Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Değerli hocam, çok şükür ölmeden yazdım, inşallah ölmeden de cevabınızı okurum. Çok fazla uzatmadan sizi de sıkmadan derdimi paylaşayım. Öncelikle o kadar insanın derdini okuyup fetva veriyorsunuz ya hocam, Allah razı olsun. Zaten size hayranım daha da hayran oluyorum. Değerli hocam, ben 29 yaşında güvenlik görevlisi olarak çalışan, dışarıdan bakıldığında kalıbının adamı sanılan, Mü’min zannedilen acizin-günahkârın tekiyim. Üstelik namazında, teatinde olmaya çalışan, cemaate önem veren, zaman zaman zikirle meşgul olan biriyim. Bu anlamda kendimi geliştirmek için de İmam Gazali’den, Ömer Nasuhi Bilmen’e kadar gerek fıkıh kitapları, gerek ilmihaller okuyor siz değerli hocalarımı da severek takip ediyor ve sohbetlerinizi dinliyorum. Hocam geçtiğimiz 26 Mayıs’tan itibaren evliyim. Eşim 25 yaşında. Eşimle ilk 5 ay yakınlık kuramadık, daha yeni yeni yakınlaşıyoruz çok şükür; fakat çok iç açıcı bir evliliğimiz yok maalesef. Zaman zaman hep bir çekişme, tartışma, küsme, ayrı yatmalar var. Görücü usulü olmasından mı bilemiyorum. Hocam asıl mesele; manevi anlamda her şey yolunda giderken, bekârlık döneminden kalan bir sorunum, son zamanlar da musallat olan hatta psikiyatriye bile gitmeyi düşündüğüm derdim var. Birincisi af buyurun porno izleyip kendi kendime ihtilam oluyorum. Defalarca tövbe edip tekrar yaptım. Pişman oluyorum yine yapıyorum. Mesela 1-2 ay internete girmeme rağmen olmuyor ama nefsime yeniliyorum yine yapıyorum. Bu konuda işlediğim günahın, ahlaksızlığın farkında olmama rağmen yapıyorum ya hocam kahrediyor beni. İkincisi de; daha öteki derdimi üzerimden atamadan bir de bu eksikmiş gibi, bundan 4 sene önce konuştuğum sevdiğim evlilik planları yaptığım fakat olmayan bayanla tekrar karşılaştık. İlk seferde uyardım, görüşmeyi bırak konuşmak bile felakete götürür dedim, kestirip attım. Fakat 2-3 hafta sonra mesaj atıp niyetinin kötü olmadığını söylüyor. Şeytan öyle tuzaklarla geliyor ki hocam; çok matah bir şeymiş gibi mesajlaşıp telefonda konuşuyor eski günleri hatırlıyoruz. Evli fakat eşinden pek de muzdarip ve bir de 2 yaşında kızı var hediye bile aldım. Bir şekilde verdim kendisine. Diğer türlü yakınlaşmaktan korumaya çalışıyorum kendimi ama başarabilir miyim Rabbim biliyor. Bunun hata olduğunu bile bile içimden hep hal hatır sormak, şiirler yazıp göndermek geliyor. Tövbe ya Rabbim! Hatta geçmişte olmayan evliliğimiz ilerde olur mu acaba diye geçiyor içimden. O zamanlar çok değer vermiştim çünkü. Hep şeytanın fısıldamaları zaten bununda bilincindeyim. Bunları güzellik olsun diye değil hocam rezilliğimi anlatıyorum size. Gönlüme, nefsime söz geçiremiyorum, kontrolümü kaybetmekten korkuyorum. Hocam son alarak da çok sinirliyim, eşimle kavga ettiğimiz zamanlar da bile kendimi kaybetme noktasına geliyorum. İşte hocam bu üç insanlık acziyetimi yatsı namazına durmadan önce paylaştım sizinle. Görüşleriniz ve fetvanız çok önemli benim için. Ben ne yapıyorum kıymetli hocam, hasta mıyım neyim? Ne olur Allah rızası için yardım edin. Hidayet Allah’tan, vesile ve yardım siz değerli hocamdan olur inşallah. Şimdiden Rabbim razı olsun. Selam ve dua ile…
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bir kere eşinle olan ilişkilerinin sıkıntılı olmasında senin payının büyük olduğu anlaşılıyor. Sadece senin burada anlattıklarından bile sorunun senden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Buna göre de önce senin kendini düzeltmen gerekmektedir. Evli bir bayanla bu tür görüşmeler yapman korkunç bir hatadır. Başka birisinin senin hanımınla böyle görüşmesini nasıl kabul edecektin? Bunu iyi düşün. Çok acilen; - Semtini değiştir. - Ek bir iş daha bul ve en az on iki saat çalış. Kendine boş vakit bırakma. Arkadaş çevreni yenile. Daha aktif olan arkadaşların olsun. Onlarla geziye çık. Ya da eşini al, eşinle gezilere çık. Her ay, iki gün İzmir'i terk et. - Eşinin cazibesini artıracağı işler yapmasını sağla. Bedenine baksın. Alıcı olmaya çalışsın. Ve sen eşinin her temizlik döneminde en az yedi-sekiz kere gerekiyorsa daha fazla ilişkiye gir. Her ilişki, bir saatten az sürmesin. - Ayda bir kere teheccüde kalk ve dua et, Kur'an oku. - Bunun için bir psikiyatriye git muhakkak. Tavsiyelerine uy.
