Fetva Meclisi
Soru
6 yıllık evliyiz. 2 kız çocuğumuz var, biri 5 yaşında, diğeri 7 aylık. Eşimle birbirimizi çok severek evlendik. Eşimin ailesi kürt olmam ve engelli olmam sebebiyle evlenmemize rıza göstermedikleri için kaçarak evlendik. Eşimle bu 6 yıl içerisinde çok sıkıntılı günler geçirdik, birkaç kez ayrılma noktasına geldik fakat her defasında toparlanmayı bildik. Bana göre sudan sebeplerdi, ben onu kabullenmiş, bir ömür hak rızasıyla geçirmeye hazırdım fakat o yaklaşık bir yıldır, ‘seni sevmiyorum, ayrılalım’ diyor. Ufacık şeyler problem oluyor artık. 1-2 aydır sürüncemede devam ediyor, benimle cinsi münasebette bulunmuyor bir aydır. Sabredip hakka dayanayım diyorum ama bazen dayanamıyorum. Ben eşimi ve çocuklarımı çok seviyorum. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadın, bir çeşidi ile zulüm gördüğünü söyleyerek boşanma davası açabilir. Boşanması da hak olur. Eşiniz şu anda sizden ayrılmak istiyor ve geçmişte haklı olduğu şeyler varsa sizin yapabileceğiniz en iyi şey, onun aile büyüklerine bir şans daha tanınması için ricada bulunmanızdır. Böyle bir sulhun dışında huzurunuz olmaz.
Selamünaleyküm. Siz, kendi dilinizle zulmü itiraf ediyorsunuz yani zalimsiniz. Eşinizin sizin zulmünüzden kaçması hakkıdır. Siz de aklınızı başınıza alın. Allah'tan korkun. İş hilesinden vaz geçin. Ahiretinizi harap etmeyin.
Bu durumu muhakkak bir aile danışmanı ile bizzat görüşün. Aile danışmanından sonra da eşinizi karşınıza alın ve onu incitmeden elinizden gelmeyen nedenle kabalık yapabildiğinizi izah edin. Eşiniz “ben böylesine de razıyım” derse devam edin. Zamanında kalma kararı vermeyecektiniz. Siz de anlıyorsunuz ki iş çok geç. Sabredip sevap kazanmaya çalışın. Eşiniz size ayrılma yönünde bir karar belirtirse o zaman da yine bir aile danışmanı ya da yaşlı bir aile büyüğünüz nezaretinde karar verin.
Sadece mahkeme kararı ile boşandı iseniz ve sizin özellikle boşama sözünüz olmadı ise her an yeni bir nikâhla evlenmeniz mümkündür. Yalnız bu kararı tekrar tekrar düşünerek vermelisiniz. Bir boşanma acısı ile sorunlarınızın kökten gitmeyeceğini anlayın. Aile büyüklerinize tekrar danışın. Kırk kere ölçün bir kere biçin.
Aleykümselam. Böyle bir durumda eşinizle nikâh bağınız kalkmış olmaz ama aranızda evlilik diye bir şeyin ruhu da kalmış olmaz. Sizin onu affetmenizin sevap olmasından önce gerçekliği olabilir mi onu düşünün. Ayrılmanız daha akıllıca olur. Ne eşiniz, bundan sonra bir güven verir ne de siz akıllıca bir iş yapabilirsiniz. Çürük bir domatesten salata yapmaya çalışmış olursunuz. Aile meclisi kurun ve o meclisin kararı ile iş görün. Çocukları söz ediyorsunuz; öyle bir kadının elindeki çocuk ne istifade edecek? Bir de bunu düşünün.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz mahkemeye 'boşanmak istediğine dair' beyanda bulundu ise mahkemenin kararından sonra boşanma gerçekleşmiştir. Onun dinen boşadım demesi gerekmiyor. Allah mutluluğunuzu ziyade etsin.
ayrılmak konusundaki diğer fetvalar
Affedebilirseniz ve o da kendini ıslah edebilirse elbette büyük bir iş yapmış olursunuz.
Onun aynı şeyi devam ettirip ettirmeyeceğini, ailenizin endişelerini irdeleyemeyiz ama nikâhınız devam ettiği sürece siz onun eşisiniz. 'Gel' dediğinde gitmek zorundasınız. Kendinizi başka yöntemlerle güvene almaya çalışın ama asi kadın durumuna düşmeyin.
Kadın boşandıktan sonra, mehrini almamış ise mehrini ve eşine verdiği borç varsa o borcu muhakkak alır. Bunun dışında yaptığı harcamalar için şöyle bir çizgi çizilebilir: Kadın, kocasına borç olarak verdi ise borcunu geri almak hakkıdır. Kadın, kocası zorladığı için ama kendisi istemeden kerhen verdi ise onu da almalıdır. Kadın, kocasına hediye olarak ya da yardım etmek için verdi ise onu geri isteyemez.
Allah size sabır versin. Bu durum anlattığınız gibi ise yasal süreç işleterek ayrılmanız durumunda bir vebale girmeyeceğinizi aksine kendi sağlığınız ve geleceğinizi koruyacağınızı düşünürüm.
Tevbe et. İstiğfar et. Haram işten uzak dur. Kızın hakkını düşündüğün kadar Allah’ın sendeki hakkını düşünsen bari!
Selamünaleyküm. Mü'min insanın hayatı değerlidir. Bir insanın peşinden bu kadar bağımlılık hiç doğru değildir. Ayağınızı yere basın ve Allah sizi, erkenden kurtardığı için de şükredin.