Fetva Meclisi
Soru
Hocam siz bizim evin hocası değil adeta bir büyüğü, sözü geçen bir şahsiyetisiniz. Rabbim hayırlarla mükâfatlandırsın sizi. Ben peçeliyim ve iki erkek evladım var. Geçtiğimiz günlerde eşim bana şal taksan olmaz mı dedi. Yani peçe kullanmasan olmaz mı demeye getirdi. Çok kırıldım bu düşüncesinden dolayı ve kırgınlığım da geçmiyor. Bir de eşim memur ve çalıştığı odada kadınlar da var. Bu durum da beni rahatsız ediyor. Aradığımda kadının sesi geliyor ve canım sıkılıyor. Çocukların din eğitimini de hep ben verdim, Kur’an’ı ben öğrettim ve ezberlerini ben yaptırıyorum. Cemaatle namaza git, bu çocuklar görsün onlar da öyle yetişsin diyorum ama sonuç hep kavga ile bitiyor. Ben eşime tebliğ yapmaya çalışıyorum, eksik yanlarını bazen güzellikle bazen tartışma ile anlattığım oluyor. Ne yapacağımı artık şaşırdım. Bana ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ size sabır versin. Ne edip edin eşinizi bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Anlattıklarınızdan eşinizin rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Siz bu durumu mesela filan hastalığa yakalanması veya bir trafik kazası geçirmesi gibi görmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi yıpratırsınız. Bu da sorunun bir iken iki olmasını sağlar. Onunla tartışmayın. Dolaylı yollardan konulara girin. Bir süre bu hastalığı devam edecektir. Tartışırsanız derinleşecek ve iyileşmesi daha uzun yıllar alacaktır. O diretmedikçe çocuk konusunda ertelemeden yana olmanızı size tavsiye ederiz. Üzerinize düşeni yapın gerisini Allah’a havale edin. Tam anlamı ile bir hastalık veya kaza geçirmektesiniz. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Aleykümselam. Bacım, Sabretmeye devam edin. Allah sizi ayakta tutsun. Ameliniz makbul olsun. Kalbiniz huzur dolsun. Sabredin, yok başka çareniz, çaremiz. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Eşinizin haram zafiyeti sizin sorununuz değildir. Çalıp getirmedikçe siz onunla cedelleşip sizden kopmasının ve daha ağır haramlara kaymasının sebebi olmayın. Yavrunuzu sağlam tutun. Sabredin, yılmayın. Kazanacağınızdan daha fazla sevap kazanacaksınız inşaallah. Biz de size dualar ederiz.
Hoca hanım, Allah yardımcın olsun. Sen çocukların varlığını gerekçe görerek ayrılmamayı tercih ediyorsun ama ben sana çocuklardan daha önemli olan bir noktayı dikkate almanı tavsiye edeceğim: Huzurun ve kalp rahatlığın. Gitgide bu iki şeyi kaybetmen seni hasta edebilir. Elbette çocukların varlığı büyük bir değer ama kendisini yitirmiş bir anne o çocuklar için bir ağırlık oluşturmayacaktır ileriki dönemde. Bu pencereden ele al konuyu. Eşinin namaz kılmaması ve senin dine hizmetini hafif görmesi noktasından baktığımızda ise sen de çok iyi biliyorsun ki KÖKTEN NAMAZI İHMAL EDEN birinden ayrılmak bir kadın için yanlış bir boşanma talebi değildir. Tarif ettiğin, eşin namazla başlayan bir uçurumun kenarında duruyor. Konunun bu boyutunu onunla ciddi bir şekilde değerlendirmen belki onun için iyi bir tebliğ ve kendisine gelme sebebi olabilir. Allah işini kolay etsin, kalbine ferahlık versin.
Aleykümselam. Aile büyüklerinizden biriyle konuyu ele alın. Hayatınızın geri kalan bölümünü değerlendirmede büyüklerinizin görüşleri ile karar verin. Böylesi sizin için daha hayırlı olur.
Aleykümselam. Yaptığınıza devam edeceksiniz, yapacak çok bir şeyiniz yoktur. Eşinizi çalıştırmakla yanlışı siz kabul etmişsiniz. Eşiniz evde olmalı ki bunlardan o sorumlu olsun. Yine de sabretmeye devam edeceksiniz. Bir zaman sonra o da yaptıklarına pişman olacaktır. Sabretmek çek çarenizdir. Tatlı diliniz de sizi kurtarır ondan önce.
