Fetva Meclisi
Soru
İyi günler. Bir fetvanızda iyi bir aile ve evliliğin sabırdan geçtiğini ve evliliklerimizde yaşanan her tür sıkıntının Allah tarafından bize bir imtihan olduğunu söylüyorsunuz. Bunu kabul ediyorum ama evliliğim hakkında nasıl bir önlem almam gerektiğini bilemiyorum. 6 Yıl önce eşimle birbirimizi severek evlendik. Ama maddi problemler peşimizi bırakmadı. Bir kadın olarak bunca yıldır maddi anlamda hep eşime destek verdim. Benim evimde oturduğumuz için şimdiye kadar bir kere bile kira parası ödemedi. Evin her ihtiyacını çalıştığım için ben karşıladım. Bir çok borç yaptı hacizler geldi hepsini ödemeye çalıştım. Daha onun bir kuruşunu yemek bana nasip olmadı. Bunca yıldır hep sabır dedim. Yüce Rabbim onu benim karşıma çıkardıysa ve bu sıkıntıları bana yaşattıysa (ki ben bekarlığımda hiçbir sıkıntı yaşamamıştım) bir sebebi vardır dedim. Ama artık çok bunaldım. Çünkü hayatımızda hiçbir şey değişmiyor ve hiçbir şey yoluna girmiyor. Ben lükste parada pulda gözü olan bir insan değilim. Sadece evimde düzen ve huzur istiyorum. Artık evin hem erkeği hem kadını olmaktan yoruldum. Birazda eşim evin erkeği olsun bana ve evliliğimize sahip çıksın istiyorum. Hacizle satılan eşyaları yerine koysun yeni borçlar yapmasın ve evimizin nafakasını çıkarsın benden sigara yol parası istemesin istiyorum. Ona güvenim çok sarsıldı çünkü bir söylediği bir söylediğini tutmuyor. Hep düzelecek diye bekledim. Artık beni sevdiğini söylerken bile ona inanamıyorum. Çünkü seven insan sevdiğini bu kadar üzmemeli bence. Eşimin özünde iyi bir insan olması artık yetmiyor. Güvenimi kazanıp bu evliliği sahiplenmesi gerekiyor. Ama 6 yıl oldu daha bir adım ilerleyemedi. Şimdi soruyorum bu şartlarda kocamdır. Yüce Rabbimin sınavından geçiyorum deyip sabretmeli miyim? Yoksa bana sahip çıkamayan, evimin giderlerini karşılayamayan, evimin eşyalarını yerine koyamayan, sürekli benden para isteyen biriyle çok sevsem de yollarımı mı ayırmalıyım? Ben evlenmiş olmak için evlenen biri değilim. Tek isteğim bir aile olabilmekti. Aradığım tek şey huzur ve mutluluktu. Ama ne yazık ki bir aile olmayı başaramadık. İmanı güçlü birinin önerilerine ihtiyacım var. Bana bu konuda biraz akıl verirseniz çok sevinirim. Saygılarımla.
Cevap
Benzer fetvalar
Sağlam ve sarsılmaz bir tevbe et. Tevbeni canın bil. Benzerlerini tekrar yaşamamaya kesin kararlı ol. Kimseye ama hiç kimseye bunları anlatma. Bir daha kendine bile anlatma bunları. Evleneceğin kişiye de. Sonra da ibadetlerine devam et. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Seni bu duruma getiren ortamlardan uzak dur. Anne babandan dualar almaya bak, dua alacak işler yap. Sonra da Rabbine güven, korkma. Hiç korkma. Rabbine güven, tamam mı?
Allah yardımcınız olsun. Size ilk ve en önemli uyarımız şudur: Asla onunla tartışmayın. Hiçbir şey yokmuş gibi davranın. Aile içine bu konuları sokmayın. O sokmaya çalışırsa engelleyin. Asla ve asla tartışmayın. Olmayacaksa da sizin elinizle şeytan onun dininden eder. Kur’an’dan açık bir hükmü, ayeti veya sureyi inkâr ederse o zaman dinden çıkmış muamelesi yapın. O zamana kadar ateş çemberinin etrafında dönüp durmaktadır. Sizin onunla tartışmanız da eteğinin tutuşmasını sağlayacaktır. Çok dikkat edin.
