Fetva Meclisi
Soru
Hocam herkes tarafından çok konuşmasıyla bilinen, sağlığı yerinde ve dinç olan yaşlı bir kişi, eşimin yakını fakat bana mahrem değil. Karışmaması gereken konulara sürekli müdahale edip evliliğimize dair aynı şeyleri tekrar tekrar söyleyerek bizi rahatsız ediyordu. Sinirlenip onun dediklerini eşime anlattım. Eşim de “yuvama zarar veriyorsun” diyerek bağırdı ve kapıdan kovdu. Daha sonra da gelip bizi rahatsız etmedi. Bu durumda, yaptığımızın bir vebali var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Babanız çocuklarının birinin yanına gitmeyi kabul eder de yine kimse bakmazsa o zaman bedduasında tam haklı olur. Bu durumuyla da evladı açısından elbette nahoş bir durum ve onun üzülmesi bir vebal ama babaya bakmamak, ayağına gitmemek değil de onu çaresiz bırakmak olarak ortaya çıktığında büyük bir vebal olur. Sizin eşinizin durumu da şu şekilde olabilir: Eşiniz babanızla dar bir evde aynı çatıda yaşamak için oraya gideceğinizde kabul etmeyecekse bunda hakkı vardır. Babanızın bulunduğu veya herhangi bir şehre gittiğinizde gelmeme gibi bir hakkı yoktur. Nikâh akdinde böyle bir şart koşmuş siz de kabul etmiş olsa idiniz şimdi haklı olurdu. Sizin de boşanma gibi bir afeti aklınıza getirmeniz hiç doğru değil, dert içinde neden dert üretiyorsunuz? Eşinizin aile büyüklerinden de yardım alarak ve siz de verdiğim örnekte olduğu gibi durumu biraz esneterek çözüm üretmeye bakın. Hayat bu, böyle geldi böyle gidecek. Eşinizi de bir gün bakıp bakmamayı konuşacak doğurdukları. Gelecek uzak değildir. Allah yardımcımız olsun.
Kızım, böyle bir tartışma konusunda senin tek taraflı olarak haklı olsan bile görüş talep etmen sıkıntılıdır. Eşinin de bulunduğu bir ortamda her ikinizi dinleyecek birine gitmelisiniz. Mesela bir aile danışmanına beraberce gidin. Bu sizin için daha doğru olur. Mihr meselesine gelince, eşinizin sizin mihrinizde veya özel paranızda hiçbir şekilde hakkı yoktur. Rica ederse veya siz takdir ederseniz verirsiniz. Sabırlı olun. Muhakkak bir danışman nezaretinde bu süreci yürütün.
Eşinizden bu konuda net bir tavır ve pişmanlık beklemek hakkınızdır. Yalnız bu konuda eşinizin tavrını dikkate almak zorundasınız. Eğer eşiniz hatasını anlamış ve bu davranışı tamamen bırakmışsa, geçmişe değil, bugüne odaklanmaya çalışmalısınız. Ancak eşiniz bu davranışı hala sürdürüyor ya da bunu küçümsüyorsa, ilişkinizde daha ciddi sorunlar olduğunu kabul etmek gerekebilir. Affetmek, eşinizin davranışını onayladığınız anlamına gelmez. Aksine, affetmek daha çok sizin ruh sağlığınız için gerekli olduğunu kendinize hatırlatın. Affedemediğiniz sürece, bu olayın ağırlığını sürekli üzerinizde taşımış olursunuz. Affetmek zaman alabilir; bu konuda aceleci olmayın, ancak affetmenin yollarını arayın. Evliliğinizin sadece bu olaydan ibaret olmadığını, yıllar içinde paylaştığınız güzel anların da olduğunu hatırlayın. Kendinize ve ailevi ilişkinize yatırım yapın. Bunun için de kocanızla birlikte güzel zaman geçirmeye, ilişkinizi güçlendirecek aktivitelerde bulunmaya çalışın. Birbirinize daha çok vakit ayırarak sevgi ve güven bağınızı yeniden inşa etmeye çalışabilirsiniz. Özetle evlilikler zaman zaman sınanır. Ancak bu süreçleri aşmak hem sizin hem de eşinizin çabasıyla mümkün olabilir. Eşinizin hatasını düzeltmek için çaba gösterip göstermediği ve sizin bu olayı aşmak için istekli olup olmadığınız, ilişkinizin geleceğini belirleyecektir. Allah’tan yardım ve kolaylık dileyerek sabır ve hikmetle hareket edin.
Selamünaleyküm. Eşinizin boşamakla vebale girip girmeyeceğini o düşünsün. Siz kendi durumunuza bakmalısınız. Size tavsiyem şudur: Ailenizden sözüne itibar edeceğiniz namaz kılan, Allah'tan korkan iki büyüğünüze durumunuzu izah edin. Size sizin yanlışlarınızı söylesinler, siz de onları düzeltin. Sonra da sıkıntı devam ederse tekrar onlara başvurun, öbür tarafı da ikaz etsinler. Netice alınmazsa, aile büyükleri olarak gelecekle ilgili bir karar versinler. Acele ile ve düşüncesiz kararlar vermemeye çalışın. Evlilik nihayetinde öyle veya böyle budur. Sabredin, Allah'tan yardımını dileyin. Namazınızı ihmal etmeyin, sık sık Kur'an okuyun, rahatlarsınız.
Düzelme umudun son ana kadar devam etmelidir. Sabretmemiş bir kul olmamaya bak. Evet, kaderimizdekine razıyız ama kaderde ne olacağını bilmediğimizden iyinin peşinden gitmeye çalışacağız. Sabredeceğiz, yorulmayacağız, yılmayacağız. Bu arada böyle bir durumun seni harama kaydırıyor olmasından korkmalısın. Aman dikkat et, şeytan seni veya eşini sömürmesin.
Bekâret gibi eşi özellikle ilgilendiren bir hususu, sorduğunda gizlemek doğru olmaz. Bunun haricindeki işlenen günahları ise zikretmemeyi aksine genel bir ifade ile “hatalı bir hayat yaşadım ama bekâretimde sıkıntı yok” türünden bir cevap vermeyi tavsiye ederiz. Özellikle de işlenen günahların tevbesini unutmayınız. Asıl olan Allah Teâlâ’ya ne deneceğidir. Tevbe ile ibadet ile biiznillah geçmiş kapanır.