Fetva Meclisi
Soru
Kadın boşandıktan sonra eşi ile yaşadığı ev için yaptığı harcamaları alıp gidebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Mehrini aldıktan sonra eşine bağışlayan kadın bunu teslim etmeden önce bağışından dönebilir; zira teslim gerçekleşmediği için hibe akdi tamamlanmamış; yani bağış gerçekleşmemiştir. Ancak hibe edilen mehrin teslimi gerçekleşirse kadının bu hibeden vazgeçme hakkı yoktur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/48, 52) Şayet kadın mehrini almamış ve kocasının zimmetinde borç olarak bulunuyorsa bu mehrini bağışlar ve koca da kabul ederse artık geri dönemez. Çünkü borç kocanın zimmetinde olduğu için hibe akdiyle kabz (teslim alma) tamamlanmış olur. Şu da bilinmelidir ki, mehrin veya başka bir malın hibesinden maksat, eşler arasında bağlılığı ve kaynaşmayı güçlendirmektir. Hibeden dönmek ise bu bağlılığı ve kaynaşmayı koparmak anlamına gelir; eşler arasında sevgisizliğe ve soğukluğa sebep olur.
Eski eşiniz size borç olarak verdi ise borcu almak hakkıdır. Borç olarak değil de daireye parası kadar ortak olmak için verdi ise payını istemesi hakkıdır. Ne borç ne de ortaklık değil de size hibe olarak verdi ise ki anlatımınızdan anlaşılan hibe verdiğidir, onu istemesi hakkı olmaz. Eşler arasındaki bu tür hediyeleşmelerden daha sonra dönmek caiz değildir. Eski eşinizin sizden böyle bir talepte bulunmaya hakkı yoktur.
Kanuni durumu bilemeyiz ama dinen sizin: a. Eski veya yeni kocanızın borcunu ödemeniz gerekmez. b. Kocanızın da sizin borcunuzu ödemesi gerekmez. İnsani bir destek yapabilir o ayrı. Borcu ödemek zorunluluğu çıkarsa helal bir işte çalışarak ödeyebilirsiniz. Eşiniz ile nikâhta konuşmadı iseniz böyle bir durumu çalışmanıza izin vermeyebilir. Bunu anlaşarak çözmek zorundasınız.
Bu hususta Hanefi mezhebi fukahasının beyanı şu şekildedir: Bir evlilikte evin ihtiyaçlarını, kadının giyim ve masraflarını karşılamak erkeğin vazifesidir. Kadına verilen mehir ev ihtiyaçlarına sayılamaz. Erkek, vereceği mehre ilave olarak belli bir ödeme yaparsa kadının evin ihtiyaçlarını görmesi görevi olur.
Borç aldığınız kişinin, sizin bir baskınız olmadan borç parayı size bağışlaması hakkıdır. Bu bir hediye türüdür ve sevaplı bir iştir. Kabul edin, teşekkür edin; o da iyilik yapmış olsun.
Erkeğin eşine söz verdiği mehir (mihr/mehr) eğer “sonra” şeklinde ertelenmiş ise bu bir borçtur. Diğer borçlarla da bir farkı yoktur. Alacaklının eşi olması erkeğin borcunu savsaklamasına ruhsat oluşturmaz. Mesele mali mesele olduğunda eşler arasındaki bağlantı normal yabancılar arasındaki bağlantı gibidir. Belli bir süre ve zaman belirlenmiş ise o zaman geldiğinde ödeme yapmalıdır. Esnek bırakılmış ise de çok geciktirilmeden yine ödenmelidir. Eşler arasında konuşulmayan bir konuya dönüşmüş ise yani kadın bunu talep etmiyor gibi davranıyorsa bu durumda erkeğin sıkıştırılması gerekmez. Ancak kadın erkekten önce ölürse kadının ödenmemiş mehri, varislerine intikal eden bir malı gibi işlem görür; erkek kadının varislerine mehir borcunu öder.
ayrılmak konusundaki diğer fetvalar
Allah size sabır versin. Bu durum anlattığınız gibi ise yasal süreç işleterek ayrılmanız durumunda bir vebale girmeyeceğinizi aksine kendi sağlığınız ve geleceğinizi koruyacağınızı düşünürüm.
Tevbe et. İstiğfar et. Haram işten uzak dur. Kızın hakkını düşündüğün kadar Allah’ın sendeki hakkını düşünsen bari!
1- Beyanda bulunmadınız da mahkeme sizi neye göre boşadı? Dilekçeye attığınız imza sizin beyanınızdı. Beyanınız üzerine de boşadı sizi. Eşiniz imza atarak söylemesi gereken şeyi söylemiş oldu. 2- Mahkeme hükmü muteber bir makam ise ki siz öyle gördüğünüz için sizi boşamasını istediniz, verdiği karar da sizin üzerinizde caridir. Bu da sizin ARZU EDİYORSANIZ İDDETİNİZ BİTTİKTEN SONRA BİR BAŞKASI İLE EVLENME HAKKI getirmiştir yani siz artık eşinizin eşi değilsiniz. O da sizin ESKİ EŞİNİZ durumundadır. 3- Eski durumundaki eşinize de dönebilirsiniz ama bu ancak yeni bir nikâh ile olabilir. O veya bir başkası ile nikâh yapabilirsiniz. O veya bir başka evlenebileceğiniz erkek aynı duruma gelmiştir. 4- Bir evlilik akdi üç talakla tamamen biter. Bu üç talakla biten akitten sonra aynı kişilerin tekrar evlenebilmeleri için sözünü ettiğiniz üçüncü bir kişi ile evlenme engeli devreye girer. Sizin durumunuz ise buna uymuyor. Siz bir talak niteliğinde bir ayrılık yaptınız. Aranızdaki ilişki sadece bu anlattığınız kadarı ise yeniden nikâh yapabilirsiniz eski eşinizle. Yalnız bunu bir psikologla görüşüp kararlaştırırsanız iyi edersiniz. Yıpranmış duygular üzerine tekrar nikâhlanmak için iyi düşünülmelidir.
Zina yapan bir erkek veya kadın, zina yapmamış biri ile evlenebilmesi için o günahından tevbe etmiş olmalıdır. Bunun dışında fiili zina yapmamış birinin bir başkası ile evlenmesinde ilke olarak sakınca yoktur. Bu rezilliği yapmış olanın önce insanlığına dönmesi gerekiyor. İslam, insanlığını muhafaza edebilenlerin dinidir.
Kadını erkek boşayabilir. Kadının boşanması ise ancak mahkeme kararı ile olur. Erkek boşadığında üç hayız dönemi bekler. Boşama esnasındaki duruma göre de bir talak mı üç talak mı olduğu değişir. Yalnız bu durum erkek içindir, kadın boşama yetkisini kullanamaz.
Siz boşanmak için gereken bir şey yapmayın. Sizi mahkemeye verir de boşanmak isterse siz yine kabul etmeyin ama boşanırsa da bir mü’min erkek olarak dik durun. Zulüm de etmeyin, tenezzül de etmeyin. O zaman sabredin ve işi Rabbinize bırakın. Allah yardımcınız olsun.