İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ben 30 yaşında 7 yıllık evliyim. Kocam 32 yaşında ve 5 yaşında kızımız var. Kocam 2 yıldır meal okumaya başladı. Okudukça da kuran bize yeter diyenlerden oldu. Hayret ediyorum doğrusu namazı arada kılıyor ve Türkçe olarak. Ne desem olmuyor anlamıyor hep kurandan örnekler veriyor kuran korunmuş kitaptır Allah tarafından. Ama hadis öyle değil diyor. Neden madem efendimiz sav yazdırmadı diyor. Hayızlı olmam namaza engel değilmiş Kuran'da öyle bir yasak yokmuş. Kabir azabı ve kader yokmuş. Hatay diye bir hoca varmış onun yaklaşımı fikirleri çok mantıklıymış. İnternetten onun yazılarını filan okuyor. Kızımızı yetiştirirken sen hiç karışma ben veririm dini eğitimini dedim kabul etti. 3 gün önce çok tartıştık ben imanının gitmesinden korkuyorum dedim o zamanda nikâh düşüyor muş ve zina oluyormuş dedim çok kızdı bana ben kâfir miyim diye. Allah'ı kitabı peygamberleri biliyorum inanıyorum dedi. Konu uzadıkça tamam tamam kuran yok hadis var önce hadis var dedi ne diyorsun ağzından çıkanı kulağın duysun dedim sonra tövbe estağfurullah dedi eve gidince de beraber tövbe yaptık. Eşim aslında ahlaki çok güzel biri bana kızıma ailesine çok iyi. Ne namaz kılanlar var faiz yiyip ailesine hayatı zindan edenler. Tesettürüm siyah tır çok beğenir. Misafirlerle ayrı oturmaya başladık çalgılı düğünlere gitmeyiz. Ben eşimi çok seviyorum hocam hakkınızı ödeyemem çok şey öğrendim sizden. Allah rızası için bana bir yol gösterin eşimin imanı var mı yok mu? Bu nasıl anlaşılır bir takım sorular mı sormak gerekiyor? o cevaplara göre mi? o sorular nelerdir. Ben benlik ten çıktım psikolojim çok bozuk yavruma zor bakıyorum. Size tel de ulaşabilmem mümkün mü? Müftülüğü aradım fetva sormak için bu konular hep tartışma konusu olmuş dedi. İmanı gitmesi için doğrudan inkâr gerekiyor dedi ya da Kuran'da yazanları kabul etmemek gerekiyor dedi. Şu hayatta tek isteğim Rabbimin razı olacağı bir kul olabilmek..

