Fetva Meclisi
Soru
Nur suresinin 26. ayeti "...temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara layıktır..." diyor. Bu ayeti iffet açısından temiz erkekler temiz kadınlara diye yorumluyoruz. Fakat aklıma takılan bir şey var; benim birinci dereceden yakın akrabalarım içerisinde birisi var; yapmadığı pis iş kalmadı neredeyse, iffetten tutun dolandırıcılığa dek. Yalnız eşi çok temiz bir insandır, ben ve bütün çevremiz buna kalben inanıyoruz. Zaten her halinden de belli oluyor. Ve şeytan bu noktadan girmeye çalışıyor kanıma. Durumla ayeti birlikte düşünerek yanlış bir sonuca gitmekten korkarım. Yardımcı olur musunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Nur suresinin yirmi altıncı ayetidir bu âyet. Ayette, kötü sözler, kötü kararlar kötüler içindir tarzında bir anlam da vardır. Ayette ayrıca, temiz erkekler temiz kadınlarla evlensin ifadesi herkes dengi ile evlensin şeklinde anlaşılmalıdır. Zina eden bir erkek tevbe etmedikçe temiz bir kadınla evlenmesin şeklinde anlayabiliriz bunu ama ahlâk zafiyeti gibi konulara indirgememiz doğru olmaz. Bariz çirkinlik ve ağır bir hata olan zina, sonrasında tevbe edilmedikçe bir pisliktir, faili de pistir. Ayeti genel olarak böyle anlarsanız tereddüdünüz de gitmiş olur.
Gusül almamak ibadet yapmamak anlamına gelmektedir. Bu da bir felakettir şüphesiz. İnşaallah iman açısından bir sorun yoktur da nikâh zarar görmemiştir. Eşi sabırla ve sebatla izah etmeye çalışacak. Yalvaracak, rica edecek. İş iman meselesi ise ortada nikâh sorunu var demektir.
Selamünaleyküm. Bir kere sizin bu tutumunuz, kadınların ikinci kadından ötürü erkekleri itham etmesini şüpheye düşürüyor. Demek ki, erkekler kadar kadınlar da ikinci eş olmak için çırpınıyorlar. Bu birinci mesele. İkinci mesele ise, 'kimseye söylemeyin' diyerek tuttuğunuz şahitlerle şahitlik gerçekleşmez. Herkesin duyabileceği ortamda bir nikâh akdi ile bir araya gelebilirsiniz. Dikkat edin; şeytan sizden daha tecrübelidir.
Çocuğunuzun olmasına mani bir hastalığınız veya arızanız varsa bunu nikâhtan önce eş adayınıza söylemelisiniz. Söylemezseniz öğrendiğinde onu aldatmış olacağınız için onun sizden ayrılma hakkı doğar. Asıl o zaman vicdan sıkıntısı çekersiniz. Mü'min insan karakterli insandır. Kaderinde olan bir şeyden ötürü ne utanır ne de hile yapar. Hayat bizim elimizde değildir, Rabbimizin bizim için takdir buyurduğu gibi yaşıyoruz. Abartmaya ve endişeye gerek yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Şu nikâhı 'dini nikâh' olarak adlandırmamalıyız. Nikâhın dinsizi mi olur? Allah'ın verdiği bir ruhsat için kuldan izin almak gerekmez. Nikâh da gizli olmaz. Bu girişten sonra size şunu hatırlatmam gerekir: Uygun şartlarda süren bir evliliğiniz varken ikinci bir nikâh yapmanız, susadıkça tuzlu içmeye benzer. Bile bile kendinizi riske atıyorsunuz. Bence yanlış bir iş yapmaktasınız. Sevdiğinizi belirttiğiniz hanım yerine kendi hanımınızı daha iyi değerlendirin. Onunla muhabbetinizi artırın. Tuzlu su yerine arıtılmış su içmeye çalışın. Bu mantıkla devam ederseniz sonunda şeytan eşinizle aranıza fitneler sokarak sizi ikinci kadına doğru itecektir. Dertsiz başınızı derde sokacaksınız. Eşinizle daha fazla beraber olun, onu da sizin ilginizi çekmeye teşvik edin. Ama sakın gizlenmiş bir nikâha yeltenmeyin. Nikâhlayacağınız bayanın babasının izninin şart olduğunu unutmayın. Allah Teala, takva üzere olmaya hepimizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Nikâhı nikâh olarak tutabilecekseniz yapın. Sonra da muhteşem bir tövbe ile Allah'a dönün, ateşle oynamayın. Allah affetsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mü'min insan attığı imzaya sadık kalmak zorundadır. Özel bir sözleşmeniz yoksa mevcut kurallar sizin için geçerli olur. Sözleşmenizde ‘şu kadar sigortalı olacak’ maddesi yoksa normal olan size de uygulanacak demektir. Aykırı davranma durumunda ise yasal haklarınızı talep etmeniz muteberdir. Talep edebilirsiniz.
Haramlardan bir harama direkt destek olan direkt o günaha girer. Dolaylı destek olan da destek olduğu kadar günahın sahibi olur. O işi almamanızı tavsiye ederiz size.
Yemin, Allah’ın adı üzerine olur. Mushafa el basarak yemin etme tarzı Peygamber aleyhisselam zamanında yoktur. Sadece mushafa el basarak yemin etmek bid’attir. Allah’ın adı üzerine yemin ederken bir güçlendirme şeklinde mushafa el basılması şeklindeki yemin gerekli olmamakla beraber caiz olabilir.
İlahiyatlar hakkında öyle bir şayia bulunduğu da doğrudur, İlahiyatların öyle bir şayiadan tamamen beri olmadığı da doğrudur. Senin vazifen ise hakkın peşinden ayrılmadan bulunduğun her şartı hayra çevirmeyi bilmendir. Sadece ilahiyat talebesi olma. Bir hoca efendinin dizinin dibinde oturmaya bak. İlave ilimler al. İbadetlerini ihmal etme. Diplomayı putlaştırma. Allah sana yardım eder.
Böyle bir hata için istiğfar edin öncelikle. Daireyi satmanız gerekeceğini de söyleyemiyorum. İnşaallah sakıncası olmaz. İleride eliniz rahatlayınca daha temiz bir daire sahibi olursunuz.
Muhakkak doktora gitmelisiniz. Bu durum doktorluk bir durumdur.