Fetva Meclisi
Soru
Selamün aleyküm hocam, Ülkemizde her sene Mekke’nin Fethi, İstanbul’un fethi, Şehitleri anma günü gibi bazı etkinlikler düzenleniyor. Bu etkinliklere katılmakta bir sorun var mı? Yani bidat mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bid'at, ibadet olarak yapılan fazlalığın adıdır. Mezhep tanımamak ise bir ekol olarak değerlendirilmelidir.
Aleykümselam. Böyle bir ibadet olamaz, yoktur da. Buna ibadet diyenin ne din bilgisi ne de iman ciddiyetine güvenilebilir. Kültürel bir etkinlik olması ise tartışılabilir.
Selamünaleyküm. Bir fıkıh şematiği üzerinden olmayan bilgi aklınızı karıştırabilir.
Selamünaleyküm. Bid'at, dine ilave yapmaktır ve tehlikelidir. Eğer sizin okuduğunuzu söylediğiniz duayı, yapmak istediğiniz bir dua olarak görüyor ve okuyorsanız, içeriği sakıncalı olmadıkça yapılmasında sakınca olmaz. Ama aynı duayı, 'namazdan sonra ya da filan durumda yapılması gereken dua' hâline getirirseniz bu bir bid'attir, yapılması günah olur. Meseleyi bu şekilde anlayabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Böyle bir fıkıh kuralı yoktur. İstanbul sokaklarında dolaşıyorlar da Mekke sokaklarında neden dolaşamıyorlar. Bu bir fıkıh kuralı değildir.
Selamünaleyküm. Hiç bir bid'atte hayır yoktur; hayır olduğu gibi Sünnet'tedir.Ancak, mümin iki risk arasında kaldığında hafif olan riski tercih eder. Bu bir fıkıh kaidesidir. İnsanlara tebliğ yollarını tıkatacaksa öyle bir toplantıya katılmak hafif olan riski tercih etmektir. Gidip orada asıl işin dünyada iken Kur'an'la amel etmek olduğunu anlatacaksak, gidebiliriz. O tip toplantılarda mü'min şahsiyetimizin erimemesine dikkat etmeliyiz.
bid'at konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir araya gelip Kur'an okumak olarak bunu yapabilirsiniz. Böyle bir ibadet tarzı oluşturmadığınıza göre buna bid'at dememiz gerekmiyor. Ne var ki, bu işte ihlasın ne kadar bulunduğu önemlidir. Bilhassa hanımların böyle şeyleri gelenekselleştirmeleri meşhurdur.
Selamünaleyküm. Doğru olan, kalbinin rahat etmediği bir ortamda bulunmamandır. Mü'min, dolu insandır, uç tartışmalarla meşgul olamaz.
Bunlar Ashab-ı kiramın hayatında olan şeyler değildir.
Selamünaleyküm. Hac gibi muhteşem bir ibadete muvaffak olan bir Mü'minin dönüşünde Allah'a şükür olsun diye, özellikle fukaranın bulunduğu bir ziyafet vermesi mübarek bir iş olur. Bunu haccın gereklerinden biri gibi telakki ederseler o takdirde de bid'at olur. Bid'at de kaçınılması gereken bir iştir. Size tavsiyem, böyle bir yemek verin. Yemekte babanız, imanî duygularını anlatsın. Çıkarken de insanlara o günün hatırasına anlamlı bir kitap hediye edin. Bunu da haccın şartlarından biri olarak görmeyin. Allah Teâlâ, babanızın haccını mebrur kılsın.
Selamünaleyküm. Tasavvuf, ince çizgileri ile İslam'ı yaşamak ise ki, öyle olduğunu sayarak konuşuyoruz, bunu her Müslüman yapabilir. Resmi bir kayıt veya belli bir üye sayısı gibi bir şart olamaz, yoktur da.
Selamünaleyküm. Rasûlullah'ın sahih sünnetinde böyle bir şey göremiyoruz. Bu kutlamalara sadece bid’at diyebilsek! Bir de oyalama yönü var ona da dikkat edilmelidir.