Fetva Meclisi
Soru
Ben zinaya çok yaklaşmış biriyim, çok günah işledim sonunda tövbe ettim, doğru yolu buldum. Utanıyor ve af diliyorum ama ileride evleneceğim kişi bana geçmişimi sorarsa ne yapacağım? Örtmek için yalan yere yemin edersem kul hakkı yemiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tevbe ettiğiniz günahlarınızı söylemeniz gerekmez.
Tam bir zina suçu işlediniz. Ancak Allah Teâlâ'nın bağışlamadığı bir hata yoktur. Yeter ki samimi olun. Şu anda şeytan sizi tövbe oyunuyla oyalıyor olabilir. Sakın tövbeyi bir saat bile geciktirmeyin. Çıkın yola, devirin günah dağlarını. Sakın geç kalmayasınız.
Selamünaleyküm. Bu düşüncen, o andığın günahlarından aşağı değil ki; sen nasıl pislik karıştırmayı kendine uygun bulursun. O zaman eskine dönmek için bahane arıyorsun. Bir daha eskiyi anma; yeni dönemin mücadelesini yap.
Selamünaleyküm. Hayatınızı gün gün soran birine o ayrıntılarla cevap verin elbette ama sizden genel durumunuzu soran birine arkadaşlarınız olduğunu söylemeniz yeterlidir. Bu fasit geçmiş için iyi tevbe edin, Allah'a sığının.
Geçmişine tevbe etti isen ve bu tevbende ebedi bir samimiyet içinde isen, Allah’ın hiçbir kuluna o işleri anlatmayacaksın. Allah’ın sildiğini yeniden teşhir etme hakkın yoktur. Sordurma, sorulunca da açma ve tertemiz git Rabbine.
Milyon kere bozsanız da yine tevbe edeceksiniz. Bir de o günaha sizi sevk eden ortamı değiştirin; tevbeniz daha kalıcı olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Kız kardeşinizle bir kan bağı olmayanın sizin yeğeniniz olması mümkün değildir.
Aleykümselam. Bir kadının kayınları ona yabancı durumdadır. Onların yanında iç kıyafetle bulunamaz. Buna göre dikkatli olmalısınız. Eşinizle olan tartışmalarınız için de bir aile meclisi oluşturun, istişare ile yol bulmaya çalışın.
Aleykümselam. Asıl olarak kadının ticaretinin yasak olması söz konusu değildir. Yaşadığımız ülkenin şartları itibariyle kadının ticaret yapması endişe doğurmaktadır. İmanını ve ahlakını koruma hassasiyeti olan bir kadın için zaruret olmadıkça ortada bir ticarete bulaşmamak evla olandır.
Aleykümselam. Allah rızasına bağlı olarak yapılan işlerde ihlas ve helal kaynaklılık çok önemlidir. Yapacağımız işin bereketi açısından bu hususu önemli tutmalıyız. Bir kişinin kazancının sadece haramdan olması durumunda onun malını bilerek çalışmamıza katmamız yanlış olur. Malında haram karışımı bulunan içinh ise aynı şeyi söyleyemeyiz.
Aleykümselam. Eşinizin malıdır o. Ne zaman istiyorsa vermek zorundasınız.
Aleykümselam. MÜCEDDİD, mü'minlerin üzerindeki gaflet külünü uçurmak için Allah Teâlâ'nın gönderdiği bir kuludur. Müceddidin dine getireceği bir yenilik yoktur, olamaz da. Din eskimediği için dinin yenilenebilecek bir bölümü yoktur. Din taptazedir. Eskiyen, üzeri küllenen mü'minler olur. Allah'ın bir kulu da o külleri savurur böylece de din hayatın içinde yenilenmiş gibi olur. Olan ve olacak olan da budur. Kimin müceddid olduğu ise o müceddidin ölmesinden sonra anlaşılabilir. Üzerinden zaman geçmeden bir insanın yaptığı işlerin neye mal olduğunu tespit etmek zordur. Müceddid yapacağını yapar, üzerinden geçen yıllar o yapılan işlerin hayatın içinde nereye oturduğunu gösterir. Geriden gelenler de, o kişinin yaptığı işlerin bir tazeleme, kül savurma oludğunu anlar. Böylece de o kişinin müceddidliği kişisel bir kanaatle değil toplu kanaatle ortaya çıkmış olur. Ömer bin Abdülaziz rahmetullahı aleyhte böyle olmuştur. Bazı grupların kendi büyüklerini müceddid olarak göstermelerini ise sadece bir taassup olarak adlandırabiliriz. O müceddid adayı bir kere buna karşı çıkıyor olmalıdır. Dinini değil kendini yenileyen birinden müceddid mi olur?