Selamünaleyküm. Yazınızda ters veya hayata yabancı bir şey bulamadım. Tam aksine sanki binlerce senelik tarihin gözümün önünde film gibi aktığını hissettim. Sanki Peygamberlerin hayatlarından farklı bir kesit önüme gelmiş gibi oldu. Gerçekleri izledim tam anlamıyla. Hayat budur, imtihan budur, Herkes böyle oldu. Sen ve ben herkesten biriyiz. Biz de böyle olacağız. Bana göre; endişe etmenizi, üzülmenizi gerektirecek bir şey yoktur. Neden? Çünkü siz, yola girdiniz. Yol ise böyle gidilir. Hatta sevinmelisiniz. Neden sevinmelisiniz biliyor musunuz? Şeytan sizi, uğraşılması gereken durumda gördü ki, çevrenizi kısmaya çalışıyor. Adeta sizi çevrenizden vuracak. Bu bir anlamda mutluluk duyulması gereken bir şeydir. Ben olsam, 'iş gören adam yerine konmuş olmaktan' sevinirdim. Bakın, sizin güneşi keşfetmeniz kaç yıl sürmüş; bırakın çevrenizdekilerin keşfi de sürsün bir zaman. Ve siz, onların keşfini sağlayan destekçileri olun da onların da kazanacakları sevaplar size yazılsın; böylesi daha mantıklı değil mi? Eğer, Allah'ın kulu olmaktan ve O'na kulluk olan ibadetleri yapmaktan mutlu iseniz, bilin ki yol böyledir. Bundan başkası Peygamberlere nasip olmadı ki size nasip olsun. Namaz ve oruç kadar, tesettür kadar kendinizi sabra alıştırın. Bütün çevrenizi kuşatabilecek bir sabra ısının. Kendinizi sabır denizine atın. Bir asır tüketseniz bile tükenmeyecek sabrınızın olması gerekir. Bu iş böyledir. Sadece bir başörtüsü sarmakla bitse idi, ah ne kolay olurdu din sahibi olmak! Bedelsiz ne var ya da, bedelsiz olanın ne değeri var? Madem yola girdiniz, o zaman şu takvime dikkat edin: Yavaş yavaş, kendinizi evinin kraliçesi olmaya hazırlayın. Elin parasının hesabını yapan bir kadın olma seviyesinden, sevaplarını saymaya çalışan mükemmel bir eş, muhteşem bir anne olma yoluna girin. Bunu yapabilirseniz, şeytanı delirtirsiniz. Ona karşı bir kaleyi daha kurtarmış olursunuz. Allah'ın size gelecek yardımını biraz daha çabuklaştırırsınız. Kitap okuyun, beyniniz büyüsün. Bir gözünüzü, bir kulağınızı tıkatın; duymuyor, görmüyor gibi olun. Ya siz eriyeceksiniz bu döneminizde ya da şeytan ve ona alet olan çevreniz eriyecek. Onların reflekslerine takılıp kalırsanız siz erirsiniz. Yarı duymaz, yarı görmez olursanız onlar erirler. Onlar eridikçe de siz de onlar da kazananlardan olursunuz. Çare yok savaş bu, böyle sürecek. Ya savaşı dışarıdan seyredeceksiniz ya da içine gireceksiniz ve kazanmaya çalışacaksınız ki, siz ikincisini tercih etmiş bulunuyorsunuz. Artık geri dönmeniz çok zordur. Allah korusun. Önce eşinize umut bağlayın ama acele etmeyin. On, elli, yüz, iki yüz yıl beklemeye hazır olun. Ona karşı harika bir eş olun. Sizi görmeye bile doyamasın adeta. Bu, sizin davanızı da ona cazip getirecektir zamanla. Açın elleriniz göğe doğru, sabır isteyin. İsteyin, isteyin insin sabır. Doldurun kucağınızı ve göğsünüzü sabırla. Bin yıl yetsin size sabır stokunuz. Bakın o