Cevap

Allah yardımcınız olsun. Size ilk ve en önemli uyarımız şudur: Asla onunla tartışmayın. Hiçbir şey yokmuş gibi davranın. Aile içine bu konuları sokmayın. O sokmaya çalışırsa engelleyin. Asla ve asla tartışmayın. Olmayacaksa da sizin elinizle şeytan onun dininden eder. Kur’an’dan açık bir hükmü, ayeti veya sureyi inkâr ederse o zaman dinden çıkmış muamelesi yapın. O zamana kadar ateş çemberinin etrafında dönüp durmaktadır. Sizin onunla tartışmanız da eteğinin tutuşmasını sağlayacaktır. Çok dikkat edin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Yazınızda ters veya hayata yabancı bir şey bulamadım. Tam aksine sanki binlerce senelik tarihin gözümün önünde film gibi aktığını hissettim. Sanki Peygamberlerin hayatlarından farklı bir kesit önüme gelmiş gibi oldu. Gerçekleri izledim tam anlamıyla. Hayat budur, imtihan budur, Herkes böyle oldu. Sen ve ben herkesten biriyiz. Biz de böyle olacağız. Bana göre; endişe etmenizi, üzülmenizi gerektirecek bir şey yoktur. Neden? Çünkü siz, yola girdiniz. Yol ise böyle gidilir. Hatta sevinmelisiniz. Neden sevinmelisiniz biliyor musunuz? Şeytan sizi, uğraşılması gereken durumda gördü ki, çevrenizi kısmaya çalışıyor. Adeta sizi çevrenizden vuracak. Bu bir anlamda mutluluk duyulması gereken bir şeydir. Ben olsam, 'iş gören adam yerine konmuş olmaktan' sevinirdim. Bakın, sizin güneşi keşfetmeniz kaç yıl sürmüş; bırakın çevrenizdekilerin keşfi de sürsün bir zaman. Ve siz, onların keşfini sağlayan destekçileri olun da onların da kazanacakları sevaplar size yazılsın; böylesi daha mantıklı değil mi? Eğer, Allah'ın kulu olmaktan ve O'na kulluk olan ibadetleri yapmaktan mutlu iseniz, bilin ki yol böyledir. Bundan başkası Peygamberlere nasip olmadı ki size nasip olsun. Namaz ve oruç kadar, tesettür kadar kendinizi sabra alıştırın. Bütün çevrenizi kuşatabilecek bir sabra ısının. Kendinizi sabır denizine atın. Bir asır tüketseniz bile tükenmeyecek sabrınızın olması gerekir. Bu iş böyledir. Sadece bir başörtüsü sarmakla bitse idi, ah ne kolay olurdu din sahibi olmak! Bedelsiz ne var ya da, bedelsiz olanın ne değeri var? Madem yola girdiniz, o zaman şu takvime dikkat edin: Yavaş yavaş, kendinizi evinin kraliçesi olmaya hazırlayın. Elin parasının hesabını yapan bir kadın olma seviyesinden, sevaplarını saymaya çalışan mükemmel bir eş, muhteşem bir anne olma yoluna girin. Bunu yapabilirseniz, şeytanı delirtirsiniz. Ona karşı bir kaleyi daha kurtarmış olursunuz. Allah'ın size gelecek yardımını biraz daha çabuklaştırırsınız. Kitap okuyun, beyniniz büyüsün. Bir gözünüzü, bir kulağınızı tıkatın; duymuyor, görmüyor gibi olun. Ya siz eriyeceksiniz bu döneminizde ya da şeytan ve ona alet olan çevreniz eriyecek. Onların reflekslerine takılıp kalırsanız siz erirsiniz. Yarı duymaz, yarı görmez olursanız onlar erirler. Onlar eridikçe de siz de onlar da kazananlardan olursunuz. Çare yok savaş bu, böyle sürecek. Ya savaşı dışarıdan seyredeceksiniz ya da içine gireceksiniz ve kazanmaya çalışacaksınız ki, siz ikincisini tercih etmiş bulunuyorsunuz. Artık geri dönmeniz çok zordur. Allah korusun. Önce eşinize umut bağlayın ama acele etmeyin. On, elli, yüz, iki yüz yıl beklemeye hazır olun. Ona karşı harika bir eş olun. Sizi görmeye bile doyamasın adeta. Bu, sizin davanızı da ona cazip getirecektir zamanla. Açın elleriniz göğe doğru, sabır isteyin. İsteyin, isteyin insin sabır. Doldurun kucağınızı ve göğsünüzü sabırla. Bin yıl yetsin size sabır stokunuz. Bakın o zaman eziyetler size, güller arasındaki dikenler gibi gelecek. Onları bile neşeyle karşılayacaksınız. Sabır, havanız suyunuz olsun. Sakın ha, sabrın karşılığını görmeye çalışmayın. Sabır çiçeği, cennette açar. Şimdi açarsa çabuk solar, emeğinize yazık olur. Eşinizden sonra sırayla herkese yönelin. Sizi adam yerine koysalar da koymasalar da siz, her sabah yeni bir enerji ile kalkın yataktan. Evinizin camını açınca, içeri girecek olan havayı size ulaşan yeni gelişmelerin muştusu olarak kabul edin. Yarını umutla bekleyin. Umut ve heyacanla! Yarın asla uzak değildir. Her gelecek olan yakındır. Allah'ın rahmeti de er geç gelecektir. O rahmet bir geldi mi artık geçmişin sıkıntıları tatlı bir hatıra ve sonucu getiren alın teri gibi olacak sizin için. Yeni yolunuz, yepyeni heyecanınız size kutlu olsun. Cennet yolunuz sonsuz sevdalarla dolsun. Size dualar ederim. Bu ağabeyinize de dualar etmenizi beklerim. Sloganı unutmuyoruz: Her sabah yeni bir heyecanla, her gün yeni bir umutla çıkıyoruz yola. Yorulmuyoruz, Bıkmıyoruz, Usanmıyoruz, Aşınmıyoruz, Geçmişi de geleceği de irdelemiyoruz; Her şeyi sahibine bırakıyoruz, Sahibi ne yapacaksa yapsın, Sen keyfine bak, Cennetine yönel. Mutlu olsun çilen, Değerli bacım.

