Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm değerli hocam. Sabır konulu sohbetinizi dinledim, bir konuda yardıma ihtiyaç duyuyorum, size danışmak istedim; eşim ticari konularda helal-haram konularına titizlik gösteren biri değil maalesef, oğlum da ben de bundan çok rahatsızız, sık sık uyarıyoruz, sonu kavgaya gitmesine ve beğenmiyorsanız gidersiniz demesine varmasına rağmen… Hatta sırf bu yüzden oğlum evi terk etmek istedi, ben yatıştırdım. Evliliğimde şimdiye dek sabretmeyi seçtim, eşimden epey sıkıntılar çektim, evlatlarımdan yüzüm güler diye umudum vardı, maalesef kızımı da 20 yaşında iken şizofreni hastalığının sonucu intiharla kaybettim. Asla isyan etmedim, çok güçlü bir yapım var hamdolsun. Yüzümü bile asmam, insanları sever ve iyi yanlarını görmeye çalışır, bu geçici dünyanın imtihandan olduğu bilinciyle moral bulur Allah’a sarılırım. Geçimimizi sağlayan eşime dua ediyorum; iman gücünü, Allah korkusunu içinde hissetmesi ve ona göre davranması için. Ama dualarım yeterli gelmiyor sanırım. Haram yediriyor bize, mesela bankadan kredi çekiyor devamlı, ya da sattığı kusurlu malın kusurunu açıklamıyor müşteriye… Ne yapmam lazım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu anlattıklarınızın ne kadar tek taraflı/adil olduğu sizin mesuliyetinizdedir. Ancak bu anlattıklarınızla bir yuvanın sürdürülmesi zordur. Yarın harama kayma ihtimaline rağmen bir işi sürdüremeyiz. Yöre kültürü gibi bir nedenle dünya ve ahiretimizi batıramayız. Aile büyüklerinizle geniş bir istişare yapın, onun ailesinden de katılanlar olsun. O istişarede size ve ona bir çare üretilemezse ayrılma sürecini başlatın. Eğer size kendinizi düzeltmeniz gereken hususlar iletilirse siz de kendinizi düzeltin.
Aleykümselam. Eşinizin o denli uzun bir zaman evden uzak kalması normal değildir. Belli bir noktadan sonra dayanamamanız tabiidir. Eşinizle durumu konuşun, gerekiyorsa ülkenize dönün, daha ucuz bir iş bulun ama tabii ortamda aileniz sürsün.
Selamünaleyküm. Eşinizin ailesi ile ilişkilerinizin ilerlemesi mecbur olduğunuz bir görev değildir. Mesafeli durabilirsiniz, vebale girmezsiniz. Sizi çalışmaya sevk eden bir eşin sizin üzerinizdeki hakları da tartışma konusu yapılabilir. Boşanmayı rahat kullanmayın, sabırlı olun. Aile büyüklerinizden bir iki kişi ile istişare ile yol almaya çalışın. Eşinizin de bulunacağı oturumlarda durumu değerlendirin. Boşanmak ise sonuç razı olun. Evet, bu durumda çocuk olmamasını düşünmekte -anlattıklarınıza bakıldığında- haklısınız.
Bacı, beklentilerinde haklısın, bir itirazım yok ama iki çocuktan sonra önceliğini ailenin ayakta kalmasına vermelisin. Bu tartışmalar aileni bitirir hatta seni dininden bile soğutabilir. Direkt haram olan bir şeyi istemedikçe itiraz etmemelisin. İyi bir eş, gönül yapan bir kadın olursan zamanla eşin senin beklediğin gibi olabilir ama aksini düşünmeye bile gerek yoktur. Kanaatim bu şekildedir. Allah yardımcın olsun. Âmin.
