Fetva Meclisi
Soru
Hocam babam bana para gönderin ev yapacağım köyde dedi. Biz iki kardeş gönderdik. Babam ölünce dört kardeşim de o eve ortak oldular. Para gönderen biz olduğumuz için ise bu bizim paramızla yapıldı diyerek karşı çıktık. Durum nasıl değerlendirilmelidir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayatta iken babanın tasarrufları miras uygulaması görmez. Baba hibe etmiştir ve o hibe ile dosya kapanmıştır. Kardeşin bunda bir hakkı yoktur.
Böyle bir durumda yapılması gerekenler şunlardır: -Eşine nasihat et, faizli bir kazançla hayat kurulmaması gerektiğini güzel dille anlat. -Kayınpederden miras kalan parada faiz olduğunu bilseniz bile onun tüm malı faizle kazanılmış sayılmaz. İçinde helal kazancı da olabilir. Bu kısım/anapara mirasçılar arasında paylaştırılabilir. Diğerleri sevap beklentisi olmadan ihtiyaç sahipleri arasında dağıtılır. -Paranın tamamı faizle kazanıldıysa ve bu kesin olarak biliniyorsa uzak durulması gerekir/alınmaz.
Ablanız babanıza para verirken 'BORÇ' verdiğini belirterek, babanız da 'BORÇ' olarak almamış ise bu bir babaya hibe durumundadır. Anlaşılan da sonuç böyle çıkacaktır. Bir borç sözleşmesi söz konusu ise o takdirde babanız aldığını geri verecektir. Bu durumda borç değil de kızın parasını babaya vermesi şeklinde bir anlayış ortada olduğundan babanızın yaptığında bir zulüm vardır ama ablanızın ahiretini tehlikeye atmamasını tavsiye ederim. Eğer babanız buradaki haksızlığa göz yumuyorsa işi ahirete havale ediyor demektir. Ablanız alacağını orada alsın, daha kârlı olur. Allah'a emanet olun.
Bir insan ölmeden malını miras gibi taksim etmemelidir. Miras, ölümden sonrasına kalsa daha iyi olur. Evlatlardan birinin Kur'an'ın hükmüne itiraz etmesi onun bileceği bir iştir; mesele iman meselesidir. Siz karışmayın. Kalan size helaldir. O yasal bir güç kullanıp malına haram karıştıracaksa onun bileceği bir durum.
Miras öldükten sonraki alınan maldır. Ölmeden önce babadan alınan miras değil hibedir. Babanın sadece erkek evladına vermesi, kızlarına vermemesi bir zulümdür. Bu zulüm kıyamet günü ondan sorulacaktır. Buna göre babasını düşünen bir evlat ise olana rıza göstermesi, dini alet ederek az aldığını söylememesi daha isabetli olur. Evet, kızların erkekle eşit olması dinen uygun değil ama kızların hibeden yoksun bırakılması da dine uygun değil.
Selamünaleyküm. Bu para size intikal etikten sonra onu harcamanız ilke olarak caizdir. Takva olarak ondan arınma yönü de vardır ama fetva olarak harcayabilirsiniz. Dolayısıyla hacca da gidilebilir. Kendi paranızı biriktirirseniz evla olanı yaparsınız.
baba konusundaki diğer fetvalar
Babanızın sofrasına oturmanız, bir kız çocuğu olarak sizin için vebal oluşturmaz. İnşaallah babanızın maaşı da olduğu gibi haram değildir. Maaşın bütününü haram yapan bir noktadan değil de içinde harama bulaşan noktasından bakarız meseleye. Ciddi bir tevbe ile inşaallah kapanır günah. Allah’a emanet olunuz.
Şöyle: Çocuk, baliğ olmayana diyoruz. Bunu da on beş yaşı olarak tespit edebiliriz. Babası zengin olan çocuğa zekât verilemez. Çünkü babası onun geçimini temin etmekle yükümlüdür, o da zengindir. Babası fakir olan çocuğa ise yaşı ne olursa olsun zekât verilir. Çocukluk bittikten sonra ise babasının fakir veya zengin olması önemli değildir. Baliğ olduktan sonra kendisinden kendisi sorumludur; fakirse zekât alabilir.
Bir babanın kızına çalışmasını emretmesi ancak açlık şartlarında olabilir. Bunun haricinde böyle bir emir vermesi dinen hakkı olmaz. O bir nebze size karşı nazını kullanıyordur. Bir kere babanıza karşı hırçınlığa asla yanaşmayın. Sözlü ve nazla çözmeye gayret edin. İkinci olarak da kızlara ders verme imkânını değerlendirebiliyorsanız onu yapın. Üçüncü olarak da açıkça bir harama iliştiğinizi anladığınızda kimseyi dinlemeyin ve evinize çekilin. Dördüncü olarak, babanızın sizi bir medreseye göndermemesi itaat edilmesi gereken bir emri durumundadır. O duruma itiraz edemezsiniz. Buna göre ortalama kararı siz verin.
Allah Teâlâ babanıza rahmet etsin. Babanızdan kalan malı, varisleri arasında taksim etmeden herhangi bir harcama sadaka da olsa yapmayın. O malda bütün varislerinin hakkı vardır. Hepsinin izin vermesi durumunda öyle bir harcama yapabilirsiniz. Eğer varislerden biri çocuk ise o büyüyene kadar yine harcama yapamazsınız. Önce varislerin payını verin sonra dilediğiniz kadar sadaka verin.
Evet, o malın size intikali sizin için tertemiz helale dönüşme nedeni olmayacaktır. Siz Müslüman olmayan kardeşlerinize de bırakmayın hissenize düşen o malı. Payınızı alın. Onu iyilik yapılacak kurumlara veya kişilere verin. Böylece en iyisini yapmış olursunuz.
Reşit olup kendi düzenini kurana kadar babanın kazancıyla yaşayabilirsin.