Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir evlilik görüşmesinin içindeyim. Aileler tanışıp bazı konuları netleştirmek için bir araya gelme kararı aldılar ama bazı sorunlar ortaya çıktı. Ben Cerrahpaşa’da okuyorum ve ailemle beraber kalıyorum ancak ailemin İstanbul’da kalması geçici. Kardeşimle beraber üniversite kazanınca onlar da okullar bitene kadar İstanbul’a geldiler. Benim okulumun bitmesine daha üç yıl var. Ailem seneye evlilik olunca kız ve erkek kardeşimin de benimle kalmasını istiyor. İkinci bir ev için durumumuz maddi açıdan yok. Karşı tarafsa ev üstüne ev olmaz ve gelinle kayınbirader aynı evde olmaz diyor. Durumunuz yoksa senin okulun bitince evlenirsiniz diyor. Bu işi bu kadar uzatmak benim hiç içime sinmiyor. Şu durumda ne yapmak icap eder? Allah rızası için bir yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, baban “olmaz” demedikçe hiçbir sakınca olmaz elbette. Bu açıdan durum normaldir ama şunu da bilmeni isterim: İstanbul cennet değil, oranın da kendine ait sıkıntıları var ve o sıkıntılar seni muhakkak bulacak. Bunu da bilmelisin. Evlenme meselesine gelince, sakın bu hissiyatını karşındakilere sezdirmeyesin, aç kurtları uyandırmış olabilirsin. Senin için dua ederim. Gelebilirsen vakfımıza gelebilirsin, oradaki hanım arkadaşlarınla tanışırsın.
Evlenmek, senin hayatını kökten değiştirecek büyük bir karardır. Fedakârlık güzeldir ama akıllıca ve sınırları belirli olduğunda… Senin de hakkın mutlu olmak, korunmak ve değer görmek. Bu hakkı gözeten bir evlilik olacaksa, Allah mübarek etsin. Ama olmayacaksa, sabretmen kayıp değil, rahmet olur. Doğru adımlar atabilmek için kalbinin sesine kulak verecek kimselerle değil de şu hayatın gerçeklerini dikkate alan ve senin iyiliğini düşünen kimselerle istişare et. Kalbin karışıksa ve istişareler netlik vermiyorsa, istihâre en sağlam yol. "Ya Rabbi, bu kul senin rızana uygun mu? Hayrımı oradaysa kalbimi oraya ısındır, değilse uzaklaştır." diye dua et. Kalbinin eğilimi, yolunu aydınlatır.
Son kararı babanızın vermesi sizin taviz veremeyeceğiniz noktadır. Onun altındaki durumlar haram işlemek düzeyinde değilse de iyi bir durum da sayılmamalıdır. Allah yardımcınız olsun.
Babanızın rızası olmayan bir işten hayır görmezsiniz. Ailenizden birilerini aracı yapın, yalvarın ama onun gönlünü yapın. Babanız, evlilik sizin için artık farz haline geldiği hâlde evlenmenizi engeller ve size evlenebileceğiniz uygun başka bir alternatif göstermezse o zaman sizin istediğiniz evliliği yapmanızda bir sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Hocaefendi,Bu anlattıklarınızın hiçbir tutar tarafı yoktur. Sizde başka bir neden vardır da siz onu keşfedememişsinizdir. Taktiğinizi acilen değiştirin. Önce mü'min bir hanım olmasını yeterli ilk şart olarak belirleyin. Ondan sonra da bedensel zevklerinizi esas alın. Ardından da diğer şartları ele alabilirsiniz. İleri sürdüğünüz şartlarda esnek olmayı da baştan kabul edin. Yanlış yapıyorsunuz, tehlikeli bir iş yapıyorsunuz. Ne aileniz ne de siz; ateşle oynama hakkınız yoktur.
Kıymetli kardeşim, sonunda evlilik düşünmediğin bir ilişki bir oyalanmadır ve kötü niyetlidir. Bunun caiz olmadığı gün gibi açıktır. Sonunda evlilik niyeti taşıdığın ilişkilerinin de ciddi bir şekilde sürmesi icap eder ki bu da aileleri devreye sokup görüşmenin kurallarını gözeterek, gerekli istişareleri istişareye ehil kişilerle yaparak ve bu süreci çok uzatmayarak olur. Allah'a kul olma gibi sorumluluğumuz olduğunu unutmadan bir yol yürümemiz gerekiyor. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
birlik konusundaki diğer fetvalar
Yüzde yüz haklısınız. Sizin gibi düşünüyorum, sizi haklı buluyorum, üstüne söyleyecek bir söz de bulamıyorum. Sadece sizden dua istiyorum. Ben de size dua ederim.
Yerinde bir tespit yapamamışsınız, çok yüzeysel ve kısa vadeli düşünüyorsunuz. Ümmet sizden ve bizim neslimizden oluşmuyor. Dünün yanlışlarını bugün acı olarak yaşıyoruz. Bizim yanlışlarımızı da yarınki nesiller yaşayacak. Onlar sormasa da Allah bir sonraki nesle devrettiğimiz yanlışların hesabını bizden soracaktır. Bu nedenle daha geniş bir pencereden bakmaya çalışınız. Kaldı ki, bölünmek, bir arada olamamak sadece “bölünmek” değildir. Hızlı bir okumayla ele aldığımızda bile bölünmüşlüğümüz yüzünden: a- Kalplerimiz kirlendi, kin ve haset içimizi işgal etti. b- Dillerimiz bozuldu, nezaketimizi kaybettik, tabiiliği yitirdik. c- Herkes her şeyin âlimi oldu, ilme ve birikime saygı kalmadı. Din herkesin keyfine göre söz sahibi olduğu bir alana döndü. d- İç savaşlarımız çoğaldı. e- Allah’a davet ve cihat ertelendi hatta unutuldu. f- Düşmanlara karşı zafiyet ve teslimiyet oluştu. g- Şaşkın ve umudu tükenmiş bir nesil olduk. Bunlar bile yetmez mi bir olamamanın acı sonuçlarını hissetmek için?