Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm muhterem Nureddin hocam. Hocam öncelikle bu iletiyi yazmakta çok düşündüm: “acaba Rabbimin gizlediği bir günahı affedilme ümidiyle kimseye açmamalı mı yoksa işlemekten ve ızdırabından kurtulamadığım bir günahtan kurtuluş için sizin dua ve tavsiyelerinize mi başvurmalıydım.” Ve sonunda sizlerin tavsiye ve dualarını almanın daha iyi olacağı kanaati ağır bastı ve iletiyi yazmaya başladım. Muhterem hocam benim iletim bir fetva sormadan ziyade bir günah ve bu günahın sebep olduğu ızdırabdan kurtulmak isteği. Hocam 25 yaşında, muhafazakar bir ailede yetişmiş, bu yaşına kadar dini bir çevrede, dini eğitim veren kurumlarda eğitim görmüş (kuran kursları, İHL, ilahiyat) namazlarını aksatmamaya çalışan ve elinden geldiğince dini için bir şeyler yapmaya gayret eden bir acizim (öyle bir aciz ki bu kadar eğitime rağmen ilmiyle amel etmekte başarılı olamayan, yaptığı amelleri zorunlulukla yapan, ALLAH aşkını ve imanın lezzetini kalbinde hissedemeyen bir aciz ve günahkar!) Hocam ergenlik çağlarında arkadaş çevresinde başladığım ve bu yaşıma kadar peşimi bırakmayan ve her seferinde bütün vucüdumu pişmanlık ateşiyle kavurmasına rağmen bir türlü bırakamadığım ve defaatle tövbe etmeme rağmen sürekli tövbemi bozup geri döndüğüm bir günahım var ki nasıl kurtulacağımı bilemiyorum. Hocam arkadaş çevremde, aile ortamımda dini yaşamaya gayret eden birisi iken şeytanla ve nefsimle baş başa kaldığımda Sanal göz zinasına ve istimnaya bulaşmaktan kurtulamıyorum. Ve her bakışın sonunda bir münafıklık korkusu kaplıyor içimi ve tövbe ediyorum ama bir süre sonra her şey tekrar baştan başlıyor… Bu halimden dolayı ne arada sırada yaptığım güzel işlerden ne kıldığım namazlardan hiçbir lezzet alamıyorum. (“Namaz kötülüklerden alıkoyar” hadisi şerifi aklıma geldikçe daha da perişan oluyorum) hocam bu günaha bulaşanlara tavsiye olarak söylediğiniz çevre değiştirmeyi uygulamama rağmen internetten dolayı onda da başarılı olamadım. Evlilik çaresini düşünüyorum ama onda da nefsim peşimi bırakmıyor ve “en güzelini bulmalısın, ya değilse yine buralara gelirsin” diye zihnimi kemiriyor. Siz bedenen uyum sağlayabileceğiniz ve hoşunuza giden kişilerle evlenmelisiniz diyorsunuz ama ailem “… Sen dindar olanını seç…” hadisini öne sürerek illa güzel bir bayan olacak diye ısrar etmemem gerektiğini söylüyorlar. Ne yapacağımı bilemez vaziyetteyim. Bir yandan bu şehvet belasından kurtulup mutlu bir yuva kurmak, dinimi korumak isterken bir yandan evlendikten sonra da bu bataklıktan kurtulamayacağım düşüncesi korkutuyor. Ne yapmalıyım? Muhterem hocam yapacağınız azarlama ve tavsiyelerden dolayı şimdiden çok teşekkür ediyor, bu günahkâr evladınızı dualarınızdan mahrum bırakmamanızı istirham ediyorum. RABBİM gençliğin ve aile kurumunun muhafazası için yapmış olduğunuz hizmetlerinizi Âli kılsın ve kabul buyursun inşaallah. Es-selamünaleyküm.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ebeveyninizi üzmemekle çok iyi etmişsiniz; bu size bereket olarak dönecektir. Çok geç kalmış bir yaşta değilsiniz, mevcut durumu abartarak moralinizi çökertmeyin. Şeytan bu yolla sizi ezebilir, çok dikkat edin. Siz, evlenmeye hazır olarak bekleyin, kaderin sizin adınıza yazdığını bir gün karşınızda göreceksiniz inşaallah. Bence konuyu dağıtın, üzerine gereğinden fazla gitmeyin. Farklı meşgalelerle ilgilenin. Kısa bir süre sonra bunu unutursunuz. Allah kolaylıklar versin.