Her şey, tevbendeki ciddiyete ve kalıcılığa bağlı. Ne kadar kalıcı tevbe ettin ona bak. Gerçek bir tevbe sahibi kirli değildir. Temizle evlenebilir.
Bir daha benzeri bir şeyi yapmamaya, o veya benzeri bir şeye asla yaklaşmamaya niyet et. Niyetini kalbinde güçlü tut. Salih arkadaşlar edin. O arkadaşlarla düzenli olarak haberleş, buluş, bir araya gelip Allah'ı an. Boşlukta kalma. Kendine seveceğin bir meşguliyet bul. Bir hedef koy. O hedef uğrunda disiplinle çalış. Kendine yakın hissettiğin kişilere evlenmeyle alakalı niyetini belirt. Kısmetinin kapalı olmasıyla, gecikmesiyle vs. ile alakalı bir vesveseye asla düşme. Allah ne zaman dilerse o zaman olur. Buna inan, Allah'a tevekkül et. Allah'a samimice yaptığın tevbeden sonra bil ki Allah Ğafur ve Rahimdir. Onun rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Dolayısıyla kalbinde ümitsizlik dikenlerini asla yeşertme. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Can boğaza gelince en zor karar da verilebilir ama canın boğaza geldiğine dair karar ne kadar duygusaldır ne kadar değildir, bunu iyi düşünmek gerekir. İtimat ettiğiniz birkaç kişi ile istişare edin öyle karar verin. Yıkmak kolay yapmak zordur, unutmayasınız.
Selamünaleyküm. Yazınızda ters veya hayata yabancı bir şey bulamadım. Tam aksine sanki binlerce senelik tarihin gözümün önünde film gibi aktığını hissettim. Sanki Peygamberlerin hayatlarından farklı bir kesit önüme gelmiş gibi oldu. Gerçekleri izledim tam anlamıyla. Hayat budur, imtihan budur, Herkes böyle oldu. Sen ve ben herkesten biriyiz. Biz de böyle olacağız. Bana göre; endişe etmenizi, üzülmenizi gerektirecek bir şey yoktur. Neden? Çünkü siz, yola girdiniz. Yol ise böyle gidilir. Hatta sevinmelisiniz. Neden sevinmelisiniz biliyor musunuz? Şeytan sizi, uğraşılması gereken durumda gördü ki, çevrenizi kısmaya çalışıyor. Adeta sizi çevrenizden vuracak. Bu bir anlamda mutluluk duyulması gereken bir şeydir. Ben olsam, 'iş gören adam yerine konmuş olmaktan' sevinirdim. Bakın, sizin güneşi keşfetmeniz kaç yıl sürmüş; bırakın çevrenizdekilerin keşfi de sürsün bir zaman. Ve siz, onların keşfini sağlayan destekçileri olun da onların da kazanacakları sevaplar size yazılsın; böylesi daha mantıklı değil mi? Eğer, Allah'ın kulu olmaktan ve O'na kulluk olan ibadetleri yapmaktan mutlu iseniz, bilin ki yol böyledir. Bundan başkası Peygamberlere nasip olmadı ki size nasip olsun. Namaz ve oruç kadar, tesettür kadar kendinizi sabra alıştırın. Bütün çevrenizi kuşatabilecek bir sabra ısının. Kendinizi sabır denizine atın. Bir asır tüketseniz bile tükenmeyecek sabrınızın olması gerekir. Bu iş böyledir. Sadece bir başörtüsü sarmakla bitse idi, ah ne kolay olurdu din sahibi olmak! Bedelsiz ne var ya da, bedelsiz olanın ne değeri var? Madem yola girdiniz, o zaman şu takvime dikkat edin: Yavaş yavaş, kendinizi evinin kraliçesi olmaya hazırlayın. Elin parasının hesabını yapan bir kadın olma seviyesinden, sevaplarını saymaya çalışan mükemmel bir eş, muhteşem bir anne olma yoluna girin. Bunu yapabilirseniz, şeytanı delirtirsiniz. Ona karşı bir kaleyi daha kurtarmış