Fetva Meclisi
Soru
Benim karım zina yaptı. bunu ben zina yaptığı kişinin karısından duydum.mahvoldum şimdi bizim nikahımız düştü mü ayrıca bir daha nikahlanamaz mıyız.ben karımı Allah’a havale ettim. Oda tevbe etti.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 1- Boşamak en tabii hakkınızdır, boşayabilirsiniz ancak, boşadıktan sonra ona müdahale hakkınız olmaz. Belki de onunla siz de zinaya düşebilirsiniz. Çünkü insan boşadığı kadına karşı bir zaman sonra ihtiyaç hissedebilir. Kararınızda bu yönü de düşünün. En ideali onu anne babasına ya da velisi kimse ona teslim etmenizdir. Sonrasına karışmamanız daha iyi olur. 2- Geçmişteki bir afeti irdelemenin yararı yoktur. Gereksiz yere kendinizi helâk edersiniz. 3- Üçüncü kişilere ceza vermeye kalkışmayın. Böyle bir şeye ne dinen ne de kanunen hakkınız yoktur. Gereksiz yere zindanda kalmanıza değmez. Allah'a havale edin işi.
Eşiniz veya bir başka biri hakkında elinizde yüzde yüz bilgi olmadan zina etti dememelisiniz. Çok dikkat edin, dikkatli konuşun. Gerçekten zina varsa eşiniz en çirkin işi yapmış demektir. Allah’ın lanetini üzerine çekecek bir iş yapmıştır. Muhakkak tevbe edip Rabbine yönelmelidir. Onu ikaz edin. Bundan sonra genel ilkeler bakımından da şunu bilmelisiniz: Zina etmiş olması aranızdaki nikâhı düşürmez. Sizin onu boşamanızda da bir sakınca olmaz. Aile büyüğünüz olacak biri ile istişare edin. Karar verdikten sonra da yasal yollardan, elinizi tehlikeye bulaştırmadan boşayın veya iyi bir tevbe ile yaşarsa yolunuza devam edin.
Dipdiri bir tevbe etmen ve o tevbeyi ölünceye kadar koruman yeterlidir. İbadetlerini yap ve Allah’a yakın olmaya bak. Bugün için senin yapacağın budur. Allah seni muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm. Nikâhınız düşmüş değildir ama insanlığınız tehlikededir. Hemen tövbe edin, istiğfar edin, Allah'a dönün. Ölmeden önce kendinize gelin. Cehenneme dayanamazsınız.
Allah’ın en büyük haramlarından biri zinadır. Zina pek ağır bir haramdır. Evli kadının zina etmesi ise daha ağır bir haramdır. Bir erkeğin nikâhında iken zina eden kadınla alakalı hükümleri şöyle özetleyebiliriz: a- Bu kadın, Rahîm ve Ğafûr olan Allah’a sığınıp tevbe etsin. Kalbinin nabzı kadar önemli bilsin bu tevbeyi. Tevbesindeki ciddiyeti meleklere ispat etsin. Kendisini ibadete versin. O çirkinliği sevk eden ortamlara veda etsin. İspat edilmiş ve korunmuş bir tevbe ile yaşasın. b- Çirkinden daha çirkin bir iş olan bu zinası ile kadının nikâhı düşmez. Böyle bir kadının zinasını kocası bildiğinde onu boşama hakkına sahiptir. Çocuklar veya sosyal konum gibi bir nedene binaen boşayamaz bir durum olursa onunla karıkocalığa devam etmesinin dinen bir sakıncası yoktur. Ulemanın ağırlıklı görüşü böyledir. Kadının, bu kabahati tekrarlamak gibi bir duruma dönüştürmesi hâlinde ise erkeğin onu boşaması en azından mürüvvet açısından tavsiye edilir. c- Kesinlikle ve kesinlikle kadın bu rezilliği kimseye söylememelidir. Şeytan onu bu bataklığa düşürdükten sonra