çarşaf konusundaki diğer fetvalar
Bacım, hepimiz Allah’ın rızasını kazanmak için yoğruluyoruz. Elhamdülillah deriz. Rabbim mübarek kılsın. Elinizi, ayağınızı, kalbinizi sabit kılsın. Âmin. Sizi tebrik ederim. Allah’ın emri tesettürdür, çarşaf şart değildir. Çarşafa takılıp eşinizle tartışma üretmemelisiniz. Allah’a emanet olun.
Tesettür, Allah Teâlâ’nın emirlerinden bir emirdir. Allah'ın emirleri üzerinde kulların söz hakkı yoktur. Allah, emreder kulu itaat eder. Dolayısıyla Allah'ın kulu olan hiç kimse farz olan tesettürle ilgili yorum hakkına sahip değildir. Çarşaf güzel, takva ve örnek olarak öne çıkarılmış bir tesettür tarzıdır. Ancak alternatifsiz, tek şekil ve olmazsa tesettür olmaz bir kıyafet değildir. Tesettür farz, çarşaf ise bu farzın alternatifli şekillerinden biridir. Farz olan tesettürünüz hakkında eşiniz söz hakkı sahibi değilken tesettürünüzün şekil hakkında eşinizle inatlaşmadan, aile huzurunu kaçırmadan bir çözüm yolu izlemeniz gerekmektedir.
Sözünü ettiğiniz çarşaf neticede evlilik saadetinizden önemli değildir. Eşinizle muhabbetinizi öncelikli tutmalısınız. Sabredin, çarşafın kalitesini değiştirin, daha kalınını giyin. Zamanla da eşinizin esneyebileceğini düşünün, inatlaştırmamaya gayret edin.
Eşinizin size "kâfir" demesi ve ağır hakaretler etmesi dinen son derece ciddi bir konudur. Bir Müslümanı kâfir olarak nitelemek büyük bir günahtır. Peygamber Efendimiz aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "Kim birine 'Ey kâfir!' derse ve o kişi gerçekten kâfir değilse bu söz sahibine döner." (Buhârî, Edeb 73; Müslim, Îmân 111) Nikâh açısından ise iki durum vardır: Eğer eşiniz, sizin gerçekten İslam’dan çıktığınızı kastederek "kâfir" diyorsa bu küfür hükmüne girer ve kendisi İslam'dan çıkmış olabilir. Bir kişinin küfre düşmesi durumunda nikâh da düşer. Eğer öfke ile bilinçsizce veya aşağılamak amacıyla söylemişse bu küfür hükmüne girmez ama büyük bir günah işlemiş olur. Bu durumda nikâh düşmez ancak şiddetli bir günah işlediği için tövbe etmesi gerekir. Aile içi saygısızlık ve psikolojik şiddet, İslam’da kabul edilemez. Peygamber Efendimiz aleyhisselam, "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır." (Tirmizî, Menâkıb 63) buyurmuştur. Evlilikte temel değerler olan sevgi, merhamet ve saygı bozulduysa kadının hakkı gözetilmelidir. Kocanız sürekli kötü davranıyor, hakaret ediyor ve psikolojik şiddet uyguluyorsa öncelikle eşinizle ciddi bir konuşma yapmalısınız. Onun bu davranışlarını kesinlikle kabul etmediğinizi belirtmeli ve tevbe edip değişmesi için adım atmasını istemelisiniz. Bu konuda aile büyüklerinden veya güvenilir saygın bir âlimden destek alabilirsiniz.
Elbette kişiden kişiye günahın ağırlığı da değişir ama aynı ağırlık, o ağırlığa karşılık olacak bir tevbe ile biiznillah kalkar. Kul, günah işledikten sonra hemen tevbeye sarılmalıdır. Tevbe ciddi bir pişmanlık ve o pişmanlığı doğrulayacak eylemler demektir. İşlenmiş günaha sevk eden ortam ve sebepleri kaldırmak, kötülüğün yerine iyi işleri yerleştirmek, çokça istiğfar etmek, ibadete ağırlık vermek, çok Kur'an okumak bu doğrulayıcılardandır. Yarın ve daha sonra ne olacağına ise takılmamak gerekir. İnsan en çirkin günahı işledikten sonra bile en iyi kullardan olabilir. Bu kapı tevbesini koruyan ve kendisini yenileyen herkes için geçerlidir. Herkes için!
Söz, nişan ya da başka bir gerekçe... Bayan mahremi olmayan bir erkeğin önüne hangi elbise ile çıkabilirse sen de onu giyeceksin; beden ayrıntılarını göstermeyen, erkeğe albenili görüntü vermeyen bir elbise olacak. Pahalı olması önemli değildir. Kaliteli olsun, iyi olsun, pahalı olsun ama mahremin olmayan bir erkek senin ayrıntılarını o elbiseden anlamasın.