Fetva Meclisi
Soru
‘İğne ucu kadar kuru yer kalmayacak’ ibaresi ne demek? Bu ifade uygulanırken vesveseye sebep oluyor ve uzun süre banyoda kalmak rahatsızlık veriyor, ne yapmak gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir durumda tekrar banyoya girme. En az bir yıl bunu sürdür. Kuru görsen bile banyoya girme tekrar.
Abartmaya gerek yoktur. Burnunuz katı pisliklerden temizlenmiş halde iken normal bir çekişle ulaştığı yer neresi ise gereken de o kadardır. Allah'a emanet olun.
Gusül esnasında yıkanması gereken bir yer unutulunca yeniden gusül almaya gerek yoktur. Sadece yıkanması unutulan yeri yıkamak yeterlidir. Bir daha bu ölçülere dikkat ederseniz daha güzel olur. Bu konuyla ilgili doğru olduğunun bu olduğunu zannederek yaptıklarınızdan sorumlu olmazsınız. Ama mutlaka elinizin altın bir ilmihâliniz olsun.
Selamünaleyküm. Gusletmek bütün bedeni yıkamaktır. Bu yıkama da iğne ucu kadar da olsa kuru yer bırakmamak ve ağız içi ile burun içini su ile çalkalamaktır. Ağız içi ve burun içini çalkalama ise iç sayılabilecek yerlere su değdirmektir. Gusül için, olmazsa olmaz şart budur.
Selamünaleyküm. Yeniden gusül almanız gerekmez, kuru kalan yeri yıkamanız yeterlidir.
Genze kadar çekmek bir son nokta durumudur. İnşaallah burnunuza su vermiş olmanız da bir nebze su verme vazifesini yerine getirmiş olur. Bundan sonrasına dikkat ediniz. Hata için istiğfar edin. Allah Teâlâ mağfiret buyursun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yolda bırakacağınız bir işe başlamış olmamalısınız. Az ama sürekli ve ciddi yürüyen daha iyidir. Şöyle yapmanızı tavsiye ederiz: a- Namaz kazaya bıraktığınız için öncelikle ciddi bir tevbe yapmanız gerekmektedir. Tevbe edecek ve tevbenizi koruyacaksınız. Sürekli istiğfar edeceksiniz. b- Sadece farz namazları ve vitri kılacaksınız. Buna göre de kaç sabah namazı, kaç öğlen.. gibi bir borç takvimi hesaplayın. c- Günün belli bir saatini kaza namazı kılmaya ayırın. Bu normal bir zaman dilimi olsun. Mesela 'bir saat' deyin. Bu süre zarfında ne kadar kılarsanız o kadar kılın. Mecalsiz kalacak kadar kılmayın ki soğukluk gelmesin size. d- Yaptığınız bu takvime özel günleriniz dışında asla ara vermeyin. Misafir ve benzeri sebepler sizi ara verdirtmesin. Bu mantıkla ne kadar devam ederseniz kazanıyorsunuz demektir. Bitirmeden ölseniz bile inşaallah borcunuz mağfiret görmüş olur.
Kanama veya yellenme gusül nedeni değildir. Dolayısıyla böyle şeylerden ötürü gusül gerekmediği için gusül esnasında guslü yenilemek de gerekmez.
Yöreden yöreye farklılık gösterdiği için nasıl bir işlemi tarif ettiğinizi bilemiyorum. İlke olarak şunu söyleyebiliriz: Ölen bir insanın ardından normal cenaze işlemleri dışında yapılması gereken ilk iş o ölenin maddi borçlarının hak sahiplerine ödenmesidir. Zorunlu olan budur. Mümkünse ölü mezara konmadan bu ödemeler yapılmalıdır. O derece önemli bir konudur. Bunun dışında yapılan iskat ve benzeri işler sadece bir umuttur. Sizin de tespit ettiğiniz gibi insanlar bu tip işlere bir din emri gibi sarılmakta ve itiraz kabul etmemektedirler. Sırf bu nedenle kötü kişi olmamanızı size tavsiye ederiz.
Öyle bir ortamda birinci ve en önemli hedefiniz ‘kendinizi korumak’ olmalıdır. Buna çok dikkat edin. Önce kendinizi yani mü'min kimliğiniz koruyun. Oraya gittiğiniz zamanla döndüğünüz zaman arasında mü'min kimliğiniz açısından bir erime varsa siz zarardasınız demektir. Siz zarar ettikten sonra diğer insanlar kâr etseler ne olur? İkinci olarak da, sözlerinizle değil tavır ve kimliğinizle örnek olarak dininize hizmet edin. Vakarınız en önemli reklamınız olsun. Üçüncü olarak da sorulduğunda bildiğinizi söyleyin ve kenara çekilin. Tartışmayın. Tartışmak size kazandırmaz, karşı tarafı ikna etmez. Söyleyin, susun ki merak uyandırsın. Ve Allah Teâlâ’nın size yardım etmesi için, sizi koruması için çok dua edin. Allah’a emanet olunuz.
İnsan olarak mü'min/kâfir aynı bedenlerin sahibiyiz. Mü'mine göre veya kâfire göre denebilecek net bir beden yapısı farkı yoktur.
İşveren kurumun kuralları bu konuda bir izin hakkı tanıyor ve izinli iken ücret veriyorsa alınmasında sakınca yoktur.