Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben evlenmeden önce eşimle birlikte bazı dini hassasiyetlerimizi net bir şekilde karşı tarafa ilettik. Örnek olarak: Kına yapılabilir ancak sadece kadınlar arasında ve mahremiyet kurallarına uygun olmalı. Kız çıkarma olabilir fakat kesinlikle silah sıkılmamalı çünkü haramdır. Düğün salonu tutulabilir ama kesinlikle müzik çalınmamalı. Bu hususlara dikkat edilmesi adına Elhamdülillah ciddi anlamda emek ve para harcadık. Ancak kına günü mekâna vardığımızda maalesef kız tarafı müzik çalmaya başlamıştı. Üstelik silah atışları da oldu. O günün öncesinde de bu kuralları defalarca açıkça belirtmiştik. Ben bu günahları asla kabul etmek istemiyorum, eşim de aynı şekilde bu konuda çok net. Bu olayda bizim sorumluluğumuz nedir, bu günahlar bize yazılır mı? Ayrıca insanlar neden dini hassasiyetlerimizi anlamıyor, neden kayınpederim bile bu konuda saygısızca davrandı? Bundan sonra bu gibi durumlara sebep olan kişilerle ilişkilerimde nasıl bir yol izlemeliyim? Bu tür davranışlara karşı içimde büyük bir soğuma oluştu, bu duygularımı nasıl yönetmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sadece kadınların kendi aralarında izleyecekleri zilsiz def için müzik olarak caiz denebilir. Bunun dışında müziğin caizi yoktur. Direnin, Allah sizi rızasından ayırmasın. Size dualar ederiz.
Kıymetli kardeşim, bahsettiğin durumda yanlış olduğunu kabul etmemiz gereken durumlar olduğu açık. Sen de gereken hassasiyeti çok güzel bir şekilde ifade etmişsin. Bu çizgini koru. Bunun kişisel bir savaş olmayıp yuvanı koruma ve duygularını yatıştırma girişimi olduğunu, bunun çok doğal olduğunu ve zaten bundan başka bir ihtimalin de gayet sağlıksız olacağını yine aynı doğru üslup ile eşine ilet. Sabırlı ol. Dua et. Allah'ın sana yardım edeceğini umarız. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Kıymetli kardeşim, elbette ki meramını ifade edip rahatsız olduğun bu duruma müdahale etmelisin. Ama bu durum kadar önemli olan bir diğer durum da bunu en güzel bir dille ifade edebiliyor olman. Meramını ve rahatsızlıklarını, karşı tarafı incitmeden, kabul edilebilir bir şekilde ifade etmek büyük bir sanattır. Ve her Müslümanın bu sanatı becermesi gerekir. Siz de bu konuda gerekirse konuşmalar hazırlayıp en güzel şekilde ifade etmeye çalışın. Empatik, ben dili kullanılarak yapılan bir konuşma inşaallah etkili olacaktır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bacım, bu hususta senin haklı olman bir şey değiştirmiyor. Benim kanaatime göre sen olduğu gibi haklısın ama sana hakkını verebilecek bir merci yok ne yazık ki. Sabretmeni söylemekten başka bir sözüm olmuyor, cevabın sana sıkıntı üretebilir. Allah yardımcın olsun.
Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.
düğün konusundaki diğer fetvalar
Rabbimiz hepimizi razı olacağı şekilde yaşamaya muvaffak kılsın. Düğün, nişan, söz imtihanlarımızdan biridir. Söz, nişan ya da başka bir sebeple de olsa mü’min bir hanımefendi mahremi olmayan bir erkeğin önüne hangi elbise ile çıkabilirse o kıyafet tercih edilmelidir. Beden ayrıntılarını göstermeyen, erkekler için albenili görüntü oluşturmayan kıyafet olması gerekmektedir. Düğün ya da nişanın karma olması caddede yürüme gibi olduğunda yani kimsenin kimseye dikkat etmediği ve dış kıyafet açısından korunaklı olduğunda sakıncası olmaz biiznillah. Düğün, nişan, söz ortamında bunun ne kadar sağlanabileceğine göre karar verebilirsiniz. Allah yardımcımız olsun.
Evlilik senin için gıda gibi bir ihtiyaçtır. Çok acıktığın bir anda nasıl davranıyorsan öyle davran; yemek yemeden gözün hiçbir şey görmüyor ya, işte öyle davran. Acıkmadı isen zararı yok, işini kur.
Bu tutumun hiç doğru değil, kan gelecek diye bir kural yoktur. Şeytan seni ve huzurunu dağıtmak için kullanmak istiyor, sil bunu gündeminden.
“Hayırlı” diyorsunuz ama sizin hassasiyetlerinizi gözetmiyor; nasıl hayırlı oluyor o zaman? Anlaşılan siz duygusal davranıyorsunuz. Evliliğin önemini bilen biri bu kadar uzun zaman oyalamaz, oyalanmaz.
Düğün sırasında verilen beş bin Euro, miras dışında bir bağış veya hediye mahiyetindedir. Bu, mirasla doğrudan ilişkili değildir ve miras hakkının yerine geçemez. Halanızın, babasından kalan mirasta şer’î bir hakkı vardır. Düğünde verilen beş bin Euro’nun miras hakkını ortadan kaldırması mümkün değildir. Bu meselede, İslam’ın adalet prensiplerine uygun bir çözüm bulunmalı ve halanızın hakkı teslim edilmelidir. Amcanızın hatalı olduğunu yumuşak bir üslupla ifade edin ve konuyu adil bir şekilde çözmeye çalışın.
Kına gecesinin dini bir boyutu yoktur; sıradan bir toplantı hükmündedir. Bu tür toplantıların ilahiler ve benzeri şeylerle renklendirilmesi gerekmez. Hatta Kur’an tilaveti bile anlamını ifade etmemektedir; yapılmaması daha uygun düşer. Tanışma, ikram ve dua ile biten bir toplantı daha seviyelidir.