Fetva Meclisi
Soru
Selamın Aleyküm Nureddin hocam. Hocam ben daha önce de birkaç defa soru sormuştum ve ilgi alakanız için gerçekten dua ediyorum. Hocam ben 24 yaşında bir öğretmenim. Dinimi sonradan öğrendiğim kadarıyla yaşamaya çalışıyorum inşallah. Hocam sizin evlilikle ilgili fetva ve sohbetlerinizden gerçekten çok etkilendim ve Allah’a şükrediyorum karşıma çıktıkları için. Hocam biraz uzun sürecek ama danışmak zorunda olduğum bir meselem var. Hocam ben inşallah dini anlamda adeta kendisine sığınabileceğim bir Müslüman erkekle evlenmek istiyorum. Bundan yaklaşık bir ay önce kendisini sevdiğim bayan yakın bir arkadaşım (o da öğretmen ve dini hassasiyetlere sahip bir kardeşim inşallah) okulundaki bir öğretmen arkadaşının dini anlamda yaşayışını görüp hep beni kendisine yakıştırdığını söylerdi ama bir şakadan ibaretti. Ben de birkaç defa onun köyüne misafir olarak gitmiştim ve ben de orada o bahsettiği arkadaşı görmüştüm ama hiç evlilik gözüyle bakmamıştım. Hocam inanın evliliği ima ettirecek ne bir ortam ne bir bakış hiçbir şey olmadı gerçekten. Nasip kısmet ben gittikten bir süre sonra da o arkadaş arkadaşıma hayırlı bir konuda yardımcı olmasını rica ediyor ve yaşayış tarzını gördüğünü ve o yaşayış tarzına uygun bir arkadaşı olup olmadığı konusunda yardım istiyor ve arkadaşım da bana açılıyor. Hocam bu insan Adıyamanlı, Kürt ve daha önce nişanlanmış ayrılmış birisi. Bunları söylememin nedeni hocam, ben bu insanı gerçekten dini hassasiyetleri konusunda az çok gördüğüm kadarıyla beğendim ama bu nedenler ailemin reddedeceğini düşündüğüm nedenlerdi ama yine de şansımı denemek adına arkadaşıma "Ailemle görüşeyim uygun görürlerse görüşmeye başlarım." dedim. Yaklaşık 1 ay sonra memleketime geldiğimde konu açıldı ve ailem "İnsanları kimliğinden ötürü reddetmek uygun olmaz, gelsin bir çayımızı içsin." dediler. Ben sevindim ve arkadaşımla haber gönderdim. Talip olan arkadaş memleketine tatiline gideceği için yolculuğunun arifesinde bize birkaç saatliğine uğradı ve bence hoş bir ortamda havadan sudan konuşuldu ve gitti. Hocam arkadaş gittikten sonra aileme "Eğer isterseniz şu aşamada, görüşmeye başlamadan reddedebiliriz." dedim. Onlar da (daha çok annem) pek içlerinin ısınmadığını ama kararımın arkasında olacaklarını söylediler. Ben de öyleyse ben bir görüşür tanımak isterim dedim. Biz yaklaşık 2-3 gün telefonda görüştük ve inanın hocam ben kendimi huzurlu ve mutlu hissediyordum çünkü her konuşmasında ayet, hadis ya da dini kaynaklardan referans veriyordu. Hocam belki de çevremde dindar insanlar olmadığı için bu kadar hoşuma gitmiştir. Bilemiyorum ama mutluydum, bir de ailem yanımda olduğu için vicdanım da rahattı. Hocam 3. günün sonunda abime de açılmamız gerektiğini söyledi babam. Tamam dedim. Abim daha Adıyamanlı olduğunu duyar duymaz "Kürt mü?" diye sordu, ben de "Evet" dedim. Abim "Tamam daha konuşmamıza gerek yok, ben ‘hayır’ diyorum." dedi. Hocam ben o kadar şaşırdım ve sinirden güldüm ki. Bizler Müslüman değil miyiz hocam? Neyse bu konuya ayrıca açılmama gerek yok. Abimin olumsuz konuşmalarından sonra annem ve babam sanki ben onları bağlıyormuşum gibi bir açıldılar, onlar da kesinlikle "hayır" diyoruz dediler. Ben o ortamda hissettiklerimi inşallah