâ bu vesile ile kazanılacağını umduğumuz sevapları size de lütfetsin. Kıyafet konusunda emirler sadece kadına mahsus değildir. Avret bölgeleri farklı olmakla beraber erkeğin de kıyafeti için sınırlar ve kurallar vardır. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz: 1- Müslüman erkeklerin göbek deliği ile diz kapağı arası avretlerinin sınırıdır. O bölgeyi hiç bir şekilde açmaları caiz değildir. Giydikleri kıyafet o bölgeyi örtmelidir. O bölgede giyilen şeyin de ORGANLARI RESMEDECEK ŞEKİLDE şeffaf ve dar olması caiz olmaz. 2- Erkeğin üzerindeki kıyafet, kadınlara mahsus bir kıyafet olmamalıdır. 3- Kâfirler için sembol niteliğinde olmuş bir kıyafeti de giymeleri caiz değildir. 4- Tedavi amacı dışında Müslüman erkekler İPEK ürünü elbise giyemezler. 5- Erkeklerin kıyafetlerinin paçaları yere sürünecek şekilde uzun olmamalıdır. Özellikle etek benzeri kıyafet giyildiğinde paçalar ayak topuklarından aşağı olmamalıdır. 6- Toplum içinde TEK KIYAFET denebilecek parazit bir kıyafet de giyilmemelidir. Bunun anlamı şudur: Giydiği kıyafet, özellikle dikkat çekmek için giyildiğinde sakınca oluşturur.
Selamünaleyküm. Günahları hafif görmek, onları yasaklayan Allah'ı korkulacak biri olarak görmemek afettir. Bunun dışında insanın gelgitleri bitmez. İçimizden geçen ayrıntıları benimsemedikçe, dille tekrar etmedikçe onlara takılıp kalmamız gerekmiyor. Allah'a isyan olan bir işte de kimseye itaat etmeyiz. Alenen haram olan bir şeyin haram oluşunu inkâr eden imandan çıkabilir. Allah muhafaza buyursun.
Kadınların burunlarını deldirip küpe takmaları örfte varsa caiz görülmüştür. Erkeklerin burun deldirip küpe taktırması ise: - Kadınlara benzeme, - Müslüman olmayan bir gruba benzeme, - Bir hurafeye inanma kaynaklı olması muhtemel olduğu için caiz olmaz kanaatindeyiz. Zira Müslüman toplumlarda böyle bir örf yaygın değildir.
Selamünaleyküm. Bir kere bu tutumunzda hiçbir aşırılık yoktur, tam bir müslüman erkeğin düşünmesi gerekenleri düşünüyorsunuz. Allah sizi sevsin, sizden razı olsun. Keşke bütün Müslüman erkekler sizin gibi düşünebilseler! Fakat, tababet dalında bizim bazı ruhsatları kullanmamız mümkündür. Buna göre eşinize şunları tavsiye ederiz: - Bir kere çocuk ve kadın üzerine çalışması ideal olandır. Hedefte bu bulunsun. - Hastahane şartlarında iken HALVET olacak şekilde bir erkekle başbaşa kalmasın. (Halvet, kapalı bir odada yabancı bir erkekle başbaşa kalmaktır.) - Mümükün olduğunca erkek hastaya bakmasın. Zaruret durumlarında mesela acil sancıdan kıvranan bir erkeğe bakabilir. Bu bakmada da yakın olma hususuna özellikle beden değmesine çok dikkat etsin. Bilhassa eldiven ve maske kullansın ki bunlar zaten gereklidir. Erkek hastalarla uzun cümleler kurup konuşmasın. Size de tavsiyem, doktor hanımla bu konuyu bir tartışma konusu durumuna getirerek aranıza fitne sokmayın. O da ikna olarak yapsın yapacağını. Allah işinizi kolay etsin.
Selamünaleyküm. 1- Diyanetin takvimi şu anda daha güvenli, daha ciddidir. 2- Kadının farzı ayın olan ilimleri tahsil etmek için eşinden izin almadan bile evinden çıkması mümkündür. Kültür denebilecek bölüm için ise eşinin izni şarttır. Vakıf, cami veya başka bir yer değişmez. 3- Kadın veya erkek herkesin bir önceliklileri bir de önemlileri vardır/olmalıdır. Önce ÖNCELİKLİ olanlar sonra da ÖNEMLİ olanlar dikkate alınmalıdır. Kadının farz ilimlerden sonra en öncelikli işi eşine ve çocuklarına karşı sorumluluklarıdır. Eşini ihmal edeceği veya çocuklarını erteleyeceği bir iş için kadın CİHAT ADIYLA DA OLSA evini terk edemez. Zira bütün cihat meydanları, ancak kadınların evlerindeki görevlerini hakkıyla yapmasıyla doldurulabilir. En büyük cihat kadının cihadıdır. Kadın da öncelikli cihadını bırakarak önemli denebilecek bir cihada çıkamaz. 4- Herkesin cihat görevi, imkânlarıyla sınırlıdır. Bu imkân, bilgi, kapasite, çevre ve benzeri şartlardan oluşur. 5- Zekâtı verildikten sonra para biriktirmenin günahı yoktur. Bu bir itimatsızlık da değildir. Sadaka vermek bir fazilettir, herkes fazilet sahibi olmayabilir. Allah'a emanet olun, sa'yiniz meşkûr olsun.
dini soru konusundaki diğer fetvalar
Allah, bizi her zaman için farklı denebilecek alanlarda imtihan ediyor. Belirttiğiniz durum da bu zamanın imtihanı olsa gerek. Size şunu tavsiye ederim: Asla bu konularda tartışmaya girmeyin. Bugüne kadar onları ikna eden yoktur. Bu, tedavisi olmayan bir kanser gibidir. Hatta bulaşıcı bir hastalıktır, kendinizi koruyun. Birilerini ikna etmeye çalışırken kendinizi şeytanın dişlerine kapılmış olarak görebilirsiniz maazallah. Aman dikkat edin. Bir de, onlar neyi inkâr ediyorsa sen de ondan rahatsız oluyorsan, onların yıkmaya çalıştığını yap. Hadis ezberle. Hadis derslerine katıl. Onlar bir yıkıyorsa sen bin yapmış olursun böylece. Gerisi kuru kavga olarak kalabilir. Bir de çok dua et, Allah seni dininde fitneye düşürmeden ruhunu kabzetsin.
İki yaşından büyük birinin süt emmesi ile süt hukuku oluşmaz ama böyle koca karı ilaçlarını denemeniz doğru değildir. Tıbben gerekenlere önem verin.
Bu, bir deliliktir.
Allah’ın haram ettiği bir şeyi yapmak, yapılırken rıza gösterip seyirci kalmak haramdır. Rızamız olmadan veya yapabileceğimiz bir şey olmadığı için tepki gösteremezsek biiznillah vebale girmeyiz. İstiğfar etmemiz yeterli olur.
Kul hakkından sadece helallik alınarak kurtulmak mümkündür. Bu tür şayialarla dini hassasiyetimizi eskitmemeliyiz.
Eti yenen veya yenmeyen hayvanların gübrelerinin ziraatte kullanılmasında bir sakınca yoktur. Domuz gübresi de buna dahildir. Meselenin tıbben sakıncalı boyutu varsa o takdirde kullanılmaları caiz olmaz.