Fetva Meclisi
Soru
Eşim beni her hafta ailesinin yanına gitmeye mecbur tutuyor. Onların bir hizmet ihtiyacı da yok ama annesi ben neden gelin yaptım dediği için beni bir konu mankeni gibi götürüp getirmek istiyor. Böyle bir görevim dinen var mı benim?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin “Allah sana emretmiş…” demenizin dayanağı yoktur. Kadına emredilenler arasında “her hafta sonunu kaynanasının evinde geçirmek” diye bir şey yoktur. Siz abartıyorsunuz. Bu durumu dine yaslanarak çözmek yerine oraya gitmek istemeyiş nedenini bulmaya çalışarak çözmelisiniz. Kadın sizi, eviniz olan yerde mutlu etmek ve size itaat etmekle yükümlüdür. Daha ötesi onun insanlığı ve anlayışı ile ilgili bir durumdur.
Merhametin gereği ve bir insan olarak yapabileceğin her şeyi kapsıyor. Kanunen ve dinen yapman gereken bir şey olmadığını anlatıyor. Eşinin hatırını kırmamaya özen göstermeni tavsiye ediyor.
Allah'ın adı ile kurduğunuz aileyi cemaatlerden ve fikir akımlarından daha üstün tutmalısınız. Aile olarak kalın. Kimse kimsenin görüşüne karışmasın. Evde o konulara girip şeytanı memnun etmeyin. Aileniz cemaatlerden daha kalıcı bir değerdir.
Kızım bu anlattığın durum şeytan için çok iyi bir malzeme olabilir ve yuvanı yıktırabilir bununla, aman dikkat et, sabrını derinleştir. Allah yardımcın olsun. Eşin bu konuda anlayış göstermiyorsa üçüncü kişileri yani onun ailesinden sayacağı kimseleri araya koyarak arzunu yerine getirtmeye çalış.
Bu anlattığın boyutuyla sen haklısın ama aile huzurunu da dikkate alarak düşünmelisin. Aile büyüklerinle konuyu görüş, onların yönlendirmesine göre hareket et.
Eşinizle huzurunuzu etkilememesine dikkat edin. Karşı bir hata yapmayın. Bu hususta duygusal olmadığınıza emin olun. Neticede mesafeli olmanızda bir sakınca olmaz.
eş konusundaki diğer fetvalar
Zinaya giden en kestirme ve kesin yol gözden geçer. Gözü kontrol etmeden şehveti kontrol edemeyiz. Dünyanın en güzel eşine sahip olan bile gözünü serbest bıraktıktan sonra garantide olamaz. Yaratırken Rabbimiz şehvet ile iç içe yarattı bizi. Bundan kaçamayız, bu bizim imtihanımızdır. Ama şehveti disiplin altında tutabiliriz. Bu da en başta gözden sağlanmaktadır. Gözünüzü şehvetinizi kışkırtacak nesnelerden uzak tutacaksınız. Baktıkça batmaya mahkûm olursunuz. Sonra da gıdaya dikkat edin. Ondan sonra eşinizin güzelliği sizin için yeterli olabilir.
Böyle bir hastalık sahibinin tedavi maksatlı olarak saç ekimi yaptırması caizdir. İlk fırsatta tedavi olsun.
İki kişinin şahitlerinin bulunmadığı bir ortamda yaptıkları işe NİKAH denmez. Öncesi veya sonrası nikah değildir.
Belki derin bir araştırma neticesinde eşiniz haklı çıkabilir ama bir İslam ailesinde böyle bir tartışma yapılması asla doğru değildir. Bu konuyu kapatmanızı tavsiye ederiz size.
Kavga noktasına gelmeden bırakmalısın. Uzun bir zamana yay. Erken yatma, gıdayı ağır almama gibi ön tedbirlerle sorunu çözmeye çalış. Kaş yaparken göz çıkarmamaya dikkat etmelisin.
Kardeşim, abartma ve korkma; senin öyle bir Rabbin var ki seni yaratmadan senin kaderini yazdı, rızkını hazırladı. Sen yeter ki tembellik etme, pısırık olma. Gerisinden de korkma, aç kendini kaderin kollarına ve yürü, hiç korkma. Sadece tembel olmaktan kork. Çok uyuyor olmaktan kork. Arkadaş seçemez, tuzağa düşer biri olmaktan kork. Sabredemez biri olmaktan kork. Eşine bu durumu anlatıp onu moralsiz ve umutsuz yapma. Çok bunaldığın zaman abdest al ve iki rekât namaz kıl. Sonra da üç sayfa sesli Kur'an oku. Göreceksin ki kalbine huzur akacak. Düğün öncesinde bu tür endişelerin aklına gelmesi senin duygulu ve hassas biri olmandan kaynaklanır. Bu da güzel bir şeydir. Evlilik elbette kolay değil, bir can sana emanet edilecek. Ama sen samimi ve çalışkan olduğun sürece melekler seninle olacaklar. Asla çekinme. Dua et ve dua al. Anne babanın duası sana iyi gelir, unutma. Allah’a emanet olasın.