İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Çok değerli hocam ben Avrupa’da bir cami teşkilatında görev alan ve şu an gençlik başkanlığını yürütmekte olduğum bir kardeşinizim. İki buçuk senedir evliyim ve bir evladım var. Ben hafta içi çalışıyorum. Hafta sonları da gençlerle sohbetler, Kur’an dersleri, toplantılar, diğer camileri ziyaretle ve eğitim seminerleri ile zamanımız geçiyor. Bu her hafta sonu olan programlar değil. Ramazan aylarında teravihten sonra sahura kadar programlarımız oluyor ve mukabeleye katılıyoruz. İftarda da camide oluyoruz ve oraları toplama gibi hizmetlerimiz oluyor. Biz tüm kalbimizle inanıyoruz ki bunun mükâfatını inşallah ahirette alacağız ve bir gencimizi bile haramlardan koruyabilmek için mücadele veriyoruz. Ben bu çaba içerisindeyken eşim benden çok şikâyetçi. Kendisine elimden geldiğince zaman ayırıyorum, zaten her zaman böyle sık çalışmalarımız olmuyor. Bana saygısını yitiriyor ve kötü sözler sarf ediyor. Oğlum için sana katlanıyorum diyor. Arada kaldım hocam, bana yardımcı olabilirseniz sevinirim.

Cevap

Allah Teâlâ sana sabır ve sebat versin. Bu sorunun zamana yayarak düzelmesini beklemekten başka bir çaresi olduğunu zannetmiyorum. Neredeyse bütün davetçilerin bir sorunudur bu sorun. Biraz da senin idare ve yönlendirme zafiyetinden kaynaklandığını bilmelisin. Mesela sana neredeydin, neden geç kaldın? Türünden bir soru veya çıkış yönelttiğinde “güzelim, yine seni ihmal ettim, üstelik de seni çok özlemiştim” deyip yanağından öpebilirsin. Bu birinci tavır. Ya da böyle yapmayın: “Herhalde gezmiyordum, sen de biliyorsun ki teşkilatta idim” de diyebilirsin. İki cevap arasında büyük fark vardır. Evet, seni takdir etmeyen bir eşi düzeltmen zordur ama birinci türden bir cevapla daha huzura yakın olabilirdin. Kadınlarımız tatlı söz dinlemeye daha uygundurlar. Bunu hiç unutmayasın. Bir başka bilmen gereken bir mesele de şudur: Bekâr bir teşkilat mensubu ile evli bir teşkilat mensubu arasında fark olmalıdır. Biraz daha evine pay ayırarak teşkilatta bulunmaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Böyle bir durumda kızın babasının, kız tarafından ikna edilmesinden başka makul bir çözüm yoktur. Kız babasını ikna etsin; yalvarsın yakarsın ikna etsin. Madem o da senin gibi düşünüyor, yapsın!

Hocam 24 yaşında belediyede tekniker olarak çalışan bir gencim. Esefle söylüyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eşiniz ile olan muhabbetinizi daima sıkı tutun. Siz eşinizin gönlünü yapmakla sorumlusunuz. Diğerleri mecbur olduğunuz bir şey değil. Fakat elbette Müslümana yakışan yumuşak huyluluk bellidir. Başkalarının evliliğinize müdahalesinden dolayı duyduğunuz rahatsızlığı daha stratejik bir biçimde kocanıza anlatıp bu konuda daha dirayetli durmasını sağlamaya çalışın. Siz de bu süreçte ona destek olun. Yorulunca ayağa kaldırın. Enerjik olun. Başkalarına olan tepkiselliğinizi de biraz kısıp kendi huzurunuza odaklanın. Bazen sorunlar onları bir miktar kendi haline bırakarak da çözülür. Bunu da gözetin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam ben elhamdülillah İslam terbiyesinin hâkim olmaya çalışıldığı bir evde yet
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacı, beklentilerinde haklısın, bir itirazım yok ama iki çocuktan sonra önceliğini ailenin ayakta kalmasına vermelisin. Bu tartışmalar aileni bitirir hatta seni dininden bile soğutabilir. Direkt haram olan bir şeyi istemedikçe itiraz etmemelisin. İyi bir eş, gönül yapan bir kadın olursan zamanla eşin senin beklediğin gibi olabilir ama aksini düşünmeye bile gerek yoktur. Kanaatim bu şekildedir. Allah yardımcın olsun. Âmin.

