Fetva Meclisi
Soru
Kadın, kocasının ona vermeyi söz verdiği mehrini ev eşyası olarak harcamak zorunda kaldı. Bu harcama kadının zorunluluğu idi denebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Özellikle Hanefi mezhebi fukahası erkek mehrini ödemediği için mahkemeye gidip nikâhı feshettirmenin kadına hak olmayacağını söylemişlerdir. Bunun yerine kendisini ondan uzak tutmayı uygulayabilir.
Başlık parası yani bir evden kız almak/evlenmek için kızın babasının para veya benzeri değerli bir eşya istemesi ile alakalı şu hükümleri bilmeliyiz: Baba veya ağabey böyle bir şart koşmadan damat adayı bir hediye olarak kızın babasına para veya benzeri değerli bir şey verebilir. Bu helaldir, sakıncası yoktur. Bununla mehrin de bir bağlantısı yoktur. Zira mehir kızın kendisine verilir, ailesine verilmez. Kıza verilen mehirden bir bölümünü babanın alması şeklinde olursa bu da başlık parası ile aynı hükmü taşır. Hanefi mezhebi fukahasından yola çıkarak bakıldığında babanın veya kızın ailesinden başka birinin kızı vermek için başlık istemesi caiz değildir. Erkek sadece mehir vermek zorundadır. Bazı fakihlere göre böyle bir şey nikâh esnasında veya öncesinde istense bile erkeğin vermesi durumunda kadın bunun sahibi olur.
Dinimizde farz olan ibadetler, gerekli şartları taşıyan kadın-erkek herkesin yapması gereken bireysel ibadetlerdir. Bu ibadetleri yapması için eşlerin birbirlerine engel olması caiz değildir. Bununla birlikte Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre haccın farz olması için gidip gelinceye kadar yeterli maddî imkânın yanı sıra kadının yanında bir mahreminin de bulunması gerekir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/419; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/230) Şâfiîlere göre üç veya daha fazla güvenilir kadın, yanlarında eş veya mahremleri olmasa da hacca gidebilir. Mâlikî mezhebine göre ise bir kadın, güvenilir bir grup içerisinde olması hâlinde tek başına hacca gidebilir. Ancak kadınlardan oluşan bir grup içinde olması tavsiye edilir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/216; Desûkî, Hâşiye, 2/9-10) Bu itibarla Hanefî mezhebine göre evli bir kadının kendisiyle birlikte gideceği bir mahremi yoksa hacca gitmesi uygun değildir. Ancak kocasının iznini ve rızasını alan bir kadın, güvenilir bir hac organizasyonuyla Şâfiî ve Mâlikî mezheplerini taklit edip mahremsiz olarak hacca gidebilir. Haccın gerekli şartlarını taşıyıp yanında bir mahremi olan kadının farz olan hacca gitmesine eşi engel olamaz. Buna hakkı yoktur. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/231) Umre farz olmadığı için yanında mahremi olsa bile kocasının izni olmadan bir kadın umreye gidemez.
Hanefi mezhebi fukahası bu nedenle nikâhın feshedilmesini uygun bulmazken diğer üç mezhebin fukahası bu nedenle nikâhın feshedilebileceğini söylemişlerdir.
a- Evi geçindirmek bütün ayrıntıları ile erkeğin görevidir. Kadına eve ekonomik katkı verme zorunluluğu getirilmemiştir. Kendi isteği ve rızası ile yaptığı ise onun faziletinden olur. b- Kadının çalışması nikâh akdinden önce konuşulmuş ve erkeğin eşinin çalışmasına itirazı olmamış ise kadının helal bir iş ve ortamda çalışmasında da bir sorun yoktur. Kadının bu durumda çalışıp kazandığı da kendi özel malı kabul edilir. Erkeğin o malda hakkı olmaz. Kadın dilerse evin geçimine katkı verir. Genel kural böyledir.
Eşiniz size mehrinizi teslim ettikten sonra size şu veya bu nedenle yeniden bir mehir vermesi gerekmez. Mehrinizi ona emanet ettiniz de o ihmal edip çaldırdı ise belki bir tazmin etme söz konusu olabilir.