Fetva Meclisi
Soru
Esselamünaleyküm hocam bulunduğumuz çevrede biri vefat ettiği zaman 7 gün o kişi için kur anı kerimin bazı surelerini okumak adet haline gelmiş. Ve bizide böyle zamanlarda kuran okumamız için davet ediyorlar. Ben bidata düşme endişesiyle katılmak istemiyorum ama bu seferde kırgınlıklar meydana gelebiliyor. Bir şekilde onlara anlatmaya çalışıyorum ama birkere oturmuş olduğu için insanlar bundan vazgeçemiyorlar. Bu durumