Fetva Meclisi
Soru
Hocam emlak konut'tan geçen yıl bir arkadaşımla daire kurasına girdik ve bir daire çıktı. Daire arkadaşımın adına çıktı, iki ortak peşinatını ödeyerek arkadaşımın adına sözleşme yaptık. Dairenin ödemeleri tefe tüfe oranına değişmektedir. Biz bu yöntemin sakıncalı olduğunu bilmiyorduk, buradan sizin fetvalarınızdan sakıncalı olduğunu öğrenmiş olduk. Bu daireyi hemen satmalı mıyız? Daireyi zaten almış olduğumuz için ödemelerini yapmaya devam etsek mi diye düşünüyoruz, yanlış bir şey de yapmak istemiyoruz. Borcu tamamen kapama durumumuz şu an için maalesef yok. İkinci olarak; eğer satmayıp ödemelerini yapmaya devam edebileceksek arkadaşımın hakkını vererek hissesini benim almam doğru olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu sorunun tek bir ve net doğru cevabı yoktur. Nereden bakarsanız baktığınız tarafı doğru görürsünüz. Dolayısıyla aktaracağım fetvayı mutlak/kesin/esnemesi olmayan bir cevap gibi görmeyin. Rayiç bedel olarak belediyenin bölgenizde biçtiği ve kabul ettiği değeri esas alabilirsiniz. Bu bedeli göstermek yalan değildir. Her ne kadar evlerin fiyatları daha yüksek olsa da bölgenizde bu bedelle ilgili belediyenin kabul ettiği bir örf oluşmuştur. Bu örfe uymamanın çevrenizdeki gayrimenkul sahiplerine de olumsuz etkisi vardır. Naklettiğim fetva içinizi tırmalarsa amel etmeyin. Allah hiçbirimizi doğru yoldan ayırmasın.
Selamünaleyküm. Ödedikleriniz ve şu ana kadar da ödenmesi kesinleşmiş miktarları nisaba ilave etmeniz gerekmez. Elde edeceğiniz daireyi de satışa çıkardığınız zaman onu da nisaba ilave edersiniz.
Selamünaleyküm. Bankaya ödeme yapmanız önemli değildir. Önemli olan ve ticareti hela ya da haramlıkta zorlayan şey, o daireyi kaç paraya alacağınızın net bir rakamla belli olmamasıdır. Siz bu gün bir daire aldığınızda kaç para ödeyeceğinizi net olarak bilmiyorsanız o alış verişte sıkıntı vardır. Bankadan veya başka birinden faizle borç almak (kredi) başka bir meseledir. Buna göre daireyi alma konusunda karar verebilirsiniz.
Evet, tam anlamıyla çağdaş bir ticaret şeklini tarif ediyorsunuz. Bu da mü'min bir kalp için sıkıcıdır. İlke olarak şunu söyleyebiliriz: İleride teslim edilmek üzere bir inşaat için sözleşme yapılabilir. Bunda bir sakınca yoktur. Verilen sözlere sadık kalındıktan sonra bu helal bir ticarettir. Devre mülk olması da bir daireyi mesela on kişinin belli zamanlarda kullanmak üzere ortak olarak satın almaları demektir. Bunda da bir sakınca olmayabilir. Satışı müdürün yapması, sizin buna yetkili olmamanız da sorun oluşturacak bir uygulama değildir.
Selamünaleyküm. Borcunuz durduğuna göre ve elinizdeki ancak borcunuzu karşıladığına göre zekât vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Satmaya karar verene kadar o ev için zekât vermeniz gerekmez. Satmaya karar verirseniz, satana kadar maliyet değeri üzerinden zekât hesabı yaparsınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İlahiyatlar hakkında öyle bir şayia bulunduğu da doğrudur, İlahiyatların öyle bir şayiadan tamamen beri olmadığı da doğrudur. Senin vazifen ise hakkın peşinden ayrılmadan bulunduğun her şartı hayra çevirmeyi bilmendir. Sadece ilahiyat talebesi olma. Bir hoca efendinin dizinin dibinde oturmaya bak. İlave ilimler al. İbadetlerini ihmal etme. Diplomayı putlaştırma. Allah sana yardım eder.
Mümkün olduğunca cansızların resimlerini çizmelisiniz.
Yemin, Allah’ın adı üzerine olur. Mushafa el basarak yemin etme tarzı Peygamber aleyhisselam zamanında yoktur. Sadece mushafa el basarak yemin etmek bid’attir. Allah’ın adı üzerine yemin ederken bir güçlendirme şeklinde mushafa el basılması şeklindeki yemin gerekli olmamakla beraber caiz olabilir.
Haramlardan bir harama direkt destek olan direkt o günaha girer. Dolaylı destek olan da destek olduğu kadar günahın sahibi olur. O işi almamanızı tavsiye ederiz size.
Bir erkeğin tek bir bayanla bir arada olmak anlamındaki halvet durumunda değilse, bayanların kıyafeti açısından sıkıntı yoksa sözünü ettiğiniz eve gelmesinde ilke olarak sakınca olmaz.
Hak aramak ve arayana destek olmak insanî ve imanî bir görevdir. Bunu yaparken kul hakkına neden olmak ise kabul edilemez bir tutum olur. Şu kadar ki, mevcut yürüyüşler ve benzeri eylemlerin önemli bir bölümü çift maksatlı eylemlerden oluşmaktadır. Gizli maksatlarının arkasında herkesin razı olabileceği maksatları bize gösteriyor olmalarına karşı basiretli davranmak zorundayız. Bilip güvenir olmadıklarımızı desteklememizin manası yoktur.