Fetva Meclisi
Soru
Hocam 24 yaşında belediyede tekniker olarak çalışan bir gencim. Esefle söylüyorum, üç buçuk senedir konuştuğum bir bayan var. Başlarda İslam düşüncesinin oturmuşluğu olmadığından böyle bir bataklığın içinde bulduk kendimizi. Sohbetlerinizle ve okudukça yanlışın içinde olduğumuzu gördük. Görüşmemeye çalıştık. Oruç tuttum haramdan kaçmaya çalıştım. Şeytan ve nefsimden dolayı iki ay görüşmüyorsam bu iki ayın sonunda tekrar başa dönüyordum, konuşmaya başlıyordum. Birçok kez tövbe ettim, bu beni yıprattı, Allah’a karşı samimiyetsiz olduğumdan dolayı üzülüyordum. Üniversitede de okuyordum o zamanlar. Mezun olduktan sonra Allah’tan evlenmek için rızk istedim güzel bir işe girdim, elhamdülillah bir senedir çalışıyorum ve rızkı verenin Allah olduğuna iman ettim. Babasına aktardık yazı beklememizi söylediler. Sonra aileler tanıştı. Bu sefer de babası askerlik konusunu önümüze çıkardı ve durumumuzun ciddiyetini anlamadan her zaman askerliği önümüze süreceğini söyledi. İşimin de düzgün olmadığını dile getirdi. Kendisi memur. Babam anlatmaya çalışsa da fikrini değiştiremiyoruz. Ailemizi beğendiklerini fakat evlilik ile ilgili görüşmeye gelecekseniz gelmeyin olmaz diyorlar. Kısa dönem yapmak için okuyorum. Babasının isteğini yapmam demek iki sene daha her şeyin uzaması demek oluyor. Konuştuğum kişinin de düşünceleri benimle aynı. Babasını ikna edemiyor. Ne yapacağımızı şaşırdık hocam. Görüşmemeye çalışıyoruz. Tevekkül ediyoruz. Allah’ın rızasına uygun hareket etmeye çalışıyoruz. Ölüm korkusu var, evliliği çıkış yolu olarak görüyoruz. Babası haklı olarak kızının geleceğini düşünüyor. Şu an evlilik olursa sıkıntılar olacağını söylüyor. Benim görüşüm bu yönde değil, kendimizi biliyor ve aciliyetimizin olduğunu savunuyorum. Dünya imtihanlarının ailelerin el ele vermesi ile çözüleceğini düşünüyorum. Bu durumda ne yapmamızı önerirsiniz? Önümüze bir set çekildi sağa sola kıpırdayamıyoruz. Üzülüyoruz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ailenizde itimat ettiğiniz büyüklerinizden biri ile bu yola çıkın. Size yardımcı olmasını söyleyin. O kişinin istişaresi ile yol alın, rahat edersiniz. Eğer evlenmeyi kendiniz için farz düzeyinde görüyorsanız, babanızın bunu engelleme hakkı yoktur ama siz yine de alttan alın ve her iki nimeti de kaçırmayın.
Selamünaleyküm. Siz ve eş adayınız, katı kararınızı bildirdikten sonra size yapabilecekleri bir şey yoktur. Kendinizi ispat edin onlara, büyük ihtimalle sizi çocuk görüyorlar. Gire çıka kendinizi ispat edin. Harama düşmektense gözden düşmeye razı olun.
Allah Teâlâ sana sabır ve sebat versin. Bu sorunun zamana yayarak düzelmesini beklemekten başka bir çaresi olduğunu zannetmiyorum. Neredeyse bütün davetçilerin bir sorunudur bu sorun. Biraz da senin idare ve yönlendirme zafiyetinden kaynaklandığını bilmelisin. Mesela sana neredeydin, neden geç kaldın? Türünden bir soru veya çıkış yönelttiğinde “güzelim, yine seni ihmal ettim, üstelik de seni çok özlemiştim” deyip yanağından öpebilirsin. Bu birinci tavır. Ya da böyle yapmayın: “Herhalde gezmiyordum, sen de biliyorsun ki teşkilatta idim” de diyebilirsin. İki cevap arasında büyük fark vardır. Evet, seni takdir etmeyen bir eşi düzeltmen zordur ama birinci türden bir cevapla daha huzura yakın olabilirdin. Kadınlarımız tatlı söz dinlemeye daha uygundurlar. Bunu hiç unutmayasın. Bir başka bilmen gereken bir mesele de şudur: Bekâr bir teşkilat mensubu ile evli bir teşkilat mensubu arasında fark olmalıdır. Biraz daha evine pay ayırarak teşkilatta bulunmaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Yalnızca konuşmak da olsa nikâhsız birisiyle aşk hayatı (flört) helal değildir. Şu aşamada bu hatanızın ceremesini çekiyorsunuz. Öncelikte tevbe edin. Talibinizin önce komutanı sonrasında ailesi ikna etmeye çalışsın. Bu da fayda vermezse sizin annenizle birlikte babanızın karşısına çıkarak bu durumu konuşmaktan başka çare göremiyorum. Anneniz konuşsun siz de onu onaylayın. Anneniz, babanızı talibinizi tanımadan karar vermemesi için ikna etmeye çalışsın. Şahsiyetinize yakışmayacak işten uzak durun. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Aileni bir kere daha karşına al ve ahireti hatırlat. Cevaplarını mahşerde de hatırlatacağını söyle. Eğer seninle ilgili başka endişeleri yoksa herhalde olumlu düşüneceklerdir.Sonra da şunu anla: Sohbetlerine katıldığım dediğin insanların kaç kere katıldın sohbetlerine de sana öyle dediler, onu düşün. Herkes kızını verecek mü'min genç arıyor, o cevaplar samimi değil. Netice olarak sen kendine iyi bir çevre oluşturamamışsın. Bu arada çevreni de yeniden oluşturmaya bak. Ve asla Allah varken 'olmaz' ya da 'olmuyor' kelimesini kullanma. Kapıları kendi yüzüne kapatmış olursun. Vakti gelen her şey olur merak etme.
Selamünaleyküm. Siz bir düşünün; evlilik harama düşecek boyutta sizi sıkıştırıyorsa, babanızın sınırları bitmiş demektir. Allah'ın dini size yön verecek baba karışamayacaktır. Evlenir gidersiniz. Ona karşı da nezaket kusuru işlemezsiniz. Buna çok dikkat edin. Eğer bu oranda sıkışmadı iseniz, onun yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka türlü Allah'ın rızasını yakalayamazsınız.