ahirete saklıyorum hocam. Hocam tüm hissettiklerim bir yana, o insanı ümitlendirmem bir yana, ben aileme dini konuda savunma yaptıkça bana "2 gündür görüştüğün bir insan için ne bu çaba? Aileni mi karşına alacaksın? Demek ki bu olay 2 günlük mesele değil daha öncesi de varmış." Dediler. Hocam neler hissettiğimi bir anlatabilsem. Neyse şu anda tek sırdaşım Allah’ım inşallah, O konuşmadan da anlıyor çok şükür. Her neyse hocam, ben o arkadaşa durumu anlattım ve "Sana yapabileceğim hiçbir mantıklı açıklamam yok. Sadece ana-baba rızası olmadan devam edemem." dedim ve mesele görüntü de kapandı hocam. Hocam o insan için o kadar zor oldu ki. Konuşmalarından anladığım kadarıyla aileme karşı haklı olarak tepkili ve onları anlayamıyor. Hocam benim danışmak istediğim nokta, tahmin edersiniz ki evlilik amaçlı gelen-gidenler oluyor. Ben bu insanı unutamıyorum ama bu konuda hiçbir şey de yapamıyorum. Eğer bana uygun birisi değilse bile bilemiyorum çünkü görüşemedim. Gelenlere de bir şey diyemiyorum. Zihnim çok dağınık olduğu için bol bol dua ile Sırdaşım’la dertleşiyorum. Hocam bana yapabileceğim bir şeyler söyleyin n’olur. Ben evlenmek istiyorum ve inşallah dinimi evliliğimle en güzel şekilde yaşamak ve çevremdekilere olumlu anlamda reklam etmek istiyorum inşallah. Sizi dini anlamda velim gibi görmek istiyorum. Hocam istişare ve istihare kısmını elimden geldiğince güvendiğim insanlarla birlikte yapmaya çalıştım inşallah. Onlardan da olumsuz bir şeyler çıkmadı. Hocam ben inanın bu insan olsun diye bir derdim yok. Ama öyle bunaldım ki çevrem tarafından anlaşılmadıkça şuan kimseyle konuşmuyorum bu konuyu ama yalnız da değilim çok şükür. Cevabınızı merakla ve duayla bekliyorum inşallah. Allah’a emanet olun hocam. Dua ile.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ebeveyninizi üzmemekle çok iyi etmişsiniz; bu size bereket olarak dönecektir. Çok geç kalmış bir yaşta değilsiniz, mevcut durumu abartarak moralinizi çökertmeyin. Şeytan bu yolla sizi ezebilir, çok dikkat edin. Siz, evlenmeye hazır olarak bekleyin, kaderin sizin adınıza yazdığını bir gün karşınızda göreceksiniz inşaallah. Bence konuyu dağıtın, üzerine gereğinden fazla gitmeyin. Farklı meşgalelerle ilgilenin. Kısa bir süre sonra bunu unutursunuz. Allah kolaylıklar versin.
Nikâhtan önceki her süreç bırakılabilir bir noktadır. Hiçbir gerekçe olmadan da bırakabilirdiniz. Bu arada maddi bir hak kaldı ise üzerinizde onu iade edin. Gereksiz yere de kendinizi bununla alıkoymayın. Yoğun bir gün yaşamaya bakın. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Hiçbir insan ardından hayata küsülecek biri olamaz. Kendinizi seviyesi düşük bir konumda tutmamalısınız.
Selamünaleyküm. Hiçbir şey olmamış gibi yola devam edin. Bu bir savaştır, ya şeytan ya siz kazanacaksınız. Kazanan siz olun. Pek çok insan bu bataklığa girdi ama bataklığı benimseyenler batıp gittiler, batmamak için son nefsine kadar sabredenler ise kazandı. Siz kazanan olun!
Selamünaleyküm. Bunu ailenize rağmen onların bilgisi dâhilinde yapın. Onlardan gizli olmasın. Onlar da belki akıllarını başlarına alırlar. 'Okul bitene kadar görüşün seneye evlenirsiniz' diyen aileye karşı mümin kimliğinizi bu şekilde ispat edin. Gizli işte hayır yoktur.
