Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben şu an sözlüyüm ve nişan ile düğün merasimlerinin kadın erkek ayrı olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak karşı taraf bunun mümkün olmadığını söylüyor. Eğer nişana ve düğüne peçemle katılırsam ve organizasyon çalgısız olursa karma bir ortamda bulunmam dinen sakıncalı olur mu? Bu konuda ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu bayanın fıkıhtaki yeri 'boşanmış' kadındır. Boşanma ne ayıptır ne de günahtır. Sizden gizlemiş olması veya açıklaması ise sizin içinizin rahatlığı açısından önemlidir. İçinizde bir sıkıntı olarak durursa ileriki dönemlerde fitne olur aranızda. Meseleyi açın ve konuşun. İkna olursanız unutun yoksa gereğini yapın.
Söz, nişan ya da başka bir gerekçe... Bayan mahremi olmayan bir erkeğin önüne hangi elbise ile çıkabilirse sen de onu giyeceksin; beden ayrıntılarını göstermeyen, erkeğe albenili görüntü vermeyen bir elbise olacak. Pahalı olması önemli değildir. Kaliteli olsun, iyi olsun, pahalı olsun ama mahremin olmayan bir erkek senin ayrıntılarını o elbiseden anlamasın.
Selamünaleyküm. Nişan için yaptığınız törene benzer bir tören de nikâh için yapın. O törende nikâh kelimesi, mehri kullanın. Şahitler bulunsun yeter. Aksi takdirde vebal altında bulunrusunuz.
Hanımların 'gelinlik' takıntısını aşmaları önemli bir merhaledir. Ne yazık ki, adını bile silebilmiş değiliz. Müslüman bir hanımın düğününde giydiği kıyafet veya o düğünün genel yapısı açısından şu hususlar dikkatimizden kaçmamalıdır: 1- Düğünde hiçbir şekilde erkeklerle kadınlar bir arada olmamalıdırlar. 2- Erkeklerle bayanlar bir arada fotoğraf çektirmemelidirler. Hatta gelin hanım hiçbir fotoğraf karesinde bulunmamalıdır. Çünkü orada çekilen fotoğraflar daha sonra nasıl gizlenecek, görmemesi gerekenlerin gözünden nasıl saklanacak? 3- Gelinliğimiz batı kültürünü yansıtmamalıdır. Lüks olsun, güzel olsun, dikkat çekici olsun. Bunlara itiraz yoktur. Ama kâfirlere ait olmasın. Gelin hanımın bedenini teşhir etmesin. Allah'a emanet olun.
Oyunsuz olması o açıdan bir olabilirlik oluşturur. Diğer günahlar ise bulundukça oraya katılımın hükmü aynıdır. Karma oturma mesela caddede yürüme gibi olduğunda yani kimsenin kimseye dikkat etmediği ve dış kıyafet açısından korunaklı olduğunda sakıncasızdır. Düğün ortamında bunun ne kadar sağlanabileceği ise meçhuldür. Buna göre karar veriniz.
Düğünlerde iki türlü hata ortamı bulunabilmektedir. İlki yüzde yüz haram olan durumların meydana geldiği ortamlar: Alkol kullanmak, kadın-erkek bir arada oturmak, gelin ve damadın karma bir ortam önünde bulunup fotoğraf çekilmesi, erkek ve kadınlarla tokalaşmaları vb. Bu şekildeki düğünlere abimiz-ablamız-kardeşimizin düğünü olsa da katılmayız. İkinci ortam ise bu düzeyde olmayıp basit düzeydeki mekruh işlerin, laubalilik sayılabilecek durumların olduğu ortamlardır. Bu tarz düğünlere katılıp, daha iyi olanını tavsiye etmeyi tercih ederiz. Yakın akrabamız böyle bir düğün yapıyorsa gitmememiz yanlış olur. Bahsettiğiniz düğüne katılmamak babanızla sizi karşı karşıya getiriyorsa asla tartışmaya girmeden, sert cevaplar vermeden onu ikna etme yoluna girmelisiniz. Düğün günü öncesinde yapılacak yardım adına ne varsa kendinizin yapmasını teklif edebilir, bu bakımdan elinizden gelenin fazlasını yaparak yanlarında olduğunuzu hissettirerek ikna yolları arayabilirsiniz. Önemli olan, elinizden gelen tüm çabayı sarf edebilmek, Allah'ın rızasını kazanmaya çalışırken ailenizi önemsemeyen, babanıza isyan eden üslup ve davranışlarda bulunmamaktır.
düğün konusundaki diğer fetvalar
Kıymetli kardeşim, olanlar gerçekten üzücü şeyler. Keşke yapmaları gerekeni yapsalardı, hiç olmazsa verilen sözleri tutsalardı. İnna lillahi inna ileyhi raciun. Bununla beraber geçmişte kalmış bir günahtan dolayı artık sen de çok gerilme. Affet. Allah'tan bağışlanma dile. Kendi hayatına olan olumsuz müdahaleleri olabildiğince azalt. İnsanlarla iyi geçin. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Evlilik senin için gıda gibi bir ihtiyaçtır. Çok acıktığın bir anda nasıl davranıyorsan öyle davran; yemek yemeden gözün hiçbir şey görmüyor ya, işte öyle davran. Acıkmadı isen zararı yok, işini kur.
Bu tutumun hiç doğru değil, kan gelecek diye bir kural yoktur. Şeytan seni ve huzurunu dağıtmak için kullanmak istiyor, sil bunu gündeminden.
“Hayırlı” diyorsunuz ama sizin hassasiyetlerinizi gözetmiyor; nasıl hayırlı oluyor o zaman? Anlaşılan siz duygusal davranıyorsunuz. Evliliğin önemini bilen biri bu kadar uzun zaman oyalamaz, oyalanmaz.
Düğün sırasında verilen beş bin Euro, miras dışında bir bağış veya hediye mahiyetindedir. Bu, mirasla doğrudan ilişkili değildir ve miras hakkının yerine geçemez. Halanızın, babasından kalan mirasta şer’î bir hakkı vardır. Düğünde verilen beş bin Euro’nun miras hakkını ortadan kaldırması mümkün değildir. Bu meselede, İslam’ın adalet prensiplerine uygun bir çözüm bulunmalı ve halanızın hakkı teslim edilmelidir. Amcanızın hatalı olduğunu yumuşak bir üslupla ifade edin ve konuyu adil bir şekilde çözmeye çalışın.
Kına gecesinin dini bir boyutu yoktur; sıradan bir toplantı hükmündedir. Bu tür toplantıların ilahiler ve benzeri şeylerle renklendirilmesi gerekmez. Hatta Kur’an tilaveti bile anlamını ifade etmemektedir; yapılmaması daha uygun düşer. Tanışma, ikram ve dua ile biten bir toplantı daha seviyelidir.