Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben Yeni Valide Camii'nde günümüz düğünlerindeki yanlış şeylerden aileleri nasıl vazgeçiririz diye soran genç. Ailemi düğüne ikna edemedim bile. Vaktimin geldiğini de biliyorum İstanbul gibi bir yerde gözümü korusam kalbimi koruyamıyorum. Aileme evlenme vaktimin geldiğini söyledim ancak maddi sıkıntıları öne sürdüler, öğrenci halinizle İstanbul’da nasıl geçineceksiniz dediler. Siz ikiniz orada biz aileler memlekette nasıl olacak dediler. Ufak bir nikâh, düğün masraf dediler hep maddiyat çıktı. Nur-32.ayeti okudum onlara olmadı. Sohbetlerinizi takip ederim onlardan 'iman edenlerin velisi Allah’tır' Bakara suresi 257, rızıkla ilgili Hud suresi 6.ayeti kerime düğünde amaç duyurmak öyle düğün salonuna servet dökmeye gerek yok. Korkmayın ölmeyiz açlıktan rızık Allah’tan dedim, yok olmadı hocam. Çözüm ürettim birinden borç alıyım okul bitince taksitle veririm ona da çevremizde 10 milyar verecek yok dediler. Diğer kardeşlere cevaplarınızı da okudum ana babaya itaatkâr olmak lazım, vakit geldiyse evlenmek lazım, siz aile desteği almadan okuyup kütüphane açmışsınız. Ben anlıyorum Allah’ın izniyle sizi ancak bunları itaatkâr olmamız gereken ana babaya nasıl anlatacağız, nasıl onların gönlünü edip belki de büyük oranda farz düzeyine çıkmış evliliği gerçekleştireceğiz? Çünkü bir akraba kızıyla konuşuyorum memlekete gittiğimde karşılıklı oturup ya da gezip görüşüyoruz. Günah olduğunu biliyoruz da bunların ve nefis daha da ilerisini istiyor içten içe. Evliliğe izin çıkmayınca habersiz evlenip bari günahtan kurtulalım diye gelse de akla aileleri hiçe saymaktan asi olmaktan korkuyoruz. Sıkıştım kaldım bu üçgende. Çok yazdım hocam uzun oldu ama durumun detayıyla sormak istedim. Görüşebilirsem derneğe gelip sizle görüşmeyi bile düşündüm bu konuyu ama bunları anlatınca kızarsınız bana haklı olarak diye çekindim gelmeye de. Rabbim Hakkı Hak batılı batıl bilip öyle yaşamayı cümlemize nasip eylesin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ailenizde itimat ettiğiniz büyüklerinizden biri ile bu yola çıkın. Size yardımcı olmasını söyleyin. O kişinin istişaresi ile yol alın, rahat edersiniz. Eğer evlenmeyi kendiniz için farz düzeyinde görüyorsanız, babanızın bunu engelleme hakkı yoktur ama siz yine de alttan alın ve her iki nimeti de kaçırmayın.
