Fetva Meclisi
Soru
Ben üniversite öğrenciyim. Zamanında şimdikinden daha gaflette olduğum için çok günahlarım oldu, zinaya yaklaşmak bunlardan biri sadece. Niyetimi hep iyi tuttuğum için ben başıma getirdim onları. Şimdi tövbe ettim ama zamanında konuşmuşluğum, vakit geçirmişliğim olduğu için bir hak söz konusu mudur? Onlardan helallik almam gerekir mi her ne kadar çirkin bir şey yapılmış olsa bile?
Cevap
Benzer fetvalar
Bak kardeşim, güzel kardeşim benim. Bu sözü keşke hiç kullanmasa idin, keşke! Sen hangi günahı hatta günahları yaptı isen yaptın, onları unut ve bana şimdiki tevbende ne kadar gerçekçi olacağını söyle. Sen “benim Allah’ım beni kabul etsin” istiyorsan o seni zaten kabul eder. Bunun garantisi senin tevbendeki garantidir. Her şey senin tevbenin gerçekçi ve kalıcılığında saklıdır. Allah’ın affı senin bütün hatalarından daha büyüktür. Yeter ki sen, pişman ol, terk et ve tekrar dönme. Birilerinin bir hakkı varsa sende onu onlara ver ya da helalliklerini iste. Asla gecikme, hemen şimdi gir bu yola. Bu soruları sana şeytan sordurtuyor. Seni bir gün daha fazla bataklığında tutmak istiyordur. Allah nice büyük günahlar işleyenleri affetti. Üstelik de onlar daha sonra sayılı kullardan oldular. Hiç bekleme. Gerçek ve samimi bir tevbe ile başla bu güzel dönüşüme. Hemen. Seni affı ve rahmeti ile kuşatan bir Allah bulacaksın. Sakın gecikme.
Zina en ağır haramlardan biridir. Zinaya düşen de dâhil her kulun tevbe etmesi ve tevbesini koruması durumunda Allah'ın rahmetinde payı vardır. Umutsuzluk gerekmez! Şeytan sizi geçmişin çöplüğünde nedamet oyunları ile alıkoyuyor olmasın, dikkat edin. Madem pişmansınız, tevbe edin, istiğfar edin. Sizi o hataya düşüren ortamı terk edin. İbadetle ve iyi işlerle aradaki boşluğu doldurun. Böylece dönüşünüz belgelenmiş olsun.
Önce tevbe et. Tevbeni koru. Tevbeni ebedileştir. Tekrarını asla hayal bile etme. Ve bunu annen baban dâhil herkesten gizle. Sus. Sus. Sus.
Selamünaleyküm. Ne yalan konuşun ne de hatalarınızı söyleyin. Geçmişi gömün. Tekrar geçmişe dönmeyin. Böyle bir hesabın size sorulmasına da izin vermeyin.
Hemen acilen nikâhlanın ya da kendinizi kurtarın; ateşle oynuyorsunuz. Dünyanızı da ahiretinizi de tehlikeye soktunuz. Erkekçe tavrınız olsun; şehvetine karşı erkekliğini feda edebilecek bir zafiyet içinde olmayın. Sonra da büyük bir tevbe ile Allah'a dönün.
Tevbe etti isen, tevbeni canın biliyorsan mesele yoktur. Eş adayına da eskiden açık olduğunu söylemelisin. Bekâretine bir zarar gelmedi ise ona geçmişini sadece açık olduğunu söyleyerek özetle ve bir daha da kimseye ölünceye kadar geçmişini izah etme sakın. Şeytana kulak asma. Tevbeli yoluna devam et. Allah seni korusun, kalbine huzur indirsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İmam Nevevi’nin Sahih-i Müslim’e yazdığı şerh, alanınıda en muteber kitaplardandır. Baştan sona ilimdir ve tartışmasız denecek oranda beğenilen bir kitaptır. Yalnız bu kitap bir ilmihal gibi okunabilecek kitap değildir. Zira: Nevevi, bu şerhte çıtayı yüksek tutmuştur. Hadis âlimlerine hitap ettiği bölümler vardır. Fıkıh tartışmalarına girdiği bölümler vardır. Belli bir seviyesi olmayan için toplu bilgi anlamında kitap yetersiz olabilir. Bu kitap bir hadis kitabının şerhidir. Sadece önündeki hadisi şerh eder. Bir ilmihal kitabı tipinde derli toplu sayılmayabilir. Bu nedenle size, Arapçasını okuyabildiğiniz kadar bu kitabı tavsiye ederiz
Bizim mezheplerimiz, birbirimizi farklılaştırdığımız değerlerimiz değildir. Dört mezhepten her biri haktır demek birinin arkasında diğerinin namazının sahih olmasını gerektirmektedir. Sizin kıldığınız vitri kılan biri hangi mezhepten olursa olsun arkasında kılarsınız. O sizin kıldığınız vitri kılmıyorsa siz kendiniz kılarsınız.
Kardeşim, ateşle oynamak hiçbir zaman kazançlı değildir. İnsanların cehenneme mi cennete mi girecekleri gibi bir konuyu diyelim kararlaştırmak gerekiyor; böyle bir kararı sen ve ben mi vereceğiz yoksa müçtehit imamlar ya da onların vekilleri durumundaki alimler mi verecekler? Sen mesela Kur'an hafızı mısın? Beş bin hadis biliyor musun? Bir fıkıh ilmi icazetin var mı? Kur'an Arapçasını biliyor musun? Sen mesela neye göre kimin mü'min kimin kâfir olduğunu belirleyeceksin. Tamam diyelim bunun bilinmesi lazım, bunu sen hangi yetki ile yapacaksın? Ya yanılırsan ne edersin kıyamet günü. Güzel kardeşim, sana bir tavsiyede bulunayım: Kıyamet günü kabahatin kimseye kâfir dememek olsun, bundan korkma. Mü'min olduğu hâlde birine kâfir dersen ne edersin, ne edersin Allah'ın huzurunda. Teheccüde kalkmak dahil her fazileti kazandın da bu mu kaldı? Allah'tan kork ve kendine gel. Nefsinle ilgilen, ahiret işlerini bilgisayar oyunu gibi basit zannetme. Maazallah ateşle oynamak hep tehlikedir. Güzel kardeşim, ebedî cennetlerin hayali ile geçirmemiz gereken şu fani dünya hayatını mü'minler arası sürtüşmelerle geçirmemiz için planlar yapan şeytana alet olmayalım. Sana dualar ederim.
Okunması gerekmez ama sehiv secdesi de gerekmez. Dua bir nebze uzatılmış olmaktadır sadece.
Eşiniz size mehrinizi teslim ettikten sonra size şu veya bu nedenle yeniden bir mehir vermesi gerekmez. Mehrinizi ona emanet ettiniz de o ihmal edip çaldırdı ise belki bir tazmin etme söz konusu olabilir.
Herhangi bir insana yapılan nasihati yaparsın. İlave olarak rica edersin. Örnek olmaya çalışırsın. Asla cedelleşip soğumasını artırmasın. Hakaret etmezsin. Sosyal ilişkini koparmazsın. Ve sabredersin.