Selamünaleyküm. Bir kere bu durumu sizden başkasında olmayan bir sıkıntı olarak görmeyin. İman eden her mü'min insan, benzeri sıkıntılarla bu hayatı yaşar. Bunun alternatifi yoktur. Peygamberlerin hayatını dinlemiyor musunuz? Onların çektiklerine bakmamız gerekir. Biz, onların çektikleri yanında saray çocuğu gibiyiz. Önce bu bakışınız değişsin, kendinizi gereksiz yere helak etmeyin. İkinci olarak da, bedeninizin milim milim büyüdüğü gibi mü'min şahsiyetiniz de milim milim gelişecektir. Bir günde olgunlaşmayı beklemeyin. Sabırlı olun. Size düşen, yılmadan direnerek sabretmektir. Usanmayın, devam edin direnmeye. Ancak böyle yaparsanız şeytanı mağlup edebilirsiniz. Okumaya gelince de, bir ilmihal kitabı bulup onun abdest ve namaz bölümlerini didik didik edin. Defalarca okuyun. Hem bilginiz gelişsin hem de okuma zevkiniz. Namazlardan sonra dua etmeyi ihmal etmeyin. Son olarak da sizin dertlerinizden anlayacak bir arkadaş grubuna katılmanız iyi olur. Onu araştırın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu sıkıntıyı abartırsanız siz de tipik bir babaanne olursunuz genç yaşınızda. Biraz görmezden gelin. Aklı yerinde diyorsunuz ama o yaşta insan genellikle çocuk olur. Sabredip kazanmak zorundasınız. O sizin anneniz yerindedir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşinizle açık ve kesin bir konuşma yapın. Çalışmamanız konusunda diretecekse yol varken geri dönmelisiniz. Bu sorun aranızda büyür ve sizi de onu da perişan eder. Erkenden netleştirin durumu. Kreşte çalışmanız mümkündür ve dinen sakıncası genellikle olmaz. Erkenden konuşun, anlaşın ve bu anlaşmanıza aile büyüklerinizi şahit tutun.
Selamünaleyküm. Göğüslerinizi ilaç ve takviye gıdalarla büyütebiliyorsanız bunda bir sakınca yoktur. Ameliyat dışında bir çare yoksa bunun için de ‘daha güzel görünür olma’ gerekçe değildir. Mesela evlendiğinizde çocuğunuza süt emzirmede zorlanma gibi bir neden bulunmalıdır. Bunu araştırın. Ameliyat nedeniniz ‘güzel görünme’ üzerinde olmasın. Şunu da sakın unutmayasınız: Dertsiz kul yoktur. Herkes derdi ile imtihandadır. Esasen de çaresi olmayan bir dert yoktur. Kul, araştırır, uğraşır!
Aleykümselam. Şirketini ilgilendiren alan ve konularda takip edebilirsiniz ama mahrem alanlarına girdiğinizde caiz olmayanı yapmış olursunuz.
Aleykümselam. Öncelikle geçmiş olsun, Allah Teâlâ beterinden muhafaza buyursun deriz size. Bu sistemdeki hiçbir ceza o kişiyi temizleyebilecek bir ceza değildir. Siz elinizden gelen o olduğu için onu mahkemeye havale edin. Yoksa suçunun cezasını çekeceği bir yer olarak görmeyin o işlemleri. Sizinle asıl mahkemede buluşacak bir gün. İnşaallah o zamana kadar nasuh bir tevbe ile tevbe eder ve kurtulur. Yalnız şunu da biliniz: Erkek görevlinin bulunduğu bir etüt merkezine kızınızı gönderdi iseniz bu işte sizin de vebaliniz vardır. On yaşında bir kızı erkek öğretmenin önüne koymanızda mecburiyet yoktu. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Selamünaleyküm. Hamile kalmamak için eşten izin istemek gerekir. Sakıncalı olan odur. Yanlış yapmadınız, taktik yanlışı yaptınız. Sakın aldırmaya yanaşmayın. Bir bayan olarak eşinizi ikna etmelisiniz, edebilirsiniz de.