yaptığını ona buna anlatarak ikinci, üçüncü, dördüncü kere aynı suçun melekler tarafından kaydedilmesine sebep olmaktadır. Eğer tevbesinde samimi değilse o zaten laneti bulmuş demektir. Tevbesinde samimi ise tevbenin gereği olarak kabahatini gizlemelidir. Bu gizlemeye eşi de dâhildir. Allah Teâlâ ona ömür verir de yaşatırsa tevbe fırsatı da veriyor demektir; fırsatı iyi değerlendirilmelidir. d- Elbette böyle bir faciada nikâhlı erkeğin hakkı bir nebze vicdanı kalmış bir insanı ezip duracaktır. Yani o kadın, eşinin hakkını düşündükçe ezilecektir. Buna denecek bir şey yoktur. Zaten o kadının tevbesini de biz, içine doğru akıp duran gözyaşları olarak anlamaya çalışıyoruz. Elbette ezilecektir. Burada bu kadının eşi ile olan ilişkilerinde eşinin hakkını, onurunu korumayı konuşurken bir de mü'min bir toplumda evli bir kadının zinasının ifşa edilmesi ile oluşacak rezaletin onun eşini de aşıp sayısını Allah’tan başkasının bilemeyeceği kadar mü'min insanı erkeğiyle kadını ile yaralayacağını unutmamak gerekir. Zinanın yayılma sürecinin hızlanmasına sebep olacaktır. Dağ ağırlığında bir suçun çakıl taşı gibi görülmesine neden olacaktır. Meseleyi aile olarak gördüğümüzde, bu ümmetin de bir aile olduğunu unutmadan karar vermeliyiz. e- Kadın gerçekten bu rezilliğin altında ezildiğini hissediyorsa ve boşanmayı kendisi için kurtuluş görüyorsa başka bir gerekçe altında boşanmayı sağlamasını tavsiye ederiz. Ateşe benzin dökmenin hiçbir anlamı yoktur.
Bir kere boşandınız ve evliliğiniz bittiğine göre onu unut, bundan sonrasına gayret et iyi bir evlilik daha yap. Mehir ise onun ilk geceki hakkı idi, ne anlaştı iseniz onu vermeli idiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında ibadet olmayan bir şey bugün asla ibadet olamaz, asla!
Selamünaleyküm. MÜRTED dini terk edip giden demektir. Günah işleyene bu kelime kullanılmaz. Allah muhafaza buyursun, çok ağır bir itham. Elbette en yüksek dağdan yuvarlanmış biri kadar helake gidiyordur ama mürted çok ağır.
Selamünaleyküm. Dedeniz, ölmeden önce malını taksim etme ve dilediği gibi dağıtma yapabilirdi. Öldükten sonra uygulanmak üzere vasiyet etmesinin bir manası yoktur. Mala varis olacak kişiye yönelik bir vasiyet caiz değildir. Eğer ölümden sonrasına intikal edecek bir vasiyet tarzında iş yapmış ise dedeniz varisler itiraz edebilirler.
Selamünaleyküm. Yatak odasının durumu uygun değilse öyle yatmanızda bir sakınca olmaz. Öyle ise de biraz yana doğru yönelin tam kıbleye uzanmamış olursunuz.
Selamünaleyküm. Demek ki size gerçekten kız verilmezmiş. Bir çift itiraza çöktünüz, bu ne biçim gençlik, bu nasıl idrak böyle! Direnin sabredin, yılmayın. Yoksa sizi beğenmeyenleri fiilen haklı çıkarmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Çocuklarının yapması gereken bir şey yoktur. Ekonomik olarak ihtiyaç hissetmeyecek durumda oldukları bir zamanda o evi bir hayra verirlerse inşaallah babalarının affına yardımcı olmuş olurlar ama fıkhen o evi ellerinden çıkarmaları gerekmez.