Fetva Meclisi
Soru
Evimize hırsızlar girdi. Mehrim olan tüm altınlarımı aldılar. Benim o mehri yeniden kocamdan isteme gibi bir hakkım var mı? Kocam bana yeniden mehir vermek zorunda mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, mehrin maddi bir değer üzerinden olması gerekir. Siz de 'hac bedeli' almışsınız. Mehir ödenmiş sayılır. Allah kabul etsin.
Aleykümselam. Eşinizin malıdır o. Ne zaman istiyorsa vermek zorundasınız.
Öncelikle bilmen gerekir ki mehir senin özel mülkündür. Evlilik esnasında sana verilen bilezikler ister “peşin” mehir olarak verilmiş olsun ister “verilecek” diye sözleşilmiş olsun senin malındır. Şu hâlde Eşin senin iznin olmadan altınlarını ticarette kullanamaz. Mehir, kadının kendi tasarruf hakkına sahip olduğu maldır. Koca, karısının malını onun açık izni olmadan kullanırsa gasp etmiş olur. Zarar oluşmuşsa, tazmin etmesi gerekir. Altınları alıp birine verdiyse ve o kişi de dolandırıcı çıktıysa, eşin mehir olan bu malın bedelini sana ödemekle yükümlüdür. Çünkü sen ne izin verdin ne de bu işe ortak oldun. “Niyeti kötü değildi” denilmesi durumu değiştirmez. İyi niyetle de olsa, izinsiz yapılan bir işlem sonucunda mal ziyan olursa, bu zararı yapan kişi telafi eder. Niyet sevap kazandırır ama kul hakkını ortadan kaldırmaz. Bu durumda ne yapmalısın? Önce sakin kal. Eğer bu mesele eşinle aranda büyük bir kırgınlığa yol açtıysa, haklarını bil ama evini dağıtmadan çözüm bulmaya çalış. Bu tür meselelerde şeytan tarafları doldurur, evleri yıkar. Buna fırsat verme. Eşinle ciddi ve sakin bir şekilde konuş. Ona, bu altınların senin özel malın olduğunu, hiçbir bilgilendirme olmadan böyle bir riske atmasının kul hakkı olduğunu izah et. Tazmin sorumluluğu olduğunu hatırlat. Eşin pişmansa, elinden geldiği kadarıyla bu zararı telafi etmeye çalışmalı. Borç alıp ödemesi, peyderpey tamamlaması, bu konuda gayret göstermesi gerekir. Çünkü bu sadece aranızdaki bir mesele değil kul hakkı ve ahiret sorumluluğudur. Eğer eşin bu durumu hafife alıyor, telafi yoluna gitmiyor, pişmanlık göstermiyorsa, bu durumda aile büyüklerinden veya güvendiğiniz bir âlimden ya da müftülükten arabuluculuk istemek uygun olur. Bacım, sen sabrını kaybetme. Hakka dayalı bir çözüm arayışında ol. Eşin hatalı ama bu hatası evlilik kurumunu yıkmadan, adil bir şekilde telafi edilebilir.
Onunla yatağa girdi iseniz, mehir onun tarafına geçmiş demektir; vermek zorundasınız. Konuşun, istemezse bir sakıncası yok sizde kalır. Ya da pazarlık edin, indirsin.
Sizin eşinize söz verdiğiniz 200 küsür gram altın ile o sözden sonra gelen hediyeleri karıştırmanız doğru değil. Hediye başka şey sizin borcunuz başka şeydir. Ancak eşiniz, 'bu hediyeler bana kalınca ben de bana olan borcunu sildim' derse siz borçtan kurtulmuş olursunuz.
Mehir, evlenirken kazanılan bir haktır. Daha sonraki süreç içinde oluşan gelişmeler mehri etkilemez. Onu ilk günde almalı idi, almadı ise sonra da olsa alır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Önce böyle bir günahtan ötürü tevbe ve istiğfarı düşünmek gerekir. Tevbe ederek, samimi bir şekilde istiğfar ederek hatayı düzeltmek gerekir. O tarladan elde edilen gelirin tamamı için haram da demeyiz ama o miktar paranın bir hayra verilmesini tavsiye ederiz.
Tefsirin Arapça olanı pek güzeldir. Türkçe tercümesinin nasıl tercüme edildiğini bilmiyorum. Allah Teâlâ Kur'an'ımızı anlamaya hepimizi muvaffak kılsın.
Bizim mezheplerimiz, birbirimizi farklılaştırdığımız değerlerimiz değildir. Dört mezhepten her biri haktır demek birinin arkasında diğerinin namazının sahih olmasını gerektirmektedir. Sizin kıldığınız vitri kılan biri hangi mezhepten olursa olsun arkasında kılarsınız. O sizin kıldığınız vitri kılmıyorsa siz kendiniz kılarsınız.
Sakın ha! Sakın böyle bir gaflete düşme. Şeytan seni yeniden eski bataklığına belki de bir daha çıkmamak üzere gömmek istiyor. Bırak helalliği, inceliği ve tevbene sarıl. Dünyanın sonuna kadar yaşasan bile bir daha o günleri aklına dahi getirme. Sakın ha!
Kızım, sana dua ediyorum. Çok geçmiş olsun. Ailen seni psikoloğa götürsün muhakkak. Psikolog desteği almalısın. Dua ederiz ve dileriz en kısa zamanda şifa bulasın.
Böyle bir kararı ancak aile içi ilişkilerle, aile büyüklerinin araya girmesi ile verdirebilirsiniz.