Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim babam birkaç ay önce emekli oldu. Primleri tamamlandığında “askerlik” dönemi eksik çıktı. Askerlik dönemine ait evraklar bulunamaması sebebiyle muhasebecisi, on bin TL ödeyerek emekli olacağını ve maaşı hak edeceğini söyledi. Babamı uyardığım halde on bin TL’yi ödemek için bankadan kredi çekti. Bu parayı kenara koyduğumuz birikimle tamamlayabilirdik. Ben kız çocuğuyum ve geçimimi babam sağlıyor. Biz şu an her ay emekli maaşını kullanarak haram mı yiyoruz? Bu arada banka kredisi taksitleri hâlâ ödenmektedir. Biz bu durumu, bu parayı nasıl temizleyebiliriz? Babam oldu bir kere deyip anlattıklarıma ikna olmuyor. Müftülük konuyla ilgili din işleri dairesi başkanlığına yönlendirdi ama sizden istifade etmeyi ve konuyla ilgili yol göstermenizi ve bize yardımcı olmanızı çok isterim. İstanbul’da karma okullarda basit eğitimlerden geçtik. İslam ahlakını sizin kitaplarınızla öğreniyorum. Yüce Rabbim hizmetinizi daim kılsın, kabul etsin inşallah. Size de, bizlere de mağfiret etsin. Rabbim sizden razı olsun. Hürmetlerimle.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Devletin böyle bir durumda geri alma gibi bir uygulaması bildiğimiz kadarı ile yoktur. Hizmeti esnasında bir kusuru olmadı ise eldekilerin tamamen iade edilmesinin gerekli olmadığını zannederiz. En baştaki hata için ise istiğfar etmelidir. Bundan sorasını da takva üzere yaşarsa inşaallah sıkıntı olmaz.
Selamünaleyküm. Böyle bir durumda kızın babasının, kız tarafından ikna edilmesinden başka makul bir çözüm yoktur. Kız babasını ikna etsin; yalvarsın yakarsın ikna etsin. Madem o da senin gibi düşünüyor, yapsın!
Böyle bir iddianın ispatı zordur. Bir insanın imanı ile alakalı hüküm, gençlerin şans oyunu oynar gibi tercih yaparak belirleyebilecekleri bir basitlikte görülemez. Allah muhafaza buyursun, bir mü'mine küfür damgası vurmak, kâfire mü'min demekten aşağı kalır değildir. Babanızın imanını zedeleyecek, kazancını haramlaştıracak başka bir sıkıntısı yoksa sadece o nedenle küfür ehli olduğunu söylemeyi yanlış buluruz. Sen de takvalığını önce kendinde geliştirmeye bak.
Allah Teâlâ sizi o makama yüceltsin. O MAKAM diyorum zira sözünü ettiğiniz ve temenni ettiğiniz şey bir yüksek makam meselesidir. O makamın sakinleri de Ashab-ı Kiram ve evliya kimselerdir. Keşke siz de biz de o makama yükselebilsek, keşke! Ne yazık ki, aile kurarken bu yüksek makamı dikkate alamıyoruz, daha sonraki temennileri de hayal olarak görüyoruz. Size tavsiyemiz şudur: Bu temenninize birden yükselmeye çalışmayın. Size sadaka kadar aile saadeti de gerekiyor. Uzun sürecek bir eğitim ve mücadeleden sonra bu noktaya gelmeyi hedefleyin. Şimdilik YAPTIĞINIZ VE KULLANDIĞINIZ HARAM OLMASIN yeter. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm.Allah Teâlâ hatalarımızı mağfiret buyursun. Tevbelerimizi korumayı bize kolay kılsın. Kesinlikle alabileceğiniz tek bir kuruşu da bırakmayın onların elinde.