Hocam siz bizim evin hocası değil adeta bir büyüğü, sözü geçen bir şahsiyetisini
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mesajınızdan aileye, İslam’a ve hizmete olan bağlılığınız, sabrınız ve nezaketiniz apaçık görünüyor. Rabbim yuvanıza rahmet, eşinize basiret, size de kuvvet ve sebat ihsan eylesin. İnsanlara faydalı olmak, ilim ve hizmete vesile olmak elbette çok değerlidir. Ancak kişinin kendi hakkını ve ailesinin huzurunu feda ederek bu hizmeti sürdürmesi ne doğru ne de caizdir. Dolayısıyla vakıf çalışmaları, aile huzurunu, mali istikrarı ve eşler arasındaki dengeyi bozuyorsa, bu noktada durup düşünmek gerekir. Bir hizmet, önce evi yakarak başkaları için ışık olmaya dönüşüyorsa, bu sağlıklı bir yol değildir. Borç yükü, evin sorumluluğunu taşıyan bir erkeği yıpratır, yıpranan erkek de maalesef bazen haksız davranışlara yönelir. Bu, doğru değildir ama sebeplerinden biri olabilir. Burada yapılması gereken, hizmeti azaltmak veya istişareyle yeniden düzenlemektir. Sadece maddi kaynak değil eşin rızası ve aile huzuru da bu hizmetin temelidir. Kocanın karısından itaat beklemesi, tahakküm değil emniyet ve sevgiyle yönetilen bir beraberliğin parçası olarak görülmelidir. Ama bu itaat, haksızlığa boyun eğmek değildir. Hakkı ve sözü olan bir eşin susturulması değildir. Asla kadını korkutarak itaate zorlamak değildir. Sadece soru sorduğunuz için azar işitmeniz ve ardından “itaat etmiyorsun” diyerek cezalandırılmanız doğru bir tavır değildir. Hele ki siz anlattığınıza göre onu incitmemek için sabreden, yardımcı olan bir eşsiniz. Bu tavır sizin hakkınızı çiğnemek, kendi duyduğu bir sözle sizi hizaya getirmeye çalışmak ve sizin şahsiyetinize zarar vermek anlamına gelir. Bir erkek, yatak ayırma hakkını, Kur’an’da geçen “nüşûz” yani açık bir isyan, aile düzenini bozan ciddi bir itaatsizlik olduğunda kullanabilir. Basit anlaşmazlıklarda, küçük bir tartışmada, eşin fikir beyan etmesinde böyle bir cezaya gitmek yanlış bir adımdır. Size tavsiyem bu dönemi bir danışman eşliğinde geçirin. Bu iş artık “kadının susmasıyla” değil, “birbirini anlamasıyla” çözülür. “Allah’ım bu aileyi rahmetinle koru. Kalplerini birbirine yeniden ısındır. Öfke ve kırgınlıkla değil, merhamet ve anlayışla yol almalarını nasip et. Âmin.”

Hocam, eşimle birlikte bir vakıf kurduk. Vakfımızın amacı, yurtdışında yaşadığım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Size yanlıştasınız diyemem ama bunu huzurunuzun kaybolma nedeni olarak büyütebilirsiniz, dikkat edin. Eşinizle açık bir şekilde konuşun. İçinizdeki huzursuzluğu iletin. Sabırlı olun. Hemen düzelmesini beklemeyin. Bir zaman sonra rahatlayacağınızı göreceksiniz. Özet olarak söylemek istediğim şudur: Karşınıza dini almış duruma düşmemelisiniz. Kadın olarak beklentinizde haklısınız ama o da yanlış bir yerde değil esasen. Bir dengeleme hatası yapmaktadır. Nasihat ve rica ile düzelecektir. Tatlı konuşun. Rica etmesini bilin. Allah yardımcınız olsun.

