Fetva Meclisi
Soru
Hocam, şehvetimi engelleyemiyorum. Evliyim, hanımım da benim açımdan güzel bir eş ama ben kendimi zapt edemiyorum. Bana ne önerebilirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Elbette evlenmekten başka kesin bir çözüm olmadığını biliyorsunuzdur. Evlenmeye yönelik şartları biraz daha kolay tutmaya bakın. Bu durumun da sizin için bir imtihan olduğunu da biliyorsunuzdur. Her imtihan dakikası da sizin için bir sevap kaynağı olabilir. Becerip bu imtihanı sevaba dönüştürmelisiniz. Bunun adı da sabırdır. Sabrın bittiği yerde de sabredeceksiniz. Önemli bir husus da şudur: Evet, şehvet elle ayarlanabilir bir nesne değildir ama şehvetin artmasını veya azalmasını bir nebze sağlayabiliriz. Gıda ve görsellik başta olmak üzere, şehveti kışkırtıcı nesneler ve ortamlardan uzak durmaya çalışın. Bunun için de bir kadın hastalıkları uzmanına muhakkak görünün ve size tavsiyelerine kulak verin. Gününüzü dolu dolu geçirin. Yorulmuş olarak akşamlamaya bakın. Hobilerinizi keşfedin, ilerletin. Ve kadınlığınızı zedeleyebilecek aşırılıklardan ebediyen uzak durma dirayetini gösterin. Şüphesiz dua etmeyi unutmayacaksınız. Bir kere üç kere değil sürekli ve her namazın ardından Allah sığındığınız kapı olsun. Size dua ederiz.
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
Selamünaleyküm. Bir kadının, kendine ait evi olması, Allah’ın ona verdiği bir haktır. Eşinizi de incitmeden bu hakkınızı kullanmayı istemeniz normaldir. Sizden önceki nesille aranızdaki kültür farkını kapatamazsınız, onların düzelmesini, gevşemesini beklemeyin. Siz, incitmeden yapabileceğinizi yapın. Allah size sabırlar versin.
Böyle bir başlık altında tartışmanız, birbirinize küsmeniz şeytan için iyi bir fırsata dönüşmeden durumu toparlayın. Eşinizi taltif edin, gönlünü alın. Kesinlikle uygulamanızda haklısınız, öyle olmalıdır da! Ne var ki altı yıldır seyretmemen gerçeği değiştirmiyor; TV kölesi bir nesille yaşayacaksınız. Önce bu gerginliği bir yolla giderin; geri adım atmış gibi olun. Sonra da bu sorunu çözmeyi en az iki yıl gibi bir zamana yayın. O esnada siz izlemeyerek kendinizi kurtarın. Bir zaman sonra bunun eşiniz tarafından da benimsenebileceğini göreceksiniz ama inatlaşırsanız onu TV önünden alamazsınız. Sabredin. Tatlı ve latif olun. Sabrın hakkını verin. Şeytanın gülmesinden ise siz ağlamaya razı olun. Tamam mı güzel kardeşim?
Bu, sizin değil eşinizin sorunudur. Kaynananızın ahirete inancı olsun veya olmasın siz insanlık yapmak zorundasınız. İnsanlığı hak etmiyorsa veya dayanılmaz bir duruma geldiyse yine de nezaketle tepki gösterin. Tepki gösterin ama tartışma yapmayın. Cevap vermeyin. Siz karşılığını Allah'tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Tekrar size gelmek isterse kabul edin, mesafeli davranın bu sefer, fazla yüz göz olmayın, hakaret de etmeyin. Sabredin ve kazanın.
Eşinizin hakkına girdiniz. İnsanlığınızı çiğnediniz. Ahiretinize zarar verdiniz. Şimdi ise büyük ve kesin bir tevbe ile Rabbinize dönün. Aslınıza sarılın. Evinize kapanın. İbadete verin kendinizi. Çocuklarınıza yapışın. İlim meclislerine iştirak edin. Rabbinize yönelin. Bedeninizi ve gözünüzü eşinizin dışındaki herkesten arındırın. Kimseye bu hususu açmayın, açtırmayın. Yıkanıp paklanmaya bakın. Beterin beteri bir akıbete karşı tedbirli olmalısınız. Bir zaman sonra içiniz rahat etmez, kalbiniz seccadede de huzur bulamazsa makul bir yolla ayrılmayı düşünün.
eş konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir hastalık sahibinin tedavi maksatlı olarak saç ekimi yaptırması caizdir. İlk fırsatta tedavi olsun.
Konuyu vicdani ve ahlaki boyutun dışına çıkarırsak erkeğin eşini, kendi ailesinin yanına gitmeye zorlama hakkı yoktur deriz. Bu şu demektir: Kadının evlilik nedenlerinden biri kaynanası ve eşinin yakınlarının etraflarında insan görme arzusunu tatmin etmek değildir. Kural olarak bu söylenebilir ama hayat kurallarla beraber bir toplum anlayışı içinde yürüyor. İki sert çizginin ortasını bulmak daha güzel olur.
İki kişinin şahitlerinin bulunmadığı bir ortamda yaptıkları işe NİKAH denmez. Öncesi veya sonrası nikah değildir.
Belki derin bir araştırma neticesinde eşiniz haklı çıkabilir ama bir İslam ailesinde böyle bir tartışma yapılması asla doğru değildir. Bu konuyu kapatmanızı tavsiye ederiz size.
Kavga noktasına gelmeden bırakmalısın. Uzun bir zamana yay. Erken yatma, gıdayı ağır almama gibi ön tedbirlerle sorunu çözmeye çalış. Kaş yaparken göz çıkarmamaya dikkat etmelisin.
Kardeşim, abartma ve korkma; senin öyle bir Rabbin var ki seni yaratmadan senin kaderini yazdı, rızkını hazırladı. Sen yeter ki tembellik etme, pısırık olma. Gerisinden de korkma, aç kendini kaderin kollarına ve yürü, hiç korkma. Sadece tembel olmaktan kork. Çok uyuyor olmaktan kork. Arkadaş seçemez, tuzağa düşer biri olmaktan kork. Sabredemez biri olmaktan kork. Eşine bu durumu anlatıp onu moralsiz ve umutsuz yapma. Çok bunaldığın zaman abdest al ve iki rekât namaz kıl. Sonra da üç sayfa sesli Kur'an oku. Göreceksin ki kalbine huzur akacak. Düğün öncesinde bu tür endişelerin aklına gelmesi senin duygulu ve hassas biri olmandan kaynaklanır. Bu da güzel bir şeydir. Evlilik elbette kolay değil, bir can sana emanet edilecek. Ama sen samimi ve çalışkan olduğun sürece melekler seninle olacaklar. Asla çekinme. Dua et ve dua al. Anne babanın duası sana iyi gelir, unutma. Allah’a emanet olasın.