İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Çevremde İslamiyet’ten uzak, inancı olan fakat Allah'a karşı hiçbir görevini yerine getirmeyen insanlar var. Müslüman olup da kötülük yapan, dini suistimal eden insanları örnek gösterip, ‘İslamiyet buysa ben yaşamam bu dini’ diyorlar. Hıristiyanların kendi dinlerini ne kadar iyi yaşadıklarından vesaire bahsediyorlar. Bu insanlara hakikati nasıl anlatabiliriz? Asıl İslamiyet’in şu dönemde yaşandığı gibi olmadığını, kulluk vazifelerini nasıl anlatabiliriz? Ayrıca benzer bir konu olarak, beş vakit namazını kılmayan, şeytana yenik düşen insanlar için ne yapabiliriz? Sürekli hatırlatmak, ehemmiyetini anlatmak ters etki oluşturuyor bir yerden sonra ve insanlar umursamıyor. Nasıl bir yöntemle namaza alıştırılabilirler?

Cevap

Tam bir fitne zamanında yaşıyoruz. İmanın fitneye kapılma ihtimali yüksek olan bir zamandır bu zaman. Buna göre de bir mü'min olarak ilk ve öncelikli vazifemiz, imanımızı korumak olmaktır. Başkaları ile ilgilenirken biz eriyor olabiliriz. İmanımızı, salih amellerimizi, mü'min çevremizi, cihat heyecanımızı, ahiret endişemizi eskitmeden korumakla başlayan bir görevimiz vardır. Bu bölümü teminat altına almalıyız. İkinci olarak da şunu bileceğiz: Biz kuluz. İnsanlar da bizim gibi kuldurlar. Kalplerimiz Allah Teâlâ'nın elindedir. Hidayet etmek onun işidir. Biz ses çıkarırız, yol alırız; neticeyi Allah Teâlâ verir. Sanki her sözümüz bir kişiyi hidayete erdirecek gibi bir beklenti içinde olamayız. Görevimizi iyi belirleyelim. Bizim görevimiz hidayete erdirmek değil hidayete davet etmektir. Bunu becerebilirsek gerisini Allah Teâlâ kolaylaştırır. Üçüncü olarak da şunu bileceğiz: İnsanlar sözlerden çok örneklerden etkilenirler. Biz iman iddiası olan mü'minler olarak iyi mü'min olma gayretinde olacağız. 'Bütün dünya fesada boğulsa ben tek başıma son iyi mü'min örneği olarak kalacağım' şuuru bize hakim olmalıdır. Başarı burada gizlidir. Anlatan, anlattığını kendi üzerinde örneklendiremeyen mü'min başarılı olamaz. Resmi görevli, memur mantıklı hocalık başarısızlık bir numaralı örneğidir. Bir başka temel husus da şudur: İnsanların kul olmaları ile alakalı derdi olanlar insanlarla mal ilişkisine girmeyecekler. Mal alıp verme ile sürdürülen ilişkilerin üzerine imani etki geliştirmek zordur. Ve özellikle Allah Teâlâ'nın bizi başarılı kılması için samimi dualar yapmaya mecburuz. Duamız kadarız biz, duamız! Rabbim muvaffak kılsın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir sıkıntı hissetmeniz, aktif bir iman sahibi olmanızdandır Allah’ın izni ile. Demek ki, insanlık ve din sizi ilgilendiriyor. Ne mutlu size. Bu günler de yarınlar da Allah’ındır. Dünya da onundur Samanyolu da. Biz de kullarıyız. O dilediğini yapıyor ve bizi sınıyor. Evet, bin bir komplonun içinde yaşıyoruz bu hayatı ama umudumuz bütün komplolardan daha büyük olmalıdır. Kırk kere ölsek de kırk birinciye imanla yaşama heyecanı taşıyacağımız gibi gözümüzün önünde cereyan eden bu olayları da kırk katı olsa bile zihnimizi teslim etmeyeceğimiz bir basiretle izleyeceğiz. İman ederek yaşamak bunu gerektirir. İnsanlık ve ümmet için yapılacak en büyük iş, tek kalmaya hazır bir mümin olmaktır. Mümin kadın profilini kaybolmaktan kurtarabilir bir örnek olarak kalmanız büyük bir nimettir sizin için ve yapmanız gereken en önemli görevdir. Erimeyen çekirdek, kaybolmayan Âsiye örneği olarak kalın. Siz Kur'an okurken sesinizi dinleyen melekler sizi o Rabbi ile konuşur gibi Kur'an okuyan kadın sesi olarak göklere taşısın. Siz daha istersiniz, daha ne yapacaktınız? Namaz öyle, sadaka öyle, iffetinizi korumanız öyle, yuvanız öyle... Siz umutsunuz varlığınızla, gerisi ayrıntıdır. Allah’a emanet olunuz.

