İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selamünaleyküm. Hocam babamgil Allah izin verirse hac ibadetleri için Mekke’deler. Aile büyüklerimizden amcam babam için hac dönüşlerinde akraba çevresine bi yemek düşünüyor 100-150 kişilik böyle bi hac ibadetleri yapanlar için riyaya sebebiyet verir mi genel olarak bakıldığında İslam’a uygun mudur? Allah razı olsun. Selamünaleyküm.

Cevap

Selamünaleyküm. Hac gibi muhteşem bir ibadete muvaffak olan bir Mü'minin dönüşünde Allah'a şükür olsun diye, özellikle fukaranın bulunduğu bir ziyafet vermesi mübarek bir iş olur. Bunu haccın gereklerinden biri gibi telakki ederseler o takdirde de bid'at olur. Bid'at de kaçınılması gereken bir iştir. Size tavsiyem, böyle bir yemek verin. Yemekte babanız, imanî duygularını anlatsın. Çıkarken de insanlara o günün hatırasına anlamlı bir kitap hediye edin. Bunu da haccın şartlarından biri olarak görmeyin. Allah Teâlâ, babanızın haccını mebrur kılsın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Hac, hac olduğuna göre sizin eşinizle gitmeye diretmenizin anlamı yoktur.

Selamünaleyküm hocam. Ben hac ibadeti ile ilgili bir şey soracağım. Annemle yaşı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Nasihat edin, dua edin ama içlerine girmeyin. Herkes kendi vebalini düşünsün.

Selamünaleyküm. Hocam abim ile babamdan dolayı bir sıkıntım var hiç yola gitmezl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Seneye kurasız gidebilecekleri söylendi. Bu durumda da niyetlerini bozmamaları gerekir. Niyetleri devam ettikçe de para hacca yatırılmış olduğundan zekâtı gerekmez. Allah kavuştursun.

Selamünaleyküm hocam. Allah sizlerden razı olsun. Siz değerli âlimler sayesinde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Allah'ın razı olmayacağını bildiğiniz bir yerde babanız baskı yapsa bile bulunmamanız gerekir. Mü'min olmanız bunu gerektirir.İdare edilebilir bir durum varsa yani kendinizi koruyabileceğinizi görüyorsanız o takdirde babanızı üzmeyin.Ayrılırsan ne yapacağına gelince, mü'min bir hanımın böyle bir endişesi olmaz. Normalde vakit bile sana yetmez. Önce istikrarsızlıktan kurtul. Ne yapacağın, yapmak istediğin, yapabileceğin belli olsun. Ondan sonra vakit bile yetmeyecek sana.

Selamunaleykum hocam. Ben evin tek kızı ve en küçük çocuğuyum. Büyük abim üniver
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Hac size farz ise önce onu yerine getirmelisiniz. Değilse diğerini yapabilirsiniz.

Selamünaleyküm hocam. Babam namaz kılmıyor ancak umre yapmaya hevesi var. Elimde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm, Bu yaşta anne babandan izinsiz farzı ayın olmayan bir işi yapmanız caiz olmaz. Anne babanın rızasını kazan. O zaman huzur bulursun, bereket görürsün. Önce onlara yönel. Allah’ın haram ettiği bir şeyi sana emrediyorlarsa asla itaat etme. Onun dışındaki emirlerine sarıl. Cennet istiyorsan, cennet onların iki dudağı arasındadır. Bunu bil.

Selamünaleyküm hocam. Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Yaşım 17, 2

bid'at konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunlar Ashab-ı kiramın hayatında olan şeyler değildir.

Hocam, sayı ile salavat dağıtmak bid'at mıdır? Mesela, 'sen 3 bin tane çek, bana
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Rasûlullah'ın sahih sünnetinde böyle bir şey göremiyoruz. Bu kutlamalara sadece bid’at diyebilsek! Bir de oyalama yönü var ona da dikkat edilmelidir.

Selamünaleyküm sayın hocam. Malumunuz 20 nisan yaklaştıkça kutlu doğum haftası k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sevp tevcihi her ibadet için yapılabilir ama abartmamak gerekir. Takke, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem takmıştır.

Selamünaleyküm Kur'an okuduktan sonra hocalarımız sevap tevcih yapıyorlar bunun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bunlar bid'at kavramı içine girmez. Yararı varsa gidebilirsiniz.

Selamün aleyküm hocam, Ülkemizde her sene Mekke’nin Fethi, İstanbul’un fethi, Şe
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir araya gelip Kur'an okumak olarak bunu yapabilirsiniz. Böyle bir ibadet tarzı oluşturmadığınıza göre buna bid'at dememiz gerekmiyor. Ne var ki, bu işte ihlasın ne kadar bulunduğu önemlidir. Bilhassa hanımların böyle şeyleri gelenekselleştirmeleri meşhurdur.