Şöyle yapabilirsin kızım, a- Evlilik için akraba veya değil yerine UYGUN VEYA DEĞİL kuralı getir kendin için. Uygunluk da din ve göz beğenisi üzerine kurulu olsun. Bunalır ve eleme kabiliyetini yitirecek olursan maazallah, kurallarını bir bir düşüreceğin bir evlilik yaparsın. b- Dine hizmet konusunda da önce kendi dinini ayakta tutacağın bir evlilik ilkesi peşinde ol. Sen iyi olursan din, bir kale kazanmış olur zaten ve senin bereketin sen göremeden bile çoğalır. c- Evlilik için yaşa değil de ihtiyaca takıl, ne kadar zarurettir senin için ne kadar da normaldir düzeyine bak. d- Memur olman için senin aile şartlarını bilemediğimden ne ol ne de olma diyebilirim sana. Ama bir harama bulaşmadığın sürece görev yapabilirsin derim. Allah yardımcın olsun.
baba konusundaki diğer fetvalar
Para gönderen kardeşler, “babamızın gönlü olsun, rızasını kazanalım” amacıyla gönderdi iseler, gönderdikleri parayı babalarına hibe etmiş oldular. Şimdi hibe ettikleri şeyden geri gelmeleri caiz olmaz; o evde payları kadar hisseleri olur. Parayı, arsası babadan biz de ortak olacağız diye gönderdi iseler şu anda hisseleri kadar evin ortağıdırlar. Onların ortak olduğu hisse mirasa dâhil olmaz. Babalarına borç verdi iseler, mirastan o borç geri alınabilir. Şüphesiz bu üç ihtimalde de ilk para gönderme anındaki niyet önemlidir. O niyeti de ancak Allah Teâlâ bilir. Herkes niyetine göre Rabbinin huzurunda hesap verir. Ya da bir belge veya şahit getirerek durumu ispat ederler.
Bir babanın kızına çalışmasını emretmesi ancak açlık şartlarında olabilir. Bunun haricinde böyle bir emir vermesi dinen hakkı olmaz. O bir nebze size karşı nazını kullanıyordur. Bir kere babanıza karşı hırçınlığa asla yanaşmayın. Sözlü ve nazla çözmeye gayret edin. İkinci olarak da kızlara ders verme imkânını değerlendirebiliyorsanız onu yapın. Üçüncü olarak da açıkça bir harama iliştiğinizi anladığınızda kimseyi dinlemeyin ve evinize çekilin. Dördüncü olarak, babanızın sizi bir medreseye göndermemesi itaat edilmesi gereken bir emri durumundadır. O duruma itiraz edemezsiniz. Buna göre ortalama kararı siz verin.
Şöyle: Çocuk, baliğ olmayana diyoruz. Bunu da on beş yaşı olarak tespit edebiliriz. Babası zengin olan çocuğa zekât verilemez. Çünkü babası onun geçimini temin etmekle yükümlüdür, o da zengindir. Babası fakir olan çocuğa ise yaşı ne olursa olsun zekât verilir. Çocukluk bittikten sonra ise babasının fakir veya zengin olması önemli değildir. Baliğ olduktan sonra kendisinden kendisi sorumludur; fakirse zekât alabilir.
Evet, o malın size intikali sizin için tertemiz helale dönüşme nedeni olmayacaktır. Siz Müslüman olmayan kardeşlerinize de bırakmayın hissenize düşen o malı. Payınızı alın. Onu iyilik yapılacak kurumlara veya kişilere verin. Böylece en iyisini yapmış olursunuz.
Size en yakın müftülüğe gidip dini destek alarak en doğrusunu yaparsınız.
Babanın kesin olarak eksik kalan ibadetlerini hesaplayın. Şüpheli olmasın. Verilmemiş şu kadar yıl deyin. Kesilmeyen kurbanların kesilmesi diye bir şey yoktur. Onun yerine kurban parası kadar sadaka verilebilir. Fitreleri de o yılın miktarı üzerinden verebilirsiniz. Zekâtta ise zaman aşımı yoktur, verilmeyen zekât verilir. Ne kadar borcu olduğunu hesaplamanız gerekir. Tahmini olmaz.