Hocam salgınla beraber komplo teorileri yeniden konuşulmaya başlandı. Aslında he
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Evet, tam anlamıyla bir fitne döneminde yaşıyoruz. Yalnız şunu kesin bir bilgi olarak idrak etmemiz de şarttır: İnsanın bulunduğu her yer ve her zaman bir tür fitne muhakkak vardır. Zira fitne, Allah Teâlâ’nın kulunu imtihan etmesi demektir. İmtihan her zaman ve her insan için var olacağına göre fitnesiz bir zaman beklentisi içinde olmamız doğru değildir. Bize düşen, bulunduğumuz zamanda ne ile sorumlu olduğumuzu bilip gücümüz yettiği kadarı ile imtihanı kazanmaya çalışmaktır. Gündemle gereğinden fazla meşgul olmak akıntıya kapılmak olarak sonuçlanabilir. ULÜ’L-EMR, dinimize ait bir kavramdır. Bu kavramın anlamı ‘mü'minlerin başındakiler’ şeklinde anlaşılabilir. Mü'minlerin başındakilerin ise MÜ’MİNLERDEN BİRİ olması gerektiği tartışılamayacak açık bir gerçektir. Mü'minlerin başındakilerin ise mü'minler, bir toplum olduklarında anlam ifade eder. Dağılmış parçacıklardan birinin içinde birinin mü'minlerin başında veya dibinde olması bir sonuç doğurmaz. Bu sebeple anlaşılıyor ki, şu dönemde mü'minler olarak neden bizim bir Hilafetimiz yok, Halifemiz nerede sorularını iyi düşünmek gerekmektedir.Her hâlükârda ulü’l-emr aynı zamanda ALİMLER anlamına da gelmektedir. Bu açıdan da konuyu ele alalım.

Selamünaleyküm hocam. Bu fitne döneminde, Allah (azze ve celle)'nin kendisinden
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kelimenin tam anlamı ile bir fitne zamanında yaşıyoruz. Kadın için de erkek için de zaman fitne zamanıdır. İmanımızı ve iffetimizi korumak asıl cihadımız olmuştur. Ne yazık ki asıl vazifemizi unutmuş gibi bir hayat yaşamaktayız. Bu nedenle İstanbul veya başka bir şehirde ya da köyde yaşayan mü'min insan bu hassasiyeti koruyarak yaşamak zorunda olduğunu bilecektir. Bunun için: Gereksiz yere gezmeyi, çarşı pazarda dolaşmayı risk almak olarak göreceğiz ama Allah’ın nimetlerinden kendimizi mahrum etmemizin de gereği yoktur. Kıyafetimizi ve diğer bize görev olarak düşen tedbirleri alacağız. Mesela kadın, sadece tesettürlü olmayı yeterli bulmayacak, aynı zamanda ilgi çekici olmamayı da önemseyecek. Her türlü tedbiri aldıktan sonra dışarı çıkacağız. Kendimize göre alacağımız tedbirler muhakkak vardır: Sokakta sakız çiğnemeyebiliriz. Dış alanda dondurma yalama rehaveti göstermeyebiliriz. Fotoğraf çekme bahanesi ile gevşemeyebiliriz. Kahkaha ile gülmekten vazgeçebiliriz. Arkadaşlarımızla el şakası yapmayabiliriz. Bindiğimiz vasıtalara dikkat edebiliriz… Yaşadığımız ülkede yasal haklarımızı ve yasal zorunlulukları iyi bilecek ve basiretli mü'min olacağız. Eti yenmeyen kuşlardan olmamız gerekiyor. Tek kalmamaya, bir mü'min arkadaş çevresi ile bulunmaya dikkat edeceğiz. Tek kalmanın şeytana yem olmaya daha yakın durduğunu bileceğiz. İbadetlerimizi ihmal etmeyeceğiz. Planlamalarımız mesela namaza göre olacak. Günlük Kur'an tilaveti ve zikir gibi takviyeleri alacağız. Bu bizim, bir nevi antibiyotik kullanmamız gibidir. Her şeye rağmen Rabbimizin açtığı tevbe ve istiğfar kapısından geri kalmayacağız.