Selamünaleyküm Hocam. Arkadaşlarla toplanmış olduğumuz zamanlarda aramızda cüz d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 'KUTLU DOĞUM' ismiyle bir ibadet olabileceğini iddia eden kesinlikle bu dinden hiçbir şey bilmiyordur. Meselâ bizim imanımızda 'ON GECE' diye Kur'an'ın öne çıkardığı bir mevsim vardır. Kullar kendi aralarında bir ibadet mevsimi niteliğinde hafta ilan edemezler. Bunu ne iddia eden olur ne de savunan. Şu denebilir: Bulunduğumuz şartlarda, insanların dünyevileşmeye kapılıp gittikleri bir ortamda bari bir hafta ismi altında bir şeyler anlatalım da, Anadolu deyimiyle 'domuzdan kıl koparalım' mantığı ile böyle bir hafta ihdas edilmiştir. Böyle bir mantık tartışılabilir. Bunu da BİD'AT olarak adlandırmakta sakınca yoktur. Çünkü bunun ashabı kiramda, örnek nesillerde örneği yoktur. Bu tür uygulamaları ilk defa Fatimîlerin ihdas ettiği tahmin edilmektedir. Onların da örnek olmakla alakaları yoktur. Neticede bu bir bid'attir. Bu bid'atin kabul edilip edilmeyeceği hususu ise ilim adamlarınca tartışılabilir ve tartışılmalıdır da. Ne bid'at diyenler karşılarındakileri sapıklıkla itham etmelidirler ne de bu haftanın arkasında duranlar, karşılarındakileri dinden çıkmış gibi görmelidirler! Neticede ortada, din adına örneği olmayan garip bir zamanda yaşıyoruz; ne ittik dini ne de kendimizi ona teslim ettik. Çok garip bir zamandayız. Birileri gerçekten bu isimle bir şeyler yapabileceklerini, insanları Sünnet'e çekebileceklerini zannediyorlarsa bırakalım içtihatlarını uygulasınlar. Onların yaptığını beğenmeyenler de ne yapılmasını gerekli görüyorlarsa onu yapsınlar. Doğrusu, laik olması Müslümanlar tarafından da yavaş yavaş gerekli görülmeye ve 'ne güzel olmuş!' şeklinde yorumlanmaya başlanan bu laik devlette, o devletin en hassas kurumlarından biri olan Diyanet'in bu hafta ve benzerlerinden başka şeyler yapabileceğini de zannetmiyoruz. Uçuk bir beklenti içinde olmanın gereği yoktur. Bütün bu tespitlere rağmen, artık gülünç duruma gelen bazı işleri de hiçbir şekilde kabul edemeyiz elbette. - Hıristiyanlardaki haftalardan bir haftaya doğru kaymayı kabul edemeyiz. Yani bizim Peygamberimizin senenin bir haftasına sıkıştırılmasını reddederiz. Onun namına yapılacak işin Sünnet'ini izlemek olduğunu haykırırız; program yapmanın Sünnet'i yaşatmak için yeterli olmayacağını ilan ederiz. - Bu hafta içindeki programların laikleştirme malzemesi olarak kullanılmasına da ciddi itirazlarımız vardır. Neden Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin kadınlara karşı nezaketi, hümanist anlamda yorumlanabilecek ve yönlendirilebilecek sözleri tek gaye gibi öne çıkarılmaktadır. Hiç mi cihadı yoktur. Meselâ namazla ilgili hadislerinden neden 'cici' olanlar seçilip öne çıkarılmaktadır? Madem onun haftasıdır, ona ait ne varsa elemeden anlatsınlar. - Bu haftaya yüklenen kutsiyetin, hafta üzerinden büyük bir ekonomik pazarı beraberinde getirdiğini de kimse inkâr edemez. Görünürde çiçekler, kitaplar hediye edilmektedir ama bu hediyelerin etrafında iki sömürü söz konusudur. Bu sömürülerin birincisi isim sömürüsüdür. Yıl boyu hiçbir iş beceremeyenlerin iş haftası niteliğindeki bir haftada bir konferans, bir çiçekle iş becerme becerisini kazanabilmektedirler. Tabela kurumu niteliğindeki pek çok kurum, bu hafta sayesinde faal duruma geçmektedir. Buna Diyanete bağlı pek çok kurum da dahil edilebilir. İkinci sömürü de tahmin edilebileceği gibi malî konularla alakalı sömürüdür. Şüphesiz, bu sömürü iddiasını genelleştirme hakkımız yoktur. Tertemiz bir duygu selinde yüzen de vardır, sömüren de. Burada sözü edilen şey genel görüntüdür. - Bir gün, insanlar hafta sonu kiliseye gidip rahatlayan Hıristiyanlar gibi, 'Kutlu Doğum Haftası' diye bir haftanın etkinliklerine katılarak Müslümanlığına dair görevlerini yapmakla teselli bulan insanlar çıkarsa ortaya, o zaman bu haftayı ihdas edenler de, ona katılanlar da dinlerinin katilleri olarak anılacaklardır. Tıpkı, Kur'an yerine konacak cüretlere neden olan mevlidi ihdas edenlerin şimdi sebep oldukları ve akıbetine katlanacakları durum gibidir bu. - Bütün bunlara ilave olarak şunu da yazmamız gerekiyor: Her şeyi bir noktaya kadar anladığımızı kabul edelim de, Müslümanların Peygamberlerini anmak için at yarışından, buz pistinde kaymaya kadar yaptıkları şeyleri bir sevgi işareti olarak peygamberlerine ne yüzle takdim edecekler acaba? Ömrü cihat meydanlarında ve devesinin üstünde geçen bir Peygamber böyle anılır mı, tiyatro bile olsa bu kadar afaki bir tiyatro olur mu? Neden kendimizi şeytanın oyuncağı yapalım, neden?

Hocam, kutlu doğum adına bir çok etkinlikler yapılıyor. Bazı kesimlerin kutlu do

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.