Selamünaleyküm. Ebeveyninizi üzmemekle çok iyi etmişsiniz; bu size bereket olarak dönecektir. Çok geç kalmış bir yaşta değilsiniz, mevcut durumu abartarak moralinizi çökertmeyin. Şeytan bu yolla sizi ezebilir, çok dikkat edin. Siz, evlenmeye hazır olarak bekleyin, kaderin sizin adınıza yazdığını bir gün karşınızda göreceksiniz inşaallah. Bence konuyu dağıtın, üzerine gereğinden fazla gitmeyin. Farklı meşgalelerle ilgilenin. Kısa bir süre sonra bunu unutursunuz. Allah kolaylıklar versin.
Selamünaleyküm. Allah sana gerçeği erkenden göstermiş. Sen de belanı aramıyorsan kaç ve kurtul. Uzak dur. Belana koşarsan da kimseyi kınama daha sonra!
Selamünaleyküm, Bizim itikadımız şöyledir: Ne tür günah olursa olsun, günahından tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Kendinizi buna göre ayarlayın. Siz Rabbinize dönün, gerisini de O'na bırakın. Kalbiniz rahat etsin. Bundan sonrasını daha geniş düşünün. Allah yardımcınız olsun, kalbinize huzur versin. Saliha olmaya sizi muvaffak kılsın.
Aleykümselam.Böyle olması normaldir. Büyük bir imtihan içindeyiz. Yaşınıza göre başınıza gelecek olan böyle bir durumdur. Vaktinizden çok iş üretecek bir program oluşturmalısınız. Uyumaya bile vaktiniz kalmayacak şekilde iş üretin, çalışın, gezin ama boş kalmayın. Arkadaş çevrenizi de yenilen ve büyütün. Duayı unutmayın.
Selamünaleyküm. Bu yaşta sizin kendi evlilik işinizi görmeniz gerekir. Aileniz destek olmuyorsa siz kendi işinizi görün, böylece onlar yanlış yaptıklarını anlamış olsunlar. Siz, işinizi onlara havale ederek, onları doğrulamış gibi oluyorsunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Tevbe geçmişi siler, temizler. Samimi ve sürdürülen bir tevbeden sonra herkes temizdir, evlenebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Siz bir hile yapmadıktan sonra onun rızası ile anlaşmanızda bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. O miktar parayı onun adına bankaya yatırın, görüşmeyin. Böylece hak kalkar, rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Yolculuğunuz mübarek olsun. Günahlarınızdan mağfiret edilmiş olarak dönmeye muvaffak kılınasınız. Yolculuk durumunda Sünnet'lerin kılınıp kılınmaması üzerine sonucu etkileyecek ciddi bir ihtilaf yoktur. Nihayetinde, durumu müsait olmayanın kılmayabileceği ve kılmamakla da bir kaybı olmayacağı konusunda fikir birliği vardır. Durumu müsait olanın kılmasında ise vebal vardır da denmiş değildir, mesele Sünnet'e karşı bir edep dışılık olur mu şeklinde anlaşılmalıdır ki, hele Mekke ve Medine'de kılın kılabildiğiniz kadar. Allah kabul buyursun. Lütfen bu kardeşinizi de duadan unutmayın. Hususi duanızı beklerim.
Selamünaleyküm. Sisa ile kastınız Mekke'deki ŞİŞE semti ise orası Mekke olmakla beraber HAREMİ ŞERİF sınırları dâhilinde değildir. Bu söz ora için geçerli olmaz.
Selamünaleyküm. Bu nedenle sizin yuva dağıtmanız gerekmez, o kendi işinin vebalini yüklenecektir. Siz ısrarla böyle bir işe razı olmayacağınızı söyleyin. Bunu bir ayrılma nedeni yapacaksa o yapsın. Allah size sabırlar versin.