Eşiniz ile olan muhabbetinizi daima sıkı tutun. Siz eşinizin gönlünü yapmakla sorumlusunuz. Diğerleri mecbur olduğunuz bir şey değil. Fakat elbette Müslümana yakışan yumuşak huyluluk bellidir. Başkalarının evliliğinize müdahalesinden dolayı duyduğunuz rahatsızlığı daha stratejik bir biçimde kocanıza anlatıp bu konuda daha dirayetli durmasını sağlamaya çalışın. Siz de bu süreçte ona destek olun. Yorulunca ayağa kaldırın. Enerjik olun. Başkalarına olan tepkiselliğinizi de biraz kısıp kendi huzurunuza odaklanın. Bazen sorunlar onları bir miktar kendi haline bırakarak da çözülür. Bunu da gözetin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Sizi tebrik ederim; Rabbinize yönelmeniz, O'nun kapısına dayanmanız ne büyük nimettir. Yolunuz mübarek olsun. Varacağınız yer cennet olsun. Sizi de eşinizi de tebrik ederim. İntihar eden kardeşiniz için yapacak bir şeyiniz yoktur. Ümit ederiz ki, cinnet geçirmek gibi bir nedenle intihar etmiş olun. Aksi takdirde aheritini yakarak gitti. Onu ve olayını unutmanız gerekir. Kardeşinizin akabeniden evlenmeniz de sakıncalı değildir. Söylenenlere takılmayın. Annenizle ilgili tavsiyemiz şudur: Onu üzecek hiçbir iş yapmayın. Sizden bir hata başlamasın. Onun yaptıklarına ve söylediklerine karşı da kulağınızı tıkatın. Telefonlarına bir süreliğine sansürlü bakın. Eşinizi onunla muhatap etmeyin. Zaman geçtikçe o da size karşı kendine çeki düzen verecektir elbette. Sabırlı olun. Şeytan sizin dönüşünüzün intikamını almaya çalışıyor, gayretlerinizi boşa çıkarmayın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Haramı ve hele hele zinayı en ağır ölüm olarak bilmen gerekir. Bile bile annene bir kötülük yapmanın da ondan aşağı kalmaz bir ölüm olacağını bil. İkisinin ortasında da dengeyi kur. Ne harama kay ne de onları üz. Ortası, onların bilmemesi ise onu yap.
Selamünaleyküm. Ortada bir cinnet geçirme hâli görülüyor. Sabredin. Hiçbir şey yokmuş gibi iltifata devam edin. Sabredin. Eşinizi olaydan uzak tutun. Sabredin. Teselli için Kur'an okuyun, yürüyüş yapın. Sabredin. Bir yenilik olarak akraba sayılacak iki üç kişi ile enine boyuna meseleyi konuşun, onlardan akıl almaya çalışın. Sabredin. Seni evden kovsalar, sopa ile dövseler de siz karşılık vermeyin. Sabredin. Bu durumda inşaallah vebal altında değilsiniz. Çünkü ortada bir cinnet durumu vardır. Sabredin. Sabredin...
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Lohusalık, lohusalık kanı bitinceye kadardır. Kan bitmezse KIRK GÜN sondur. Kırkıncı gün bitince kan bitti kabul edilir. Ondan sonra kanama olursa özür durumuna geçilir. Bundan sonra gusülle beraber cima da serbesttir.
Selamünaleyküm. Cemaate katılma şartı diye bir şey yoktur. Mü'min olarak yaşama ve şeytana kapılmama şartı vardır. Bu şart nasıl gerçekleşiyorsa öyle yaşamak en iyisidir. Asıl cemaat, müminlerin namaz kıldıkları, haccettikleri ana cemaattir. Orada kaldıktan sonra ara isimlere takılmaya gerek yoktur. Kabiliyeti olanlar için oraları bir zorunluluktur.
Selamünaleyküm. Kendine özel bütçe kurman hakkındır ama bunu yaparken incitmemek için sonuna kadar diren. İncitmeden yap yapacağını. Ya da incitmemek için sonuna kadar direnip kalbini rahatlat.
Selamünaleyküm. Bizim isteğimiz temennimiz anlamınadır. Allah Teâlâ’nın istemesi ise emretmesi, kader olarak yazması şeklinde anlaşılmalıdır. Kelime benzerliği olarak anlayabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu anlattıklarınızda siz ve Allah Teâlâ baş başasınız. Gerçekten her şeyin tıkanıp tıkanmadığını siz bilebilirsiniz. Öyle hayal etmeniz de mümkündür, gerçekten öyle olması da. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Gerçekten bir ölüm tehdidi, fiilen varsa kredi kullanabilirsiniz. Bu tehdidin boyutu ve realitesi ise sizin kalbinizle Allah Teâlâ arasındadır.
Selamünaleyküm. Bir kere kendinize salih insanların oluşturduğu bir çevre oluşturmanız gerekir; çevreniz size şekil verir. İkinci olarak da, idealin peşinde olun ama mevcut durumunuzu da ölüm kabul etmeyin. Yavaş yavaş ilerlemeyi planlayın. Adım adım yol alırsınız ama uçarak yol alamazsınız.