Fetva Meclisi
Soru
Abim 25 yaşında ama namazlarını kılmıyor, onun için ne yapabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
On yaşına kadar ne kıldırabilirsen onu kâr saymalısın. On beş yaşına kadar rica ağırlıklı emirle kıldırmalısın. Bu yaştan itibaren dinin hükümlerini yaşının gerektireceği dille anlat, öğret, ikna et. O yaştan sonra da kendisi de ibadetlerinden mesuldür.
Eşiniz ve siz bir aile danışmanına gitmelisiniz. Eşiniz de bir insan olarak hata ettiğini anlamayabilir. Ola ki nasihat ona etki eder. Umudunuzu kesmeyin. Düzelebileceği ve eli açık duruma gelebileceği umudu ile sabredin, nasihat edin, çevresinin daha güzel insanlardan olması için uğraşın. Bir de işi inatlaşmaya kaydırmamak için dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Bırak geleceği Allah'a, işini yap. Rahat edersin. Yapacak başka bir şeyin de yoktur zaten.
Allah yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin. Çocukların yirmi beş yaşlarına kadar çıkarabilecekleri sorunlardan biridir bu sorun. Önünüzde iki seçenek var: Ya çocuğunuzu tavizsiz, bildiğiniz doğrunun gereği üzere namazla buluşturacaksanız ya da siz esneterek ve bu durumu görmüyor gibi yaparak sonunda namaz ehli olması için uğraşacaksınız. Birincisinin sonucunu zikretmek bile istemem; çocuğu temelden kaybedebilirsiniz. Ne namaz kalır ne kendisi, maazallah. İkinci yöntemi muhakkak uygulayın: - Sık sık olmamak kaydıyla namazı hatırlatın. Kılmadığında üzerine gitmeyin. - Sadece namaz konuşan bir anne baba asla olmayın. Konular renklenip dursun; en az boya çeşitleri kadar... - Her şeye ve her sonuca rağmen asla cezalandırmaya gitmeyin. Yüzüne yüzüne kınamayın onu. Kardeşi veya kuzeni ile sakın kıyaslama yapmayın. - Yaptığı diğer güzel işleri övün, ödüllendirin. (Bu nokta çok mühim, bunu unutmayasınız.) - Çocuğunuzun namazlı emsalleri ile buluşmasını sağlayın. Haftada bir bile olsa ona yakın yaşlardaki arkadaşları ile namazlı ortamlarda buluşsun. Bunun etkisi sizin nasihatinizden fazla olur. - Tabii ki duanın ne kadar önemli olduğunu söylemiyorum bile... - Eşinizle nöbetleşe yürütün bu projeyi. Mesela bir hafta siz, iki hafta eşiniz şeklinde olsun. Biiznillah sonunda namaz ehli bir çocuk göreceksiniz. Ama yirmi beş yaşı uç sınırdır bunu unutmayasınız.
Selamünaleyküm. Ağabeyinizin size karışma hakkı yoktur. Onun sizin üzerinizdeki hakkı nasihattir. Ağabeyiniz size nasihat ediyorsa onu dinlemelisiniz. En azından ondan da büyük bir kişiyi dengeyi kurmada bulmalısınız.
Siz neden, imtihanınızın bu boyutunu görmeye çalışmıyorsunuz. Bu da bir imtihan, sabredeceksiniz. Kötüye karşı iyi ile mücadele edin. Sabredin. Sabredenler kazanacak.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Tam bir fitne zamanında yaşıyoruz. İmanın fitneye kapılma ihtimali yüksek olan bir zamandır bu zaman. Buna göre de bir mü'min olarak ilk ve öncelikli vazifemiz, imanımızı korumak olmaktır. Başkaları ile ilgilenirken biz eriyor olabiliriz. İmanımızı, salih amellerimizi, mü'min çevremizi, cihat heyecanımızı, ahiret endişemizi eskitmeden korumakla başlayan bir görevimiz vardır. Bu bölümü teminat altına almalıyız. İkinci olarak da şunu bileceğiz: Biz kuluz. İnsanlar da bizim gibi kuldurlar. Kalplerimiz Allah Teâlâ'nın elindedir. Hidayet etmek onun işidir. Biz ses çıkarırız, yol alırız; neticeyi Allah Teâlâ verir. Sanki her sözümüz bir kişiyi hidayete erdirecek gibi bir beklenti içinde olamayız. Görevimizi iyi belirleyelim. Bizim görevimiz hidayete erdirmek değil hidayete davet etmektir. Bunu becerebilirsek gerisini Allah Teâlâ kolaylaştırır. Üçüncü olarak da şunu bileceğiz: İnsanlar sözlerden çok örneklerden etkilenirler. Biz iman iddiası olan mü'minler olarak iyi mü'min olma gayretinde olacağız. 'Bütün dünya fesada boğulsa ben tek başıma son iyi mü'min örneği olarak kalacağım' şuuru bize hakim olmalıdır. Başarı burada gizlidir. Anlatan, anlattığını kendi üzerinde örneklendiremeyen mü'min başarılı olamaz. Resmi görevli, memur mantıklı hocalık başarısızlık bir numaralı örneğidir. Bir başka temel husus da şudur: İnsanların kul olmaları ile alakalı derdi olanlar insanlarla mal ilişkisine girmeyecekler. Mal alıp verme ile sürdürülen ilişkilerin üzerine imani etki geliştirmek zordur. Ve özellikle Allah Teâlâ'nın bizi başarılı kılması için samimi dualar yapmaya mecburuz. Duamız kadarız biz, duamız! Rabbim muvaffak kılsın.
