Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben çarşaflı bir kızım. Yakın zamanda söz ve nişanım olacak. Her ikisi de kadın erkek karışık yapılacak. Elbiselerim nasıl olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Çarşaf, ferace, elbise, başörtüsü… Hiçbiri şart değil. Şart olan kadın dışarı çıktığında bedenine ait ayrıntıların belli olmamasıdır. Üzerindekiler onu daha cazip duruma getirmemesidir.
Mahremiyet ilkelerine dikkat ederseniz ve el teması, göz aşırılığı gibi hatalar işlemezseniz beraber olmanızda sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Eşiniz haklı ve akıllı, Allah ondan razı olsun. Bir gün beş on arkadaşınızı memnun edeceksiniz diye neden eşinizle yıllarca sürecek bir gerginliğe neden oluyorsunuz?
Sizin, ev kıyafeti ile mahreminiz olmayan erkeklere görünmeniz doğru değildir. Bir zaruret olmadıkça çıkmamalısınız. Doğru yapıyorsunuz. Abartı değil, normal olandır yaptığınız. Nazik olun, sert konuşmayın yeter.
Rabbimiz hepimizi razı olacağı şekilde yaşamaya muvaffak kılsın. Düğün, nişan, söz imtihanlarımızdan biridir. Söz, nişan ya da başka bir sebeple de olsa mü’min bir hanımefendi mahremi olmayan bir erkeğin önüne hangi elbise ile çıkabilirse o kıyafet tercih edilmelidir. Beden ayrıntılarını göstermeyen, erkekler için albenili görüntü oluşturmayan kıyafet olması gerekmektedir. Düğün ya da nişanın karma olması caddede yürüme gibi olduğunda yani kimsenin kimseye dikkat etmediği ve dış kıyafet açısından korunaklı olduğunda sakıncası olmaz biiznillah. Düğün, nişan, söz ortamında bunun ne kadar sağlanabileceğine göre karar verebilirsiniz. Allah yardımcımız olsun.
Renge takılmayınız. Sizi teşhir etmesin yeter. Allah Teâlâ size kuvvetli bir iman, salih ameller, mübarek kıblegah bir ev, salih bir eş, mücahit evlatlar nasip etsin kızım. Mutlu oldum senin sorunu okuyunca, çok mutlu oldum, senin için dualar ediyorum, sen de mücahide bir hanım olarak benim için dua et lütfen.
çarşaf konusundaki diğer fetvalar
Tesettürlü bir bayan da tesettürüne dikkat ederek hemşire olabilir elbette. Çarşaf güzel bir kıyafettir ama tek kıyafet değildir.
Tesettür kadının “kendisini gizlemesi” olarak anlaşıldığında bu sorulara gerek olmaz. Kadını gizlemedikten sonra hiçbir rengin ve tipin dine uygunluğu söz konusu olmaz. Gizlemekle kastedilen ise karşı cinsin gözüne karşı korunmuş olmaktır. Bunu sağlayan hangi renk ve kıyafet ise emredilen odur. Bunu keyfimize veya çevre etkisinin oluşturduğu algıya göre takdir edebileceğimiz gibi dinimizin emirlerine göre de takdir ederiz. Mesele bir iman ve imanımızı pratiğe çıkarma meselesidir.
• Sabırlı olmak gerekir. Bu birinci gerçektir. • Tam haram olan bir şeye el süremeyiz. Bu ikinci gerçektir. • En iyisini bulamadığımız şeyin iyisine razı oluruz. Bu da üçüncü gerçektir.
Dinimiz tesettürü emretmiştir. Çarşaf alternatifsiz bir emir değildir. Tesettür varsa çarşaf diye bir diretmeye gerek yoktur. Tesettür değilse çarşafın da bir anlamı yoktur. Böyle bir tek kelimeye takılıp kalabilecek zamanda değiliz, kendinizi gereksiz yere yıpratmayınız.
Elbette kişiden kişiye günahın ağırlığı da değişir ama aynı ağırlık, o ağırlığa karşılık olacak bir tevbe ile biiznillah kalkar. Kul, günah işledikten sonra hemen tevbeye sarılmalıdır. Tevbe ciddi bir pişmanlık ve o pişmanlığı doğrulayacak eylemler demektir. İşlenmiş günaha sevk eden ortam ve sebepleri kaldırmak, kötülüğün yerine iyi işleri yerleştirmek, çokça istiğfar etmek, ibadete ağırlık vermek, çok Kur'an okumak bu doğrulayıcılardandır. Yarın ve daha sonra ne olacağına ise takılmamak gerekir. İnsan en çirkin günahı işledikten sonra bile en iyi kullardan olabilir. Bu kapı tevbesini koruyan ve kendisini yenileyen herkes için geçerlidir. Herkes için!
Sözünü ettiğiniz çarşaf neticede evlilik saadetinizden önemli değildir. Eşinizle muhabbetinizi öncelikli tutmalısınız. Sabredin, çarşafın kalitesini değiştirin, daha kalınını giyin. Zamanla da eşinizin esneyebileceğini düşünün, inatlaştırmamaya gayret edin.