Fetva Meclisi
Soru
Ben 19 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Günahım çok büyük; zina işledim. Söylemekten utanıyor, kendimi affedemiyorum, hatamı kabullenemiyorum. Çok pişmanım, dua ve tövbe ediyorum. Öte yandan umutsuzluğa düşmekten korkuyorum. Kendimi dünyanın en iğrenç insanı olarak görüyorum. Çok çok pişmanım. Şu an namaz kılmaya devam ediyorum. Tesettürlü biriyim. Tüm pisliğime rağmen Allah’ın rahmetinin bizi kuşattığını biliyorum ama öyle utanıyorum ki o pis halimden…
Cevap
Benzer fetvalar
Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.
Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.
Allah Teâlâ dönüşünü sana mübarek kılsın, tevben kutlu olsun. Bir de şuna tevbe et: Sen Allah'ın kulusun. O seni yalnız bırakmaz. Yarını çok düşünmen ve ürkmen tevbe gerektirir bir hatadır Rabbine karşı. Bundan tevbe et. Okulu bitirmeni tavsiye ederim sana. Kitap tercüme edersin, pek güzel olur para da kazanırsın. Müslüman bir şirketin yazışmalarını tercüme edersin. Ve senin aklına gelmeyen pek çok yolu sana Rabbinin açacağını asla unutma. Acele etme, oturta oturta git. Sana dualar ederiz.
Günahın hacmi ve sayısı ne olursa olsun TEVBE bütün günahların temizleyicisidir. Sorun, tevbenin temizlemesi veya temizlememesi değil hata eden müminin samimi bir tevbe edip etmemesidir. Bu nedenle size şunu tavsiye edebiliriz: A- Tevbenin en büyük desteği, gerçek oluşunun belgesi kulun, Allah'ı Rabbi olarak bilip, Rabbine itimat etmede ciddi olmasıdır. “Acaba tevbem kabul olur mu?” Endişesi yerine, “Ben tevbe etmesem kim eder?” Mantığı ile bakmalıdır konuya. Tevbeyi bir kurtuluş kapısı olarak gören mümin, yönünü bulmuş mümindir. Yönünü bulan da er veya geç hedefine erer biiznillah. Bu noktayı tekrar tekit edelim: Tevbeyi ne kadar kurtarıcı görebiliyoruz, ne kadar da klasik bir pişmanlık yöntemi olarak görüyoruz, sorun buradadır. B- Tevbe bir ACİL KURTULUŞ PLANIDIR. Acili ertelemek kurtuluşu ihmal etmektir. Dolayısıyla TEVBE hemendir, ertelendikçe işlerliği azalabilir, kabul oranı sıkıntıya girebilir. Sloganımız şudur: Her günah için ilk iş hemen tevbedir. Hemen ve ertelemeden. Şeytan haramlara iterken hangi gücünü kullanıyorsa haram işlemiş bir mümini, hiçbir şey olmamış gibi oyalarken de o gücünü ve şeytanlığını kullanmaktadır. Haram işlemek bir haram, hiçbir şey olmamış gibi devam etmek öbür haramdır. Buna dikkat edeceğiz. C- Tevbenin en aktif şartı korunmasıdır. Tevbe eden, günah işlememiş gibidir. Günah işlememiş biri olmayı bir avantaj olarak kullanıp temiz yaşamaya gayret etmek, tevbeyi hazmetmektir. Hazmedilmiş bir tevbe biiznillah, Allah'ın huzuruna temiz çıkmaktır. D- Tevbenin felsefesini, günahın geçmiş seyrini sık sık gündem yapıp stres yoğunluğu yaşamak da bir tuzaktır. Her türlü tuzaktan korunmak gerekir. Özet olarak size şunu söylemeliyim: Tevbe et. Tevbeni koru. Tekrarına karşı uyanık ol. Allah'a güven. Bu güveni sözde kalmaktan koru, pratik olarak göster. Ömrünün sonuna kadar.
Bak kardeşim, güzel kardeşim benim. Bu sözü keşke hiç kullanmasa idin, keşke! Sen hangi günahı hatta günahları yaptı isen yaptın, onları unut ve bana şimdiki tevbende ne kadar gerçekçi olacağını söyle. Sen “benim Allah’ım beni kabul etsin” istiyorsan o seni zaten kabul eder. Bunun garantisi senin tevbendeki garantidir. Her şey senin tevbenin gerçekçi ve kalıcılığında saklıdır. Allah’ın affı senin bütün hatalarından daha büyüktür. Yeter ki sen, pişman ol, terk et ve tekrar dönme. Birilerinin bir hakkı varsa sende onu onlara ver ya da helalliklerini iste. Asla gecikme, hemen şimdi gir bu yola. Bu soruları sana şeytan sordurtuyor. Seni bir gün daha fazla bataklığında tutmak istiyordur. Allah nice büyük günahlar işleyenleri affetti. Üstelik de onlar daha sonra sayılı kullardan oldular. Hiç bekleme. Gerçek ve samimi bir tevbe ile başla bu güzel dönüşüme. Hemen. Seni affı ve rahmeti ile kuşatan bir Allah bulacaksın. Sakın gecikme.
Sakın ha! Sakın böyle bir gaflete düşme. Şeytan seni yeniden eski bataklığına belki de bir daha çıkmamak üzere gömmek istiyor. Bırak helalliği, inceliği ve tevbene sarıl. Dünyanın sonuna kadar yaşasan bile bir daha o günleri aklına dahi getirme. Sakın ha!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İlaç gibi bir alanda zaruretten söz etmemiz gerekmektedir. Muadili bulunmadığı sürece haram bir nesneden imal edilmiş olsa bile ilaçlar kullanılabilir. Müslümanlar olarak birbirimizle cedelleşme yerine daha helal ilaçlar üretecek sistemler üzerinde çalışmalıyız ki helal haram bilmeyenlere mahkûm olmadığımız bir ortam oluşturabilelim.
Özellikle elbise üzerinde bir işaret bulunur ve o işaret üzerinden siz tanınırsanız böyle bir tehlike olabilir ama genel olarak bu zikredilen fıkhî bir kurala oturmamaktadır. İç çamaşır için titiz davranabiliriz, özellikle dikkat çekecek bir ayrıntı için titiz davranabiliriz ama genel olarak böyle bir kural yoktur.
İnsan olarak mü'min/kâfir aynı bedenlerin sahibiyiz. Mü'mine göre veya kâfire göre denebilecek net bir beden yapısı farkı yoktur.
Zararlı bir hayvanın öldürülmesi günah değildir. Öldürme çeşidinin yakma olması durumunda sakınca vardır. Suda boğulmaları şeklindeki öldürmede sakınca yoktur.
Gusül için cinsel ilişki veya meninin dışarı çıkması şarttır. Sadece rüya ile gusül şart olmaz.
Yöreden yöreye farklılık gösterdiği için nasıl bir işlemi tarif ettiğinizi bilemiyorum. İlke olarak şunu söyleyebiliriz: Ölen bir insanın ardından normal cenaze işlemleri dışında yapılması gereken ilk iş o ölenin maddi borçlarının hak sahiplerine ödenmesidir. Zorunlu olan budur. Mümkünse ölü mezara konmadan bu ödemeler yapılmalıdır. O derece önemli bir konudur. Bunun dışında yapılan iskat ve benzeri işler sadece bir umuttur. Sizin de tespit ettiğiniz gibi insanlar bu tip işlere bir din emri gibi sarılmakta ve itiraz kabul etmemektedirler. Sırf bu nedenle kötü kişi olmamanızı size tavsiye ederiz.