Selamünaleyküm. Yaşınız çok ilerlemiş yani evlilik farz duruma gelmiş bir durumda değilsiniz. Dolayısıyla babanızın reddettiği bir evlilği yapacak ruhsat seviyesinde görünmüyorsunuz. Babanızın yaptığı bir cahilliktir. Yine de sizin babanızı üzecek bir iş yapmanız doğru olmaz. Ömrünüzün sonuna kadar sıkıntı çekersiniz. Bilerek huzurunuzun kaçacağı bir işi yapmayın; kapatın o dosyayı yeni bir nasip için bekleyin.
Selamünaleyküm. Bir kere kendinizi böyle kaypak bir zeminde bırakmayın. İkinci olarak da ailenizden başka büyüklere de meseleyi danışın, onların kararına göre karar verin.
aile rızası konusundaki diğer fetvalar
Kızım, sen önce bir doktora görün; aklının yerinde olup olmadığını kontrol ettir.
Selamünaleyküm. Size 'ateşle oynamayın' demeyeceğim; işiniz yok mu diyeceğim, dertlerle uğraşmak zevk mi veriyor diyeceğim, başkasının kırılmasını kendinin parçalanmasından daha önemli neden tutuyorsun diyeceğim. Şunu bilmelisin: Şeytan, sen onun bir oyununu anlayınca oyundan çekilmedi; bak sana ikinci oyununu oynuyor! Seni merhametinle, insanların incinmemesi ile tuttu. Güzel kardeşim, evlilik saadet içindir. Baştan ağır sorunlarla başlayan bir evlilik ileride kaç yılda düzelecek, sen kaç yıl sabredeceksin. Sana ateşle oynama demiyorum; aklını kullan diyorum. Ve seni bekliyorum. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Aklınızı kullanın, annesini, babasını ezebilecek biri sizi ezmez mi zannediyorsunuz? Bile bile kendinizi hüsrana sürüklemeyin. Nasibinizi daha bereketli bir yerde arayın.
Selamünaleyküm. Evlenmek bir Müslüman için FARZ düzeyine geldiğinde, anne babasının ona mani olması caiz değildir. Babanız sizin durumunuzu ciddi görmüyordur. Anneniz veya sözüne itibar edeceği ikinci kişileri devreye sokun. Haram tehlikesi ile beraber ilahiyat okumanın ne yararı olacağını o da bilecektir.
Selamünaleyküm. Ailenizin onayı olmayan bir iş sizin bu durumunuzda sakınca üretir. Zira sizin karşınızda size teklif getiren taraf 'cek cak' seviyesinde duruyor. Şeceresini ve seviyesini net bilmediğiniz bir kişi. Ailenizle son bir defa görüşün. Size onlar bir plan çizsin. O planda 'yok' ifadesi geçerse bırakın süreç bitsin. Sabır ve teenni bu zamanda size gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Sırlarınızı paylaşmamakla iyi ediyorsunuz. Bu meseleler açıldıkça kapanması zorlaşır. Sizin anlattığınıza göre anneniz pek cahilce bir iş yapıyor. Size şunları tavsiye edebiliriz: a- Sakın anne ile baba arasında hakemlik yapmak, birine taraf olmak gibi bir hataya düşmeyesin. Sakın ha! Kırk yıl bekar kalma pahasına bile olsa bunu yapma! b- Anne veya babanızdan size daha anlayışlı hangisi ise onu kendinize çekin. İkisi arasındaki kavga için değil ama kendiniz için bunu yapın. c- Evliliğinizin vakti geldiği ve sizin için farz olduğunu anlarsanız bunu onlara açıkça söyleyin. Hiç bir şekilde ayıp veya günah değildir bu. Eğer 'bize ne?' gibi bir havaya bürünürlerse bir yakınınızı (amca veya dayı gibi) devreye sokun. Onun yardımı ile evlenin. Dua etmeyi de ihmal etmeyin. Bu bir imtihandır sizin için, muhakkak kazanmalısınız.