Fetva Meclisi
Soru
Hocam halam, yaklaşık otuz yıl önce evlendiğinde amcam kendisine düğün hediyesi olarak beş bin Euro vermişti. Yıllar geçti ve şimdi halam, babasından kalan mirastan kendi hakkını istiyor. Ancak amcam, "biz sana yıllar önce yeterince para verdik, mirasta hakkın yok" diyerek buna itiraz ediyor. Düğün hediyesi ile babadan kalan mirasın ne ilgisi olabilir? Otuz dönümlük, milyonlarca lira değerindeki tarlalardan sadece beş bin Euro verilmesi Allah katında adalet midir? Ayrıca, bu miktar için kur farkını gözetmemiz doğru olur mu? Bu durumda kim haklıdır? Sülalemiz büyük bir çatışmanın eşiğine gelmiş durumda. Lütfen yardımcı olun. Allah’ın rahmeti üzerinize olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.
Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.
Evet, o malın size intikali sizin için tertemiz helale dönüşme nedeni olmayacaktır. Siz Müslüman olmayan kardeşlerinize de bırakmayın hissenize düşen o malı. Payınızı alın. Onu iyilik yapılacak kurumlara veya kişilere verin. Böylece en iyisini yapmış olursunuz.
Miras öldükten sonraki alınan maldır. Ölmeden önce babadan alınan miras değil hibedir. Babanın sadece erkek evladına vermesi, kızlarına vermemesi bir zulümdür. Bu zulüm kıyamet günü ondan sorulacaktır. Buna göre babasını düşünen bir evlat ise olana rıza göstermesi, dini alet ederek az aldığını söylememesi daha isabetli olur. Evet, kızların erkekle eşit olması dinen uygun değil ama kızların hibeden yoksun bırakılması da dine uygun değil.
Bir hile yapılmış ve erkek çocuk kollanmış ise kesinlikle bunu yapan dedeniz vebal altında kalmıştır ve işlediği günahın hesabını verecektir. Erkek çocuklarının kız kardeşlerinin hakkını vererek babalarına yardım etmelidirler. Dayın, “sizin payınızı şeriata göre vereceğiz” demekle bir hakkı kabul etmiş olmaktadır. Bu hakkı vermelidirler. Yalnız bu cevap, tapular verilirken bir kaçırma yapılması üzerine kuruludur. Mahkeme şeriatın takdirinden fazlasını verecek olursa o fazlalık da teyzelerine helal olmaz.
düğün konusundaki diğer fetvalar
“Hayırlı” diyorsunuz ama sizin hassasiyetlerinizi gözetmiyor; nasıl hayırlı oluyor o zaman? Anlaşılan siz duygusal davranıyorsunuz. Evliliğin önemini bilen biri bu kadar uzun zaman oyalamaz, oyalanmaz.
Bu tutumun hiç doğru değil, kan gelecek diye bir kural yoktur. Şeytan seni ve huzurunu dağıtmak için kullanmak istiyor, sil bunu gündeminden.
Evlilik senin için gıda gibi bir ihtiyaçtır. Çok acıktığın bir anda nasıl davranıyorsan öyle davran; yemek yemeden gözün hiçbir şey görmüyor ya, işte öyle davran. Acıkmadı isen zararı yok, işini kur.
Rabbimiz hepimizi razı olacağı şekilde yaşamaya muvaffak kılsın. Düğün, nişan, söz imtihanlarımızdan biridir. Söz, nişan ya da başka bir sebeple de olsa mü’min bir hanımefendi mahremi olmayan bir erkeğin önüne hangi elbise ile çıkabilirse o kıyafet tercih edilmelidir. Beden ayrıntılarını göstermeyen, erkekler için albenili görüntü oluşturmayan kıyafet olması gerekmektedir. Düğün ya da nişanın karma olması caddede yürüme gibi olduğunda yani kimsenin kimseye dikkat etmediği ve dış kıyafet açısından korunaklı olduğunda sakıncası olmaz biiznillah. Düğün, nişan, söz ortamında bunun ne kadar sağlanabileceğine göre karar verebilirsiniz. Allah yardımcımız olsun.
Kıymetli kardeşim, olanlar gerçekten üzücü şeyler. Keşke yapmaları gerekeni yapsalardı, hiç olmazsa verilen sözleri tutsalardı. İnna lillahi inna ileyhi raciun. Bununla beraber geçmişte kalmış bir günahtan dolayı artık sen de çok gerilme. Affet. Allah'tan bağışlanma dile. Kendi hayatına olan olumsuz müdahaleleri olabildiğince azalt. İnsanlarla iyi geçin. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Kına gecesinin dini bir boyutu yoktur; sıradan bir toplantı hükmündedir. Bu tür toplantıların ilahiler ve benzeri şeylerle renklendirilmesi gerekmez. Hatta Kur’an tilaveti bile anlamını ifade etmemektedir; yapılmaması daha uygun düşer. Tanışma, ikram ve dua ile biten bir toplantı daha seviyelidir.