Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Macaristan doğumlu ve daha sonradan Müslüman olan bir hanım olarak sizden bilgi rica ediyorum. Bana babamdan kalan miras tamamen faizli paradan gelmektedir. Bu paranın faizsiz tutarı bilmediğimiz bir miktar olarak bankalara yatırılmış, faizde çalıştırılmış ve para miktarı büyütülmüştür. Babam da bankada evrak getir götür işinde çalışıp maaşını bankadan almıştır. Kendisi de Hristiyan'dı ama Müslüman oldu ve beş yıl sonra vefat etti. Babam hayatta iken birçok defa bu paranın faizli olduğunu ve bana bırakmaması ile ilgili kendisine bilgi verdim. Hristiyan olan abime ve babamın ikinci hanımından olan üniversite öğrencisi Hristiyan çocuğuna eşit şekilde bölüştürülmesini belirttim. Para faizli olduğu için kendim ve iki çocuğuma kullanmak istemiyorum. Konu ile ilgili sizden bana kalan miras hakkını alıp almamam ve benim kullanmam ile ilgili bilgi rica ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Babanız vefat ettikten sonra dedeniz vefat ettiği için siz, dedenize mirasçı olma durumundasınız. Amcalarınız sağ iken de size mirasçılık verilmez. Eğer amcalarınız ve halalarınız babanı da kendi rızaları ile taksime koyarlarsa sakıncası yoktur. Şu anda yapılabilecek de budur.
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.
Şöyle yapmanızı tavsiye edebiliriz size: Paranın faiz bulaşan bölümünü ayırın ve bir vakfa bırakın. Gerisini alıp kullanmanızda sakınca yoktur. Böylece dayınıza da iyilik etmiş olursunuz. Dayınızın bu husustaki vasiyetinin bir değeri yoktur, yok sayabilirsiniz o sözlerini.
Kaynananızın size verdiği borç para, miras olarak geridekilere kalmıştır. Mirasçıları ile bir araya gelip kime ne kadar miras düşüyorsa o paradan tespit edilsin. Daha sonra hakkını helal edenlere ödeme yapmayın. Etmeyenlere de kademeli bir ödeme planı hazırlayın ve yavaş yavaş ödeyin. İzzetinizden taviz vermeyin. Eşinizin kardeşlerinin yaptıkları sizi cennetlik iş yapmanıza engel olmasın. Onların bu davranışına mukabil daha iyi Müslüman olmaya çalışın. Kırılmayın; küsmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Babanızın Almanya Devleti ile olan mali ilişkilerinde, o devletin kurallarını uygulayacaksınız. Almanya Devleti, babanızın dosyasını kapattı ise babanızdan size kalan sizin için helal olur. Babanızın haram karışmış olan malını miras almanız takva açısından sakıncalıdır. Takva açısından sakıncalı olmak demek, yapmasanız daha iyi olurdu demektir. Fedakârlık edip o malı tamamen elden çıkarsanız iyi bir iş yapmış olursunuz demektir. Ancak kardeşlerinizin o malı bölüşüp yemeleri, babanız için mezarda büyük bir sıkıntı iken sizin için o derece bir sıkıntı değildir. Babanızın sağlığında sizin kazancınızı babanıza vererek hayatınızı sürdürmeniz, o zaman düzeltilmesi gereken bir hata idi. Bu da babanızın bir hatası olmuş. Şu anda kalan maldan böyle bir hak talep edemezsiniz. Çünkü böyle bir hak rakamlara vurulamaz. Siz, ahirette kazananlardan olmaya bakın. Kardeşleriniz, böyle bir anlayış gösterebilselerdi faziletli bir iş yapmış olurlardı. Sakın bunu kardeşliği kaldıracak düzeye getirmeyin. Dünya malı için kardeşliği, akrabalığı ezmeye değmez. Herkes ölüp gidecek. Asıl hayat burası değil. Allah size sıhhat ve afiyet versin. Ailenizle huzur içinde yaşayın. Gerisi onların olsun. Bir saatlik huzurlu bir ortam büyük bir servete bile değiştirilmez. Büyük işlere talip olun. Allah'ın katındakine, ahiretteki nimetlere talip olun. Size dualar ederiz.
baba konusundaki diğer fetvalar
Size en yakın müftülüğe gidip dini destek alarak en doğrusunu yaparsınız.
Bir babanın kızına çalışmasını emretmesi ancak açlık şartlarında olabilir. Bunun haricinde böyle bir emir vermesi dinen hakkı olmaz. O bir nebze size karşı nazını kullanıyordur. Bir kere babanıza karşı hırçınlığa asla yanaşmayın. Sözlü ve nazla çözmeye gayret edin. İkinci olarak da kızlara ders verme imkânını değerlendirebiliyorsanız onu yapın. Üçüncü olarak da açıkça bir harama iliştiğinizi anladığınızda kimseyi dinlemeyin ve evinize çekilin. Dördüncü olarak, babanızın sizi bir medreseye göndermemesi itaat edilmesi gereken bir emri durumundadır. O duruma itiraz edemezsiniz. Buna göre ortalama kararı siz verin.
Babanın kesin olarak eksik kalan ibadetlerini hesaplayın. Şüpheli olmasın. Verilmemiş şu kadar yıl deyin. Kesilmeyen kurbanların kesilmesi diye bir şey yoktur. Onun yerine kurban parası kadar sadaka verilebilir. Fitreleri de o yılın miktarı üzerinden verebilirsiniz. Zekâtta ise zaman aşımı yoktur, verilmeyen zekât verilir. Ne kadar borcu olduğunu hesaplamanız gerekir. Tahmini olmaz.
Babanızın sofrasına oturmanız, bir kız çocuğu olarak sizin için vebal oluşturmaz. İnşaallah babanızın maaşı da olduğu gibi haram değildir. Maaşın bütününü haram yapan bir noktadan değil de içinde harama bulaşan noktasından bakarız meseleye. Ciddi bir tevbe ile inşaallah kapanır günah. Allah’a emanet olunuz.
Para gönderen kardeşler, “babamızın gönlü olsun, rızasını kazanalım” amacıyla gönderdi iseler, gönderdikleri parayı babalarına hibe etmiş oldular. Şimdi hibe ettikleri şeyden geri gelmeleri caiz olmaz; o evde payları kadar hisseleri olur. Parayı, arsası babadan biz de ortak olacağız diye gönderdi iseler şu anda hisseleri kadar evin ortağıdırlar. Onların ortak olduğu hisse mirasa dâhil olmaz. Babalarına borç verdi iseler, mirastan o borç geri alınabilir. Şüphesiz bu üç ihtimalde de ilk para gönderme anındaki niyet önemlidir. O niyeti de ancak Allah Teâlâ bilir. Herkes niyetine göre Rabbinin huzurunda hesap verir. Ya da bir belge veya şahit getirerek durumu ispat ederler.
Şöyle: Çocuk, baliğ olmayana diyoruz. Bunu da on beş yaşı olarak tespit edebiliriz. Babası zengin olan çocuğa zekât verilemez. Çünkü babası onun geçimini temin etmekle yükümlüdür, o da zengindir. Babası fakir olan çocuğa ise yaşı ne olursa olsun zekât verilir. Çocukluk bittikten sonra ise babasının fakir veya zengin olması önemli değildir. Baliğ olduktan sonra kendisinden kendisi sorumludur; fakirse zekât alabilir.