Okunması gerekmez ama sehiv secdesi de gerekmez. Dua bir nebze uzatılmış olmaktadır sadece.
Kardeşim, ateşle oynamak hiçbir zaman kazançlı değildir. İnsanların cehenneme mi cennete mi girecekleri gibi bir konuyu diyelim kararlaştırmak gerekiyor; böyle bir kararı sen ve ben mi vereceğiz yoksa müçtehit imamlar ya da onların vekilleri durumundaki alimler mi verecekler? Sen mesela Kur'an hafızı mısın? Beş bin hadis biliyor musun? Bir fıkıh ilmi icazetin var mı? Kur'an Arapçasını biliyor musun? Sen mesela neye göre kimin mü'min kimin kâfir olduğunu belirleyeceksin. Tamam diyelim bunun bilinmesi lazım, bunu sen hangi yetki ile yapacaksın? Ya yanılırsan ne edersin kıyamet günü. Güzel kardeşim, sana bir tavsiyede bulunayım: Kıyamet günü kabahatin kimseye kâfir dememek olsun, bundan korkma. Mü'min olduğu hâlde birine kâfir dersen ne edersin, ne edersin Allah'ın huzurunda. Teheccüde kalkmak dahil her fazileti kazandın da bu mu kaldı? Allah'tan kork ve kendine gel. Nefsinle ilgilen, ahiret işlerini bilgisayar oyunu gibi basit zannetme. Maazallah ateşle oynamak hep tehlikedir. Güzel kardeşim, ebedî cennetlerin hayali ile geçirmemiz gereken şu fani dünya hayatını mü'minler arası sürtüşmelerle geçirmemiz için planlar yapan şeytana alet olmayalım. Sana dualar ederim.
Yalanla kazanılan kazanç helal olmaz. Babanız ürettiği sucuğun mahiyeti hakkında yalan konuşuyorsa kazancında sıkıntı vardır. Söylediği neticede doğru ise kazancında sıkıntı olmaz.
İmam Nevevi’nin Sahih-i Müslim’e yazdığı şerh, alanınıda en muteber kitaplardandır. Baştan sona ilimdir ve tartışmasız denecek oranda beğenilen bir kitaptır. Yalnız bu kitap bir ilmihal gibi okunabilecek kitap değildir. Zira: Nevevi, bu şerhte çıtayı yüksek tutmuştur. Hadis âlimlerine hitap ettiği bölümler vardır. Fıkıh tartışmalarına girdiği bölümler vardır. Belli bir seviyesi olmayan için toplu bilgi anlamında kitap yetersiz olabilir. Bu kitap bir hadis kitabının şerhidir. Sadece önündeki hadisi şerh eder. Bir ilmihal kitabı tipinde derli toplu sayılmayabilir. Bu nedenle size, Arapçasını okuyabildiğiniz kadar bu kitabı tavsiye ederiz
Sakın ha! Sakın böyle bir gaflete düşme. Şeytan seni yeniden eski bataklığına belki de bir daha çıkmamak üzere gömmek istiyor. Bırak helalliği, inceliği ve tevbene sarıl. Dünyanın sonuna kadar yaşasan bile bir daha o günleri aklına dahi getirme. Sakın ha!