Hocam biz yurt dışında kalıyoruz ve küçük minaresiz bir camimiz var. Burası bira
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel kardeşim, bu gayretini, niyetini, hedefini tebrik ederim. Bu konuda dertlenmen çok güzel. Rabbim ayaklarını sabit kılsın. Allah seni hem bu dünyada hem ahirette izzetli kılsın. Öncelikle mü'min bir hanım olarak Allah’ın haramlarından nerede korunmuş olarak bulunabilecekseniz orada olmanız gerekir. İmanımızı ve ahlâkımızı korumak en önemli gayemizdir. Fıtratınıza uygun, kabiliyetinizi en verimli olarak kullanabileceğiniz alan hangisi ise onu tercih etmeniz yerinde olur. Bu konuda ehil birine kendinizi tanıtın ve sizi neye yönlendirdiğine bakın. Eğer sizin kabiliyetiniz sosyolojide ise ve bu kabiliyeti ehil biri size söylemiş ise bu alanı ümmetimiz için değerlendirebilirsiniz. Anne babalara karşı alttan almamız, onları incitmeden yaşamak Allah’ın en büyük emirlerinden biridir. Onlara karşı nezaketinizi koruyup tatlı dilli olmayı ihmal etmeyin. Sakın tartışma yoluna gitmeyin. “Kadın çalışamaz” şeklinde bir kural yoktur. Kadının kendisini yıpratmaması, işin kendisi ve ortamı helal olması önemlidir. Anne babanın gazabını çekecek tutum ve davranışlardan uzak durmanız çok önemli. Onları üzmeyecek bir üslup kullanarak tercihlerinizi, isteklerinizi ifade edebilirsiniz. Rabbim umduğunuzdan daha güzel işler yapmanızı nasip etsin değerli kardeşim. Ümmet-i Muhammed için faydalı olmanız nasip olsun. Allah kolaylıklar versin. Muvaffakiyetler.

Hocam, ben üniversite sınavına bir buçuk yıl sonra girecek olan, ümmet bilinci t

cami konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kural şöyledir: Bir vakıf, vakfedildiği alanda kullanılır, başka bir yere kaydırılamaz. Sizin caminiz için vakfedilen demiri o camide kullanabilirsiniz. Arttı ve orada kullanılamıyorsa, başka bir caminin inşaatına gönderirsiniz. Bunları yapmak gerçekten mümkün olmuyorsa satıp köyün diğer kamusal nitelikli yatırımları için kullanabilirsiniz.

Hocam köyümüze cami yaptıracaktık. İstanbul’daki köylülerimize yardım etmelerini
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rüya, günlük hayatımızı etkileyecek düzeyde görülmemelidir. Her rüyanın muhakkak etki edeceği söylenemez. Böyle üzücü gibi duran bir rüya ile meşgul olmamanız daha doğrudur. Yorumunu da bilemiyorum zaten.

Hocam rüya yorumlamadığınızı biliyorum fakat çok ilginç ve beni tedirgin eden bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cuma namazını cami olan yerde kılmak esas olandır. Pikniğinizde hususi bir “cuma arası” vererek kalitenizi ve ibadet ciddiyetinizi gösteriniz. Allah Teâlâ amelinizi mübarek kılsın.

Hocam ODTÜ'deki kardeşlerle geleneksel pikniğimiz olacak. Hamd olsun pikniklerim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir cami yapılırken üstü cami altı da salon olacak şekilde tasarlanıp yapıldı ise o takdirde üstü ve altı ile camiyi iki ayrı bina gibi kabul edebiliriz. Bu durumda da caminin alt katında helal olan toplantılar, faaliyetler yapılabilir, bir sakıncası olmaz. Cami yapılırken alt katı salon olarak düşünülmedi ise sonradan salona çevrilip orada düğün yapılması caiz olmaz. Salon yapılabilir ama dini ve eğitim içerikli faaliyetler için kullanılabilir, düğün gibi eğlence getiren faaliyetler yapılmaz.