olursunuz. Allah'ın size gelecek yardımını biraz daha çabuklaştırırsınız. Kitap okuyun, beyniniz büyüsün. Bir gözünüzü, bir kulağınızı tıkatın; duymuyor, görmüyor gibi olun. Ya siz eriyeceksiniz bu döneminizde ya da şeytan ve ona alet olan çevreniz eriyecek. Onların reflekslerine takılıp kalırsanız siz erirsiniz. Yarı duymaz, yarı görmez olursanız onlar erirler. Onlar eridikçe de siz de onlar da kazananlardan olursunuz. Çare yok savaş bu, böyle sürecek. Ya savaşı dışarıdan seyredeceksiniz ya da içine gireceksiniz ve kazanmaya çalışacaksınız ki, siz ikincisini tercih etmiş bulunuyorsunuz. Artık geri dönmeniz çok zordur. Allah korusun. Önce eşinize umut bağlayın ama acele etmeyin. On, elli, yüz, iki yüz yıl beklemeye hazır olun. Ona karşı harika bir eş olun. Sizi görmeye bile doyamasın adeta. Bu, sizin davanızı da ona cazip getirecektir zamanla. Açın elleriniz göğe doğru, sabır isteyin. İsteyin, isteyin insin sabır. Doldurun kucağınızı ve göğsünüzü sabırla. Bin yıl yetsin size sabır stokunuz. Bakın o zaman eziyetler size, güller arasındaki dikenler gibi gelecek. Onları bile neşeyle karşılayacaksınız. Sabır, havanız suyunuz olsun. Sakın ha, sabrın karşılığını görmeye çalışmayın. Sabır çiçeği, cennette açar. Şimdi açarsa çabuk solar, emeğinize yazık olur. Eşinizden sonra sırayla herkese yönelin. Sizi adam yerine koysalar da koymasalar da siz, her sabah yeni bir enerji ile kalkın yataktan. Evinizin camını açınca, içeri girecek olan havayı size ulaşan yeni gelişmelerin muştusu olarak kabul edin. Yarını umutla bekleyin. Umut ve heyacanla! Yarın asla uzak değildir. Her gelecek olan yakındır. Allah'ın rahmeti de er geç gelecektir. O rahmet bir geldi mi artık geçmişin sıkıntıları tatlı bir hatıra ve sonucu getiren alın teri gibi olacak sizin için. Yeni yolunuz, yepyeni heyecanınız size kutlu olsun. Cennet yolunuz sonsuz sevdalarla dolsun. Size dualar ederim. Bu ağabeyinize de dualar etmenizi beklerim. Sloganı unutmuyoruz: Her sabah yeni bir heyecanla, her gün yeni bir umutla çıkıyoruz yola. Yorulmuyoruz, Bıkmıyoruz, Usanmıyoruz, Aşınmıyoruz, Geçmişi de geleceği de irdelemiyoruz; Her şeyi sahibine bırakıyoruz, Sahibi ne yapacaksa yapsın, Sen keyfine bak, Cennetine yönel. Mutlu olsun çilen, Değerli bacım.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sakal kesmenizde bir sakınca olmaz, ilk fırsatta bırakmaya niyetinizde samimi oldukça sakallı sayılırsınız. Meslek meselesine gelince, evet sakınca küpü gibi dursa da kendinizi azami derecede koruyarak yapabilirsiniz. Allah sizi korusun, rızkınızı helal, işinizi bereketli yapsın.
Selamünaleyküm.Her iki namazdan sonra da nafile kılmak mekruhtur.
Selamünaleyküm.Dua etmesine edin ama kendinizi bir insana kilitlemeyin.
Selamünaleyküm. Faize kim bulaştı ise bulaştığı kadar günahkârdır. İmzadan büyük bulaşma da olmaz.
Selamünaleyküm. Eşiyle nikâhı düşmez. Eşinin onu boşaması tabii hakkı olur.
Selamünaleyküm. Yüzde yüz hatalı namazları tekrar kılmak gerekir ama telafi edilebilir veya bir başka müçtehide göre olabilir olan namazların tekrarı gerekmez. Gelecek namazlara dikkat etmek gerekir.