Hocam bir kadının tüm gözlerden korunması takvadır ama öyle bir dönemdeyiz ki ye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, bu sorun size mahsus bir sorun değildir. Kitleler bazında sahiplenilmiş bir din davasından ne yazık ki her alanda yoksunuz. Bu da gösteriyor ki Rabbimiz bizi, bulunduğumuz alanlarda tek başına bir ümmet gibi görmek istiyor. Kimse yoksa sen varsın ya! Peygamberlerin ve onların izinden gidenlerin kaderi budur. Ne mutlu size ki bu yalnızlığı dert edinmemeye hazırsınız. Kalabalıkları beklemeyin, kendinizi dik tutarak tek başına bir ümmet olmaya çalışın. Yüreğiniz dininizi ve bütün insanlığı kuşatacak çapta olsun. Yalnızlıktan yılmayın. Mahzun olmayın. Şeytanın size yapabileceği baskılardan biri budur; kimse yok diyecektir size. Melekler var ve sizin büyük yüreğiniz var Allah’ın izni ile. İmanınızı her an çalınabilecek bir mücevher gibi koruyun. Şüpheler ve tereddütler ortamına bulaşmamaya çalışın. Size yenilik ve atılım gibi gösterilebilecek ama imanınızı sarsacak ortamlardan, fikirlerden uzak durun. Haramlardan kaçının, haram şüphesinden bile uzak durun. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinize ciddiyetle sarılın. Kur'an okuyun. Mü'min kardeşliği korumayı imanınızın gereği olarak bilin. Bulunduğunuz ortamın doğal İslam davetçisi olarak yaşayın. Kalbinizin Allah ile bağlantısını güçlü tuttuğunuz sürece de işte siz, insanlık oldunuz ümmet oldunuz tek başınıza. İlgilenmeyin gerisi ile o zaman. Allah yardımcınız olsun, yolunuz mübarek olsun.

Hocam okulda rahatça ibadet edebileceğimiz mescidimiz, bu konuda bize destek sağ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İyi mümin olmak birinci işimizdir. Kötü insandan uzak durmak ikinci işimizdir. Faydası olacak ve bizi yıpratmayacak bir tebliğ yani iyiliği ulaştırma vazifesi üçüncü işimizdir. Neyin iyilik getireceği neyin de kötülük getireceğini dengeleyerek iş yapmak dördüncü işimizdir. Kendimizi ümmetimizin bir ferdi, ümmetimizi de kendimiz gibi bilmemiz de temel hakikattir.

Hocam sorum “ümmet içinde bölücülük” ile alakalı. Eğer karşımdaki kişi Müslümanc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaşadığımız hayat aslında olduğu gibi imtihandır. Siz de yaşadığınız bu süreci her ayrıntısıyla imtihan olarak kabul edin. Herkes bir çeşit imtihan olacak. Sizin sınavınız da bu. Şeytanın sizi sendeletmeye çalıştığı bu süreçte daha sıkı tutunmaya çalışarak, bunun için ter akıtarak, mücadele ederek geçirdiğiniz müddetçe kazanacaksınız. Yılıp bir kenara yığılmaktansa sabredip sebat ederek kazanmaya çalışın. Bulunduğunuz noktada şeytan yorgunluğunuzla, tahammüllünüzün azalmasıyla, nefse süslü, cazip gelenlerle vurmaya çalışıyor. Rabbimize kul olmak, nefislerimize ağır gelecek imtihanlara karşı hazır yaşamaya çalışmak demektir aslında. Şeytan, Allah'ın kulu olmaya çalışan her tesettürlü mümin kadını içinde bulunduğu hayat üzerinden kıyaslar yaptırarak yıpratmaya çalışır. Tesettür, mümin kadınlar için bir nefis mücadelesidir. Tesettürümüz, Rabbimize ne kadar samimi bir kul olmak istediğimizi ispatlayabileceğimiz, şeytanın fısıltılarına, kandırmalarına rağmen dimdik sokaklarda gezip gezemeyeceğimizi göstereceğimiz, dünyada akıttığımız terlerin karşılığını cennette en güzel şekilde almayı umacağımız, kıymeti ancak Rabbimizin katında verilebilecek kadar şerefli bir ameldir. Başörtüye sadece dünyalık gözüyle “saçları örten bir kumaş, filanca rengin tenime daha çok yakışması” mantığı ile bakılırsa bu durumda ömrü de kısa bir amel olur. Ancak ahirette beni azaptan kurtaracak, cennette en özel, en kıymetli, en şerefli yere taşıyabilecek iş olarak baktığımızda caddede tesettürünle yürümenin nasıl bir izzet olduğunu hissettirecektir Rabbim. Tesettür konusu şu an sizin imtihanınız. Buna sabretmeniz, nefsinizle mücadele etmeniz, Rabbinizden yardım istemeniz bir sonraki imtihanınızla karşılaştığınızda sizi daha güçlü bir irade sahibi haline getirecektir. Sabredin. Etrafınızdaki insanları, arkadaşlarınızı sizin kıyafetinizi benimseyenlerden oluşturun. Şimdiye kadar bildiklerinizi yeterli görmeyin. Devamlı okuyun. Daha çok öğrendikçe aldığınız keyfin, lezzetin arttığını fark edeceksiniz. En çok da kendinizi bolca dua edin.

Hocam tesettüre gireli bir yıl oldu ancak bu süreç beni oldukça yordu. Tahammül

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Herhangi bir insana yapılan nasihati yaparsın. İlave olarak rica edersin. Örnek olmaya çalışırsın. Asla cedelleşip soğumasını artırmasın. Hakaret etmezsin. Sosyal ilişkini koparmazsın. Ve sabredersin.

Abim 25 yaşında ama namazlarını kılmıyor, onun için ne yapabilirim?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yalanla kazanılan kazanç helal olmaz. Babanız ürettiği sucuğun mahiyeti hakkında yalan konuşuyorsa kazancında sıkıntı vardır. Söylediği neticede doğru ise kazancında sıkıntı olmaz.

Benim babam kasap. Sucuğun içine tamamen temiz, yenilebilir bir kısım etler katı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Okunması gerekmez ama sehiv secdesi de gerekmez. Dua bir nebze uzatılmış olmaktadır sadece.

Vitirde kunut duası okunduktan sonra ‘salli barik’ duası okunabilir mi? Okunmaz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kardeşim, ateşle oynamak hiçbir zaman kazançlı değildir. İnsanların cehenneme mi cennete mi girecekleri gibi bir konuyu diyelim kararlaştırmak gerekiyor; böyle bir kararı sen ve ben mi vereceğiz yoksa müçtehit imamlar ya da onların vekilleri durumundaki alimler mi verecekler? Sen mesela Kur'an hafızı mısın? Beş bin hadis biliyor musun? Bir fıkıh ilmi icazetin var mı? Kur'an Arapçasını biliyor musun? Sen mesela neye göre kimin mü'min kimin kâfir olduğunu belirleyeceksin. Tamam diyelim bunun bilinmesi lazım, bunu sen hangi yetki ile yapacaksın? Ya yanılırsan ne edersin kıyamet günü. Güzel kardeşim, sana bir tavsiyede bulunayım: Kıyamet günü kabahatin kimseye kâfir dememek olsun, bundan korkma. Mü'min olduğu hâlde birine kâfir dersen ne edersin, ne edersin Allah'ın huzurunda. Teheccüde kalkmak dahil her fazileti kazandın da bu mu kaldı? Allah'tan kork ve kendine gel. Nefsinle ilgilen, ahiret işlerini bilgisayar oyunu gibi basit zannetme. Maazallah ateşle oynamak hep tehlikedir. Güzel kardeşim, ebedî cennetlerin hayali ile geçirmemiz gereken şu fani dünya hayatını mü'minler arası sürtüşmelerle geçirmemiz için planlar yapan şeytana alet olmayalım. Sana dualar ederim.

Hocam, tekfir meselesi hakkında doğruyu öğrenmek, fitneye kapılmamak istiyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hile ile yapılan işten bereket kalkar. Hilenin boyutuna göre helallik de kalkar.

Eşim henüz 10 yılını doldurmamış memur. Yıllık iznimiz 20 gün. Memleketimize gid
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmam Nevevi’nin Sahih-i Müslim’e yazdığı şerh, alanınıda en muteber kitaplardandır. Baştan sona ilimdir ve tartışmasız denecek oranda beğenilen bir kitaptır. Yalnız bu kitap bir ilmihal gibi okunabilecek kitap değildir. Zira: Nevevi, bu şerhte çıtayı yüksek tutmuştur. Hadis âlimlerine hitap ettiği bölümler vardır. Fıkıh tartışmalarına girdiği bölümler vardır. Belli bir seviyesi olmayan için toplu bilgi anlamında kitap yetersiz olabilir. Bu kitap bir hadis kitabının şerhidir. Sadece önündeki hadisi şerh eder. Bir ilmihal kitabı tipinde derli toplu sayılmayabilir. Bu nedenle size, Arapçasını okuyabildiğiniz kadar bu kitabı tavsiye ederiz

İlmihal bilgisi olan ve Riyazussalihin şerhini okumakta olan birisine İmam Nevev

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.