Hocam mahallemiz küçük bir mahalledir. Camimizden başka da büyük bir bina bulund
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ne soruyorsun? “Müslüman bir erkek nasıl olmalı?” Bu soruyu aslında “Müslüman nasıl olmalı?” diye sormak daha yerinde olur. Neden? Çünkü biz, erkek veya kadın, önce kuluz. Allah’ın kulları olarak bu âlemde bulunuyoruz. Kulluğumuzu beceremedikten sonra erkek veya kadın olmamız sonucu değiştirmeyecektir. Akıbet cennet olunca cinsiyet önemsiz olur. Cehennemde yanacak olduktan sonra erkeklik ne değer taşıyacak değil mi? Bizden beklenen erkeklik değil kulluktur. Allah yardımcımız olsun. Bu mantıkla baktığımızda, asrımızdaki yaşam tarzını da dikkate alarak erkek bir mü'minin önceliklerini ya da genel yaşama tarzını özetleyebilecek şu kuralları paylaşabiliriz sizinle: Bütün insanlık Allah’a kul olmaya çağrılmıştır. Erkek ve kadın, kulluğa muvaffak olduğu zaman ebedî kurtuluşa erecektir. Mücadelemiz budur; ebedî saadet sebebimiz olacak kulluk imtihanını kazanmak! Bunun karşılığında da bizi hedefimizden saptırması için İblis’e yetki ve güç verilmiştir. O da sapmamız ve hedefimizden geri kalmamız için mücadele etmektedir. Erkek mü'min, bu mücadelede İblis’e yenilmeyen insandır. Asla imanımızı ve imanımızın içini dolduran değerlerimizi ona kaptırmayacağız. Allah’a, meleklere, peygamberlere, Kitab’a, ahiret gününe ve kadere imanımızı sarsmayacağız. Hiçbir fitne ve hiçbir insan kılıklı düşman bizi bu ilkemizden saptıramayacak. İşte erkekliğin bir numaralı konusu budur. Erkek olmaya muhakkak bir anlam yüklenecekse o anlam şu olabilir: Âdem aleyhisselamın erkek çocuğusun. Kadına karşı veya erkeğe karşı olmak bir iş değildir. Adam olmak iştir. Adamlık da mü'minliğin ve insanlığın hakkını vermektir. Erkek gürültüsü de kadın gürültüsü de bir değer taşımaz. İmanımızı muhafaza ettikten sonra en önemli tutanağımız Allah’ın haramlarından kaçınmak olacak. Erkek mü'min harama bulaşmamayı korumuş mü'mindir. Bir hata olur da haramlardan biri ile yüzleşilirse ilk fırsatta tevbe ile ondan kurtulmak hedefimiz olur. Şöyle bilebiliriz: Haramlardan korunmuşluğum kadar imanım ve erkekliğim canlı demektir. Allah’ın farz olarak bize bildirdiği emirlerini eksiksiz yerine getirmek iman etmişliğimizin sonucudur. Farzlarda eksiği olmayan, olursa onu telafi etme yollarını ihmal etmeyen mü'min olmak şiarımızdır. Peygamber aleyhisselamın sünnetleri, nafileler takatimiz kadar yapmaya çalıştığımız işlerimiz olacak. İnsanî ilişkilerimizde mü'min olmanın kalitesini koruyacağız. Başta ebeveynimiz olmak üzere yakın akraba ve arkadaş çevremize mü'min insan kalitesinde insanlık göstereceğiz. Ezilip büzülmeden, yıpranmadan konuşmayı, alıp vermeyi, oturup kalkmayı becereceğiz. Allah’ın haram ettiği alanlara yaklaşmadan bize mübah kıldıklarını rahatça kullanarak insanca yaşamayı, insanlığa katkıda bulunmayı becermek görevimizdir. Bunu biz mü'min erkekler/kadınlar olarak beceremezsek insanlık yolunu kaybetmiş olacaktır. Kur'an okuma, amel etme ve tefekkür kitabımızdır. Günlük, haftalık ve aylık bir Kur'an okuma planımız olmalıdır. Bir satır da olsa okuduğumuz Kur'an, güneşin her sabah doğması gibi istikrarlı ve ciddi olacak. Farz ilimleri de okuyacağız. Din ve dünya kültürümüz için de okumamız olacak ama kendimizi zoraki âlim zannederek olmayacak bu okumalarımız. Kabiliyetimiz, iş ve aile ortamımız gibi dengeleri gözeterek okuyacağız. Gerektiğinde de okuma yerine dinlemeyi kullanabiliriz. Diploman olmalıdır. Diploman olsun ama sen diplomanın adamı olma diploma senin silahın olsun. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Arş’ın gölgesini vaat ettiği insanlardan biri “kalbi camiye kilitlenmiş” insanlardır. Belli bir vakti muhakkak camide kılmayı, cemaatle namaz eda etmeyi ciğerlerimizin solunum yapması kadar doğal görev bilmeliyiz. Zamana karşı hassas olmaya mecburuz. Dakikaların hesabını yapamadıkça ömür hesabı yapamayacağız demektir. Bunun için de mü'min arkadaş çevresi oluşturmaya gayret ederiz. Evli ve iffetli mü'min erkek mü'mindir. İffeti zedelenmiş ve tekrar ıslah edilmemiş mü'min ziyandadır. Bu zaman ve bütün zamanlar sabırla yaşanabilir zamanlardır. Diyebiliriz ki, sabrımız kadar mü'minliğimiz vardır. Sabrı bitenin imanı da erimeye yüz tutar insanlığı da. Sabır sensin ve geleceğindir. Dua et. Dua et. Dua et. Kandil akşamlarındaki toplu ve sesli duaları yeterli bulma. Onlar “olmalı” diye yapılan dualar olabilir. Sen dua et. Dua et. Yatarken, kalktığında, merdivenlerden inerken, durakta beklerken dua et. Arapça biliyorsan Arapça, bilmiyorsan bildiğin dille dua et. Kendine et, anne babana et, ailene et. Ümmetine dua et. Bir et, bin et ama dua et. Kılık kıyafetin, konuşma tarzın kör taklit olmasın. Birilerini değil mü'min selefini taklit et. Ayakkabından Batı izleri anlaşılmasın. Ceketin, tıraşın aynı şekilde sana benzesin. Elbette aileni, doğup büyüdüğün yöreni unutma. Ama ümmetinin insanı ol. Ümmetin öncelikli yaşa. Kendini Âdem aleyhisselamın çocuğu gördüğüne göre Âdem’den buyana gelenlere kardeş olmayı da bileceksin. Allah yardımcın olsun. Seni korusun ve bu merhume ümmetime bağışlasın.

Hocam Müslüman bir erkek nasıl olmalı ve neye dikkat etmeli? Nasıl giyinmeli, na
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, böyle bir söz yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında mescitte kadınlar da namaz kılıyorlardı. Onun zamanında yasak olmayan bir şeyin daha sonra yasaklanması mümkün mü? Ancak Ömer bin Hattab (radıyallahu anh zamanında kadınların mescitlere girip çıkarken dikkatsiz davrandıkları şeklindeki bir mülahaza üzerine Ömer (radıyallahu anh)'ın kadınların mescitlere bu şekilde gelmesinden rahatsızlık duyduğuna dair bir bilgi vardır. Bu bilgiye dayalı olarak da Hanefi fukahası fitne olma, fitneye düşme ihtimaline binaen kadınların camiye çıkmalarını kerih görmüşlerdir. Kural olarak şunu söyleyebiliriz: Kadınlar mahremiyete dikkat edebiliyorlarsa ve camilerin ağırlığını zedeleyecek bir ortam oluşmuyorsa mescitlere/camilere gidebilirler. Belki de gitmelidirler de.

Hocam kadınların camiye namaza gitmeleri yasaktır gibi bir söz var mı dinimizde?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.