zaman eziyetler size, güller arasındaki dikenler gibi gelecek. Onları bile neşeyle karşılayacaksınız. Sabır, havanız suyunuz olsun. Sakın ha, sabrın karşılığını görmeye çalışmayın. Sabır çiçeği, cennette açar. Şimdi açarsa çabuk solar, emeğinize yazık olur. Eşinizden sonra sırayla herkese yönelin. Sizi adam yerine koysalar da koymasalar da siz, her sabah yeni bir enerji ile kalkın yataktan. Evinizin camını açınca, içeri girecek olan havayı size ulaşan yeni gelişmelerin muştusu olarak kabul edin. Yarını umutla bekleyin. Umut ve heyacanla! Yarın asla uzak değildir. Her gelecek olan yakındır. Allah'ın rahmeti de er geç gelecektir. O rahmet bir geldi mi artık geçmişin sıkıntıları tatlı bir hatıra ve sonucu getiren alın teri gibi olacak sizin için. Yeni yolunuz, yepyeni heyecanınız size kutlu olsun. Cennet yolunuz sonsuz sevdalarla dolsun. Size dualar ederim. Bu ağabeyinize de dualar etmenizi beklerim. Sloganı unutmuyoruz: Her sabah yeni bir heyecanla, her gün yeni bir umutla çıkıyoruz yola. Yorulmuyoruz, Bıkmıyoruz, Usanmıyoruz, Aşınmıyoruz, Geçmişi de geleceği de irdelemiyoruz; Her şeyi sahibine bırakıyoruz, Sahibi ne yapacaksa yapsın, Sen keyfine bak, Cennetine yönel. Mutlu olsun çilen, Değerli bacım.
Selamünaleyküm. Siz, kimse ile ilişkiniz olmadı, o düzeyde bir hata işlemedim diye rahatsanız, kalbiniz huzurlu ise endişe etmenize gerek yoktur. Tedavi de olabilirsiniz. Olmadan da evlenmenizde sakınca yoktur. Kalbiniz huzurlu olsun, biri gelip sizi muhakkak isteyecek ve evleneceksiniz biiznillah. Şeytan sizi, bu dönüşünüzden geri döndürmek için oyalıyor. Sabırlı olun, başka işlerle meşgul olun, dert etmeyin olup biteni. Dönüşünüz kutlu olsun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Kardeşim, Yanılan sensin. Hem de ciddi bir yanılgı içindesin. Yanılgın da iki noktada toplanıyor. Birincisi, iyi bir tesettürlü olmayı her şey zannediyorsun. Yanlış mı yanlış bu. Namaz veya tesettür; Allah'ın emirlerinden bir emirdir. Bunu yapan yapar, yapmayan da yapmaz. İnsan olmak ise bambaşka bir şeydir. Sen ikisini bir arada bulabileceğini zannediyorsun. Yanlış! Çok yanlış! Çok yanlış! Bulduğuna şükret, bulamadığını aramaya devam et. Ölünceye kadar da aramaya devam edeceksin. Tamamını bulan olmadı ki sen bulasın. İkincisi ise, ne demek susmak, küsmek, içine kapanmak? Olmaz böyle şey: İkaz edeceksin. İkazını takip edeceksin. İkinciye, üçüncüye, beşinciye hiçbir şey olmamış gibi ikaza devam edeceksin. Bütün peygamberlerin ortak taktiği ve bize bıraktıkları mirası budur. İçine kapanman, ona hatasında destek olmandır. Kabahatine de ortak olursun. Ayrıca bir iki nasihatime de kulak vermeni tavsiye ederim. Evlilik tarihinizi ve yaşlarınızı belirtmemişsiniz. Anlaşılan yirmili yaşlardasınız. Size nasihatlerimi dinleyin: a- İdeal başlayan, devam eden evlilik bu dünyada olmamıştır, olmayacaktır da... Dünya ideallerin hayalinin olduğu bir yerdir. Şeytanın en