Fetva Meclisi
Soru
Hocam, eşimle evleneli 5 yıl oldu. Zira ilk günde başlayan sıkıntılar devam etmekte. Namaz kıldığını söylemişti fakat nadiren kılıyor ve benim namazımla da çok uğraşıyor. Kalbimi kırdın senin namazın kabul olmaz gibi. Evlendiğimizden bu yana takvamın dip vurduğunu hissediyorum. İbadetlerimde aksama yok fakat şuur, heyecan kalmadı. 3 yaşında bir kızım var. Bana tavsiyeniz ne olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Sabırla Allah'ın kaderini beklemenizi tavsiye ederiz. Allah sizi unutmaz. O'nun yazdığı size mutlaka ulaşır. O yazmadı ise olacak değildir. Rabbim sabrınızı artırsın.
Selamünaleyküm. Büyüğünüz durumundaki insanlarla istişareler edin. Size ne tavsiye ettiklerine bakın. Sizin kendi hatalarınız olabilir, kendinizi göremiyorsunuzdur, onlar size bir yön versinler ona göre hareket edin.
Eşiniz ve siz bir aile danışmanına gitmelisiniz. Eşiniz de bir insan olarak hata ettiğini anlamayabilir. Ola ki nasihat ona etki eder. Umudunuzu kesmeyin. Düzelebileceği ve eli açık duruma gelebileceği umudu ile sabredin, nasihat edin, çevresinin daha güzel insanlardan olması için uğraşın. Bir de işi inatlaşmaya kaydırmamak için dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Size dua ediyoruz. Sabredin, gelecek ve kalpler Allah'ın elindedir. Bir sabah kalktığınızda daha huzurlu bir evde, size karşı yumuşamış bir eşle beraber olursunuz inşallah. Duaya ve sabra devam edin.
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
Böyle bir nedenle eşinizden ayrılmanız kesinlikle yanlış olur. Sabretmek zorundasınız. Onun rahatsız olduğu konuları gündeme getirmeyin. Zamana yayın, sabırla bekleyin, iyi insan olduğunuzu tavırlarınızla destekleyin. Merhametli, seviyeli olun ama tartışmacı olmayın.
eş konusundaki diğer fetvalar
Hafız olmak sizin için bir farzı ayın değildir. Eşinizin izin vermemesi durumunda gitmeniz doğru olmaz. Özellikle hafızlık yaptığınız için evde bir eksiklik görmesi durumunda eşiniz haklı durumda olur.
Mümin elinden geleni yapar. Önüne gelen fırsatları değerlendirmeye çalışır. Gerisini de dert etmez. Kadere iman budur. Evlilik için ve her şey için kader budur. Bunun ayrıntılarına dalmak ise bile bile kendini yıpratmaktır.
Allah yardımcınız olsun. Size ilk ve en önemli uyarımız şudur: Asla onunla tartışmayın. Hiçbir şey yokmuş gibi davranın. Aile içine bu konuları sokmayın. O sokmaya çalışırsa engelleyin. Asla ve asla tartışmayın. Olmayacaksa da sizin elinizle şeytan onun dininden eder. Kur’an’dan açık bir hükmü, ayeti veya sureyi inkâr ederse o zaman dinden çıkmış muamelesi yapın. O zamana kadar ateş çemberinin etrafında dönüp durmaktadır. Sizin onunla tartışmanız da eteğinin tutuşmasını sağlayacaktır. Çok dikkat edin.
Kimsenin kimseye şiddet uygulaması caiz değildir ki erkeğin eşine uygulaması caiz olsun. Şiddet zulümdür. Zulüm haramdır.
Bir kere tedaviden umut kesmemelisiniz. Bunu unutmayın ve tedavi olmayı ciddiye alın. İkinci olarak da, bu hastalık yarın doğum yapmanıza bile etki edecek bir düzeyde ise bunu muhakkak söylemelisiniz. Gizli kalan bir eksiklik olarak sizi üzebilir yarın. Doktorunuza da bunu danışın, belki size bu konuda söyleyebileceği farklı bir bilgi vardır. Geçmiş olsun.
Konuyu vicdani ve ahlaki boyutun dışına çıkarırsak erkeğin eşini, kendi ailesinin yanına gitmeye zorlama hakkı yoktur deriz. Bu şu demektir: Kadının evlilik nedenlerinden biri kaynanası ve eşinin yakınlarının etraflarında insan görme arzusunu tatmin etmek değildir. Kural olarak bu söylenebilir ama hayat kurallarla beraber bir toplum anlayışı içinde yürüyor. İki sert çizginin ortasını bulmak daha güzel olur.