Selamünaleyküm Hocam. Allah sizlerden razı olsun ki burada akılda kalan birçok s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.

Hocam ben 3 yıllık evliyim ve 1 yaşında da oğlum var. Evlenmeden öncesinde şu an
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Can boğaza gelince en zor karar da verilebilir ama canın boğaza geldiğine dair karar ne kadar duygusaldır ne kadar değildir, bunu iyi düşünmek gerekir. İtimat ettiğiniz birkaç kişi ile istişare edin öyle karar verin. Yıkmak kolay yapmak zordur, unutmayasınız.

Hocam ben 33 yaşındayım, 12 yıldır evliyim. Evlenmeden önce dindar bir ailenin k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.

Hocam ben yirmi beş yaşında üç yıllık evli ve bir evlat sahibi anneyim. Düzenli
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah size sabır versin. Bu durum anlattığınız gibi ise yasal süreç işleterek ayrılmanız durumunda bir vebale girmeyeceğinizi aksine kendi sağlığınız ve geleceğinizi koruyacağınızı düşünürüm.

Hocam size eşimle olan dini görüş farklılığından kaynaklı soruna dair tavsiye al
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm Bir kadın olarak evinizin ihtiyaçlarını gidermeye mecbur değilsiniz. Sizin nafakanızı temin etmeyen birinden ayrılmayı talep etmeniz de dinen hakkınızdır. Evet, sabrederseniz iyi edersiniz ama sabrın da sınırları elbette vardır.

İyi günler. Bir fetvanızda iyi bir aile ve evliliğin sabırdan geçtiğini ve evlil

eş konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz neden, imtihanınızın bu boyutunu görmeye çalışmıyorsunuz. Bu da bir imtihan, sabredeceksiniz. Kötüye karşı iyi ile mücadele edin. Sabredin. Sabredenler kazanacak.

Hocam, eşimle evleneli 5 yıl oldu. Zira ilk günde başlayan sıkıntılar devam etme
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere tedaviden umut kesmemelisiniz. Bunu unutmayın ve tedavi olmayı ciddiye alın. İkinci olarak da, bu hastalık yarın doğum yapmanıza bile etki edecek bir düzeyde ise bunu muhakkak söylemelisiniz. Gizli kalan bir eksiklik olarak sizi üzebilir yarın. Doktorunuza da bunu danışın, belki size bu konuda söyleyebileceği farklı bir bilgi vardır. Geçmiş olsun.

Hocam, benim bel fıtığım var ve belli bir günü olmaksızın sinir sıkışmasından do
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hafız olmak sizin için bir farzı ayın değildir. Eşinizin izin vermemesi durumunda gitmeniz doğru olmaz. Özellikle hafızlık yaptığınız için evde bir eksiklik görmesi durumunda eşiniz haklı durumda olur.

Selamünaleyküm hocam. Hafızlık kursuna, kocamın izni olmadan gidebilir miyim?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mümin elinden geleni yapar. Önüne gelen fırsatları değerlendirmeye çalışır. Gerisini de dert etmez. Kadere iman budur. Evlilik için ve her şey için kader budur. Bunun ayrıntılarına dalmak ise bile bile kendini yıpratmaktır.

Benim sorum şu Allah bizim kimi eş olarak seçeceğimizi bildiği için o kişiyi kad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kimsenin kimseye şiddet uygulaması caiz değildir ki erkeğin eşine uygulaması caiz olsun. Şiddet zulümdür. Zulüm haramdır.

Hocam erkeğin eşine şiddet uygulaması, incitmesi caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Konuyu vicdani ve ahlaki boyutun dışına çıkarırsak erkeğin eşini, kendi ailesinin yanına gitmeye zorlama hakkı yoktur deriz. Bu şu demektir: Kadının evlilik nedenlerinden biri kaynanası ve eşinin yakınlarının etraflarında insan görme arzusunu tatmin etmek değildir. Kural olarak bu söylenebilir ama hayat kurallarla beraber bir toplum anlayışı içinde yürüyor. İki sert çizginin ortasını bulmak daha güzel olur.

Eşim beni her hafta ailesinin yanına gitmeye mecbur tutuyor. Onların bir hizmet

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.