önemli ilgi alanlarından biri hatta en önemlisi olan evliliğin ideal olması mümkün müdür? Gerçekçi ol, bulduğunu ideale yakın duruma çekmeye çalış. b- Eşinin hatalarını konuştun ama faziletlerini konuşmadın. Olduğu gibi şeytan biri mi rastladı sana? Mutedil olmalısın; üç hatası bir iyiliği varsa iyiliği ile beraber an hatalarını ki şeytan, sürekli ateş ilave etmeye fırsat bulmasın. Hakkı unutma. Mesela sen, "ikaz edince bir süre düzeliyor" diye not etmişsin. Bu güzel bir şeydir. Demek ki eşinin düzelmeye istidadı var. Zaman gerekiyor, yoğun ilgi ve mesai gerekiyor. c- Eşinizin genç bir bayan olduğu anlaşılıyor. Bayanların etkilenme ve etkileme güçler çok yüksektir. Bunu da unutma. Ona iyi bir çevre oluşturmaya çalış. Kaşlarını aldırıyorsa, kaş aldıran biri ile oturmuştur, kaş aldırma muhabbetlerini dinlemiştir. Önce sazlığı kurut, sineklerle mücadelen kolay olur. d- Genç bir kadın ve genç bir erkek olarak, evliliğinizin başında bulunuyorsunuz. Bedenleriniz ateş gibi cinsellik doludur. Siz neden yatak odalarını daha aktif kullanarak, Kur'an'ımızın size gösterdiği aile modelini geliştirmiyorsunuz. Yatak odasını iyi kullanabilirseniz, bütün bu anlattıklarınız geçmişte olup bitmiş masallara dönüşür. Yanlış yerde beklemeyin, evliliğin kuruluşu, yaşaması, hayatiyeti, aktifliği, bereketi, maneviyatı yatak odasındadır. Yüzde yüz oradadır. Mutfak, oturma odası ve diğer ne biliyorsanız evlilik oralarda kâğıt üzerindedir. Dön yatak odasına doğru, oradan bak eşine. Oradan gördüğünü değerlendir. e- Bir önceki paragrafta sana anlattıklarımı düşündüğünde, beni meseleyi yanlış yönlendirdiğimi söyleyerek tenkit edeceksen o zaman sana iki sözüm olur. Birincisi, sen eşini bedensel olarak beğenmedin de bu itirazlar gözünde büyüyor. İkincisi de, evliliğin ne demek olduğunu, bedenlerin eşler üzerindeki etkisini bilmiyorsun. İki durumda da gelişmen gerekir. Allah Teâlâ seni, imandan sonra en büyük nimetlerden biri ile iç içe tutmaktadır. Beceremeyen sensin. Severek, okşayarak, gülerek, kaş çatarak, öperek, gıdıklayarak ama helal olan sınırında kalmak kaydıyla her şeyi yaparak elindeki nimeti kullanacaksın. İffeti ile alakalı bir iddian olmadığı sürece haksız sensin. Yemek yapamaması, bulaşıkları bekletmesi senin beceriksizliğindir. İş takip etmez, kenara çekilip susarsan olacağı budur. Erkekliğini kaçarak değil işini takip ederek göster. Çantasını yenilemek istiyor olabilir, çevresini kontrol et, eli senin üzerinde olsun, çantaya sokacak el bulamasın. Bilmem anlıyor musun? Hayat budur. Evlilik, tam tamına senin tarif ettiğin sorunların üreme merkezidir. Öyle evlendi insanlar, öyle yaşadılar, kazananlar öyle kazandılar. Çocuk konusunda bir süre daha bekleyebilirsin ama senin için süper ana yaratılmayacağını unutma! Sonunda ya çocuklarının anası o kadın olacak ya da yağmurdan kaçarken doluya tutulduğun bir kadın; tercihini yap... Bir de dua etmeyi unutmayasın.
