Fetva Meclisi
Soru
Evlilik değerli hocam sizden öncellikle Allah razı olsun ve sizden bu soruma açıklayıcı bir cevap istiyorum. Hocam bekarım 26 yaşında bi bayanım sevdiğim biri var evli ama yuvasına zeval vermemek için bir an önce evlenmek ve onu unutmak istiyorum kısmetlerim çok evlenecğim kişinin kendi kişiliğime uygun biri olmasını ve benliğimle ve kalbimle olmasını istiyorum bu zamana kadarki kısmetlerim bana hiç uygun olmadı kalbim hiç evet demedi ve evlilik konusunda bana çok baskı yapıyorlar kararsızlık içinde boğuluyorum artık tahammülüm kalmadı bu olayı defalarca yaşamaktan bıktım hocam. Kısaca çok çaresizim evlilik konusunda çok dua ediyorum gönlümün eşi diye tabir ediyorum dualarımda kimseye zarar vermek ne aileme nede sevdiğim kişiye yuvasına zarar vermek istemiyorum… Peygamber (sav) efendimizi görüyorum rüyalarımda bana hep güzel ışık dolu yollar gösteriyor karanlıktan hep ışığa çıkıyorum Rabbim nasip etti umre yaptım ve çok dua ettim gönül eşim gelsin diye ve hala bekliyorum hocam ama benim sabrım tükendi isyan etmekten korkuyorum günaha girmekten kurtulmak istiyorum ne yapmam gerekir. Nasıl bi yol deneyeyim aydınlığa çıkayım hocam bu soruma Allah rızası için açıklama yaparsanız çok sevineceğim Allaha emanet olun Rabbim sizinle olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Hiç taviz verme. Allah yardımcın olsun. Meryem ve Asiye de tekti. Kalabalıkları izleyecek hâlimiz yoktur. Biz, Allah ile olduktan sonra tek kalmaya razıyız. Sabret ve diren. Asla gevşeme; bekar kalan ölmüyor ya!
Selamünaleyküm. Henüz yolun başındasınız, korkmadan, yılmadan devam edin. Üç beş yılda sonuç alınmaz, sürekli yoğun bir heyecanla devam edeceksiniz. Önce kendinizi iyi bir işe koyun, ayağınız yere bassın. Sigara içen dâhil arkadaşlarınızdan iyi olmayanları atın, tamamen terk edin onları. İki kişi de olsa iyi bir arkadaş çevresi bulun kendinize. Muhakkak camiye gidin. Anne babanızın duasını alın. Bir sohbet halkasına katılın. Çokça dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Sizi tebrik ederim. Tam bir ailesiniz ya da aile denen böyle bir şeydir. İnişler çıkışlar muhakkak olur, olacaktır. Asla dert etmeyin bunları. Sıkıntıları konuşabildiğiniz sürece mesele yok demektir. Kendinizi alfabeyi yeni öğrenen bir ilk okul öğrencisi gibi kabul edin din hususunda. Her gün bir adım kat etseniz kısa zamanda bütünü elinizde olur. Namaz da dâhil inşallah hepsini yapacaksınız. Önemli olan kişinin kendini takdir etmesidir. Siz kendi eksiğinizi bilip itiraf ettikçe durum düzelecektir. Çocuk konusunda tabii olmaya gayret edin. Yılmayın, sökülmeyin şeytanı yeneceksiniz biiznillah. Eşinize de selamlarımı iletiniz, iyi haberlerinizi beklerim.
Selamünaleyküm. Siz, kimse ile ilişkiniz olmadı, o düzeyde bir hata işlemedim diye rahatsanız, kalbiniz huzurlu ise endişe etmenize gerek yoktur. Tedavi de olabilirsiniz. Olmadan da evlenmenizde sakınca yoktur. Kalbiniz huzurlu olsun, biri gelip sizi muhakkak isteyecek ve evleneceksiniz biiznillah. Şeytan sizi, bu dönüşünüzden geri döndürmek için oyalıyor. Sabırlı olun, başka işlerle meşgul olun, dert etmeyin olup biteni. Dönüşünüz kutlu olsun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Boşlukta durduğunuz için şeytan size tosladı. Kendinizi boş bırakmayın. Muhakkak bir Allah'tan korkarak yaşayan bir arkadaş çevreniz bulunsun. Ailenizle bağınızı koparmayın. Sık sık anne babanızın duasını alın. Camide cemaatle namaz kılın. Günde en az bir vakti namazı camide kılın. Kur'an okuyun. Ders dinleyin, sohpete katılın. Çok dua edin. Lanetli işlerden uzak durun. Evlenme hesapları yapmaya başlayın. Nikâhsız bir şekilde size sarılabilen birini asla eşiniz olabilecek biri olarak görmeyin. Eğer o arkadışana sarılmayı sakıncasız görüyorsa siz herhalde onun ilk arkadaşı değilsinizdir. Çok dikkat edin. Sabredin, sayılı günler çabuk geçer. Allah'a emanet olasın.
a- Kadere iman ettiğimizi unutmayalım. Cennete, cehenneme iman ettiğimiz gibi kadere de iman ediyoruz. Kader şu demektir: Rabbimiz, biz yaratılmadan önce bize ait her şeyi yazmıştır, yazdığı da gerçekleşecektir. O'nun yazısını bozacak bir güç yoktur. Eğer Allah size bir evlilik yazdı ise muhakkak o yazdığı vakitte evleneceksiniz. Yazmadı ise de kesinlikle evlenemezsiniz. Sudan bahanelerle, her tuttuğunuz elinizde kalır, bir türlü düzelmeyen terslikler hiç eksik olmaz. b- Ne evlenmek kurtuluştur ne de bekâr kalmak helâk olmaktır. Herkes imtihan halindedir. Hangi halin kıymetini bilip imtihanı kazanabilirsek bizim için hayırlı olan odur. c- İnsan olarak biz, üzerimize düşeni eksiksiz yapmaya mecburuz. Evlenmemiz gerekiyorsa evlilik yollarını kullanırız. Hasta olursak tedavi sürecini işletiriz. Sonra da kendimizi Rabbimizin koruması altında huzur içinde hissederiz. d- Şüphesiz evlilik, bedenlerin birleşmesinin adıdır. Eşler kesinlikle körü körüne evlenmemelidirler. Beyinlerinin ve gözlerinin doyduğu bir evlilik daha doğru olandır. Sizin, evleneceğiniz eş adayında güzellikten vesaireye kadar bazı şartlar aramanız pek tabiidir. Şu kadar ki, yeri geldiğinde aradığınız şartlar arasında öncelikli ve vazgeçilmez gibi bir düzenleme yapmalısınız. Mesela yaşınız ilerlediğine göre dün aradığınız şartlardan bazılarını hafifletebilirsiniz. e- Kesinlikle kendinizi güzellik ve çekicilik bakımından helallik sınırları içinde bakımlı tutmalısınız. Siz, bazı şartlar aradığınız gibi erkeklerin de aradığı şartlar vardır ve bu şartların önemli bir bölümü sizin elinizle sunulabileceklerdir. Allah'a tevekkül edin, çok dua edin, sabredin; son gülen iyi güler bunu unutmayın.
bekarlık konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Deilekanlım, Herkes nereye giderse orada İMTİHAN KAPISI açılmış olur. Sen bu kapıya GÜNAH KAPISI diyorsun. Hepimiz imtihan hâlindeyiz; kazanmak için çalışacağız, kaçarak kazanmak olmaz. Ateşe girip yanmayan İbrahim olacaksın. Denize girip boğulmayan Yunus olacaksın. Caddelerde yürüyecek, annenin seni doğurduğu gibi berrak ve iffetli mezara girmek için cihat edeceksin. Görelim seni, delikanlım.
Kıymetli kardeşim evlilik ile alakalı düşüncelerinin, duygularının ve inançlarının ne olduğunu anlayıp varsa düzeltilmesi gereken bir yeri düzeltmek için bir psikolog ile görüşmenizi tavsiye ederiz. Bunun yanı sıra hayatı sadece bugününüz için değil, -Allah ömür verirse- sonraki yaşlarınız için de göz önüne alıp ona göre değerlendirin ki bugün aldığınız kararlardan ötürü yarın pişmanlıklar yaşamayın. Sizi tanıyan ve ehil olan kimselerle istişareler yapın. Allah'a bolca dua edin. Allah'a emanet olun.
Şans nedir? Şanslı kime denir? Evliler şanslı bekârlar şansız mıdır? Neye göre kime göre şanslıdır? Biz, Allah Teâlâ’nın kullarıyız. Ona kulluk için bu dünyada yaşıyoruz. Cennet için çalışıyoruz. Cennet için çalışarak Allah Teâlâ’ya kulluğumuzu ispat ediyoruz ancak bu ispatla cennete girebileceğimize inanıyoruz. Kul olarak yaşarken önümüze kulluğumuzu ispat edeceğimiz alanlar çıkıyor, mesela mümin bir eş olmak gibi ya da bekârlık gibi. O alanlarda imtihan ediliyor, kazanıyor ya da kaybediyoruz. Kazancımız ya da kaybımız çevremizdekilerin sözlerine göre değil bizim tavırlarımıza göre şekilleniyor. Evet, üzerinizde çevre baskısı, mahalle dedikodusu ağırlığını hissedebilirsiniz. Ama siz, ana hedefinizden kopmayınız. Biz, cennet için yarışan kullarız. Yarış alanlarımız farklı olabilir, şu an siz bekârlık üzerinden sınanıp yarışıyor bir diğeri evlilik üzerinden imtihan ediliyor olabilir. Siz hedefinize kilitlenin! Evlenmek ya da iş bulmak için siz elinizden geleni yapın. Somut adımlar atın, duanızı yapın. Somut adımlar atıp dua etmek dışında hangi insanın elinden ne gelebilir ki? Size bunları söyleyenler sizin için ne yapabilirler ki?