Fetva Meclisi
Soru
Saygıdeğer hocam, 7 Haziran seçimi yaklaşıyor. Bu zamana kadar hep mevcut hükümete destek verdim. Desteğimin en önemli nedeni dine hizmet yönünde büyük hizmetlerinin olmasıydı. Lakin son dönemlerde Başbakanın bir sözüne takıldım. Bir konuşmasında "Bizim dönemde kredi kullanan esnaflarımızın sayısı 1 milyonu aştı; helali hoş olsun, Allah sayısını, bereketini artırsın." ifadelerini kullandı. Böyle bir cümle kullanınca biraz soğudum. Başbakanın bu konuşmasını nasıl değerlendirmeliyim? Bir sohbetinizde, 'Faize bereket versin, hayırlı olsun ifadelerini kullanan kişi kafir olur' dediniz. Bu durumda mevcut hükümete oy atmakla vebal altına girmiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bu sistem için haram ifadesini kullanamıyorum. Kendim için de uygun bulmadığım bir sistemdir. Kendime uygun bulmadığımı kardeşlerime de tavsiye edemem.
Herkes kumar oynuyor; ne dersiniz biz de mi oynasak? Herkes alkol kullanıyor; bize de helal mi olacak? Böyle bir mantık olur mu? Biz mü'miniz elhamdülillah; dünya bir yana gitse biz Allah'ın rızasından yana gideriz/gitmeye çalışırız. Sevgili Peygamber aleyhisselam efendimiz bu günleri haber vermişti; her yana faiz dumanının yayılacağını söylemişti. İşte mü'minlik sınavını kazanmanın tam vaktidir şimdi. Sabredip kazanalım. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kalbinizi dinleyin. Bakın kalbiniz doğru olanı söylüyor. Kendi elinizle kuyunuzu kazmayın.
Sorunu çözümsüzlük sınırına taşıyorsun, buna gerek yok. Her şeye rağmen genel bir istiğfar ve sürekli salih amellerle kapanır bu biiznillah. Bu şekilde düşünmeniz sağlıklı değil. Sanki affı olmaz bir günah olabilirmiş gibi kör bir noktaya taşınıyorsunuz. Tevbe ettikten sonra öyle bir günah yoktur.
a- Faiz, Allah'ın haramlarından bir haramdır. Zina gibidir, alkol gibidir. Olağanüstü şartlarda alkole bir nebze geçici ruhsat oluştuğu gibi faize de ruhsat oluşabilir. Bu konudaki ruhsat, hayatî fonksiyonları icra etmede oluşabilecek bir tıkanma ile ancak söz konusu olabilir. Faiz illetinde, faizin birinci ve ikinci tarafları kadar ona hizmet eden bütün taraflar da o günaha ortak olurlar. Bu zarutetin daha aşağısı için var kabul edilebilecek bir ruhsat gayet tehlikeli bir tutum olur. b- Sözünü ettiğiniz felaketin ardından devletin vatandaşlara sağladığı yardım, faizi devletin ödeyeceği bir yardımdır. Neticede faizli bir işlemdir. Faiz için geçerli kurallar orada da geçerlidir. hayatî işlevlerinde sıkıntı oluşacak bir Müslüman bu imkândan yararlanabilir. Bu düzeyde olmayanlar için FAİZİNİ BİR BAŞKASI ÖDÜYOR diye helallik şartlarının oluşmayacağı kanaatindeyiz. c- Kimin hayatî sıkıntısı vardır kiminki de o düzeyin altında bir durumdur buna, herkesin imanı devreye girecek ve kararı kendisi verecektir.
Selamünaleyküm. Devletin vatandaşına yardımı niteliğindeki bu destek alınabilir. Daha sonraki faiz ihtimali ise kişinin kendi hatası olarak düşünülmelidir.