Selamünaleyküm. Sizi tebrik ederim. Tam bir ailesiniz ya da aile denen böyle bir şeydir. İnişler çıkışlar muhakkak olur, olacaktır. Asla dert etmeyin bunları. Sıkıntıları konuşabildiğiniz sürece mesele yok demektir. Kendinizi alfabeyi yeni öğrenen bir ilk okul öğrencisi gibi kabul edin din hususunda. Her gün bir adım kat etseniz kısa zamanda bütünü elinizde olur. Namaz da dâhil inşallah hepsini yapacaksınız. Önemli olan kişinin kendini takdir etmesidir. Siz kendi eksiğinizi bilip itiraf ettikçe durum düzelecektir. Çocuk konusunda tabii olmaya gayret edin. Yılmayın, sökülmeyin şeytanı yeneceksiniz biiznillah. Eşinize de selamlarımı iletiniz, iyi haberlerinizi beklerim.
Selamünaleyküm. Yanlış düşünüyorsunuz. 'Evlenememiş' denecek yaşta değilsiniz. Siz kendi kendinize biçtiğiniz vakitten ötürü darlık çekiyorsunuz. Hayatın neresinde ne ile karşılaşacağımıza bir karar veremeyiz. Sabırlı olmanız gerekir. Boş vakit bırakmayın kendinize. Okuyun, yazın, şiir yazın. İbadetlerinizi ihmal etmeyin, nafile namazlar kılın. Ayda bir kere hatim indirecek şekilde Kur'an okuyun. Göreceksiniz ki, rahat bir hayatı gereksiz yere sıkıntıya sevk ettiğinizi anlamış olacaksınız. Allah kalbinize huzur versin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kılamadığınız namazları namaz çeşidi olarak toplayın. Mesela şu kadar sabah namazı, şu kadar öğlen namazı gibi... Sonra da hepsi için istiğfar edin. Allah Teâlâ sizin nedametinizi ve geri dönme meylinizi görsün, melekler şahit olsun. Hepsini kılmaya karar verin. Belli bir program şeklinde tek tek kaza edin. Neticede bir zaman sonra şu kadar sabahınız, şu kadar öğleniniz kalmış olur. Niyet ederken de: 'Üzerime kaza kalan son sabah' diye niyet edin. Sadece farzları ve vitri kılacaksınız. Sünnetleri kılmanız gerekmez.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim; Dertliyiz ama çaresiz değiliz. Umutluyuz, dikiz biiznillah. Kardeşlerimizin varlığı içimizi açıyor, kendimizi göklerde meleklerle yarışır zannediyoruz. Size dualar ederim, dualarınızı beklerim. Unutmayın bizi, ayaklarımız kaymasın, dilimiz keke olmasın. Mü'minlerin gönlünde yer bulmak; ne büyük nimettir Rabbim, ne büyük!
Selamünaleyküm. Güvendiğiniz birinin referansı ile bu şekilde bir evliliğin sakıncası olmaz. Yeter ki ani karar ermeyin. Bir araştırma ve kimliğini tahlil etme zamanı bırakın. Duygularınıza hâkim olmaya çalışın. İstihareden önce istişarelerin iyi olmasına önem verin. Allah mübarek etsin. İyi haberlerinizi bekleriz.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim benim,Allah senin kalbine huzur versin, aşağını sabit kılsın, amelini ihlâslı kılsın. Sana dualar eder, sabırlar dilerim. Sen, önce kendini kurtaramaya bak; her şeyin en güzelini, imanın en üstününü yakalamaya bak. Gücün yettiği kadar da kardeşlerine tesir etmeye çalış. Sen gayret et, olmazsa sana zararı yoktur. Sen yine sevabını kazanırsın. Tartışıp düşman edinme kendine. Sabırlı ol, istikrarlı ol. Seni Allah'a emanet ederim.
Selamünaleyküm. İki ayda bir 'şu kadar' şeklindeki taahhüt faizdir. Böyle bir ticaret helal olmaz.
Selamünaleyküm. Bu alan dikenler ortasında yatıp uyumak gibidir. Asla yapmamanızı tavsiye ederim. Kendinizi daha helal bir alana kaydırın