Fetva Meclisi
Soru
Yaşadığım şehirde biri vefat edince ardından ‘iskat’ denilen hayırlar yapıyorlar. Ben, bunun dinimizde olmadığını biliyorum ve çevremdeki insanlara da söylüyorum ama etkili olamıyorum. Böyle bir şey var mı yok mu hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
İskat, insanın ölümünden sonra namaz ve oruçlarının yapılmamış olanlarının üzerinden düşürülmesi şeklinde anlaşılan bir meseledir. Bazı fakihler benzetmeler üzerinden yapılabileceğini söylemişlerse de Kur'an ve Sünnet üzerinden dayanağı yoktur. Üzerine kaza kalmış oruçları onun yerine tutma örneğinden sonuç olarak kılmadığı namazları da (namaz başı bir 'sadaka' vererek ölmüş kişiyi namaz borcundan kurtarma uygulaması yapılmaktadır. Kanaatimiz odur ki, bilhassa namaz için bir faydası yoktur.
Kur'an ve Sünnet'te ISKAT örneği yoktur. Hanefi ulemasının kitaplarında geçen bu uygulama, o kitaplarda da hararetle tavsiye edilen bir şey değildir. Zira ISKAT, düşürmek demektir. Yani kulun namaz ve benzeri borçlarını düşürmek anlamına kullanılmaktadır. İslam dininin özüne ters düşebilecek bir uygulama olarak bunu delillendirmek de zordur. Size tavsiyem şudur: 1- Babanızın kul hakkı cinsinden olan borçlarına öncelik verin. İnsanlarla alıp verdiklerini gözden geçirin. Onu kul borcundan kurtarın. 2- Onun adına gücünüz yettikçe sadakalar verin. 3- Onun dostlarını ziyaret edin, gönüllerini alın. Yılda bir kere bunu yapabilirsiniz. 4- Babanız için çokça dua edin, istiğfar edin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Öncelikle tıbbî yöntemleri ihmal etmemelisiniz. Son noktaya kadar tıp eşliğinde gidin. Daha sonra diğer yöntemlere başvurun.
Selamünaleyküm. Ölenin adına para verip ibadet borçlarını kapatmanın dini bir dayanağı yoktur. Faizle ilgili hatanız için istiğfar edin, ilk fırsata borcu bitirin ve kurtulun. İçinizde nedamet bulundukça inşaallah vebal altında olmazsınız.
Görüntüsü güzel bir iş bu. Allah ise görüntüye bakmaz, yüreklerdeki hasrete bakar. O grup kaç kişi ise onların toplamının yerine sizden birinin gece kalkıp ihlasla okuduğu bir sahife Kur'an çok daha bereketlidir. Belki de dünyayı berekete boğar o tek sayfa. Dini böyle törenlere, bilgisayar programlarına ayarlamak hatadır. Bir ağabey olarak görebilirseniz beni size tavsiyem, bu programı haftada bir veya iki gün bir camide sabah namazında buluşmaya çevirin, çok daha feyizli bir iş yaparsınız. Size dualar ederim. Allah Teâlâ niyetinize bereket, size himmet ihsan etsin.
Selamünaleyküm. İmzaya sadık kalmamak mü'min karakteri değildir. Direk haram olmasa da yaptığınız doğru değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kanama veya yellenme gusül nedeni değildir. Dolayısıyla böyle şeylerden ötürü gusül gerekmediği için gusül esnasında guslü yenilemek de gerekmez.
Yolda bırakacağınız bir işe başlamış olmamalısınız. Az ama sürekli ve ciddi yürüyen daha iyidir. Şöyle yapmanızı tavsiye ederiz: a- Namaz kazaya bıraktığınız için öncelikle ciddi bir tevbe yapmanız gerekmektedir. Tevbe edecek ve tevbenizi koruyacaksınız. Sürekli istiğfar edeceksiniz. b- Sadece farz namazları ve vitri kılacaksınız. Buna göre de kaç sabah namazı, kaç öğlen.. gibi bir borç takvimi hesaplayın. c- Günün belli bir saatini kaza namazı kılmaya ayırın. Bu normal bir zaman dilimi olsun. Mesela 'bir saat' deyin. Bu süre zarfında ne kadar kılarsanız o kadar kılın. Mecalsiz kalacak kadar kılmayın ki soğukluk gelmesin size. d- Yaptığınız bu takvime özel günleriniz dışında asla ara vermeyin. Misafir ve benzeri sebepler sizi ara verdirtmesin. Bu mantıkla ne kadar devam ederseniz kazanıyorsunuz demektir. Bitirmeden ölseniz bile inşaallah borcunuz mağfiret görmüş olur.
İnsan olarak mü'min/kâfir aynı bedenlerin sahibiyiz. Mü'mine göre veya kâfire göre denebilecek net bir beden yapısı farkı yoktur.
İğne ucu kadar kuru yer bırakmamak bir ciddiyet göstergesidir. Derinizde boya gibi altına su geçirmez bir şey yoksa banyoda guslünüzü engelleyecek bir durum da yoktur. Abartmanız gerekmez.
İlaç gibi bir alanda zaruretten söz etmemiz gerekmektedir. Muadili bulunmadığı sürece haram bir nesneden imal edilmiş olsa bile ilaçlar kullanılabilir. Müslümanlar olarak birbirimizle cedelleşme yerine daha helal ilaçlar üretecek sistemler üzerinde çalışmalıyız ki helal haram bilmeyenlere mahkûm olmadığımız bir ortam oluşturabilelim.
Zina en ağır haramlardan biridir. Zinaya düşen de dâhil her kulun tevbe etmesi ve tevbesini koruması durumunda Allah'ın rahmetinde payı vardır. Umutsuzluk gerekmez! Şeytan sizi geçmişin çöplüğünde nedamet oyunları ile alıkoyuyor olmasın, dikkat edin. Madem pişmansınız, tevbe edin, istiğfar edin. Sizi o hataya düşüren ortamı terk edin. İbadetle ve iyi işlerle aradaki boşluğu doldurun. Böylece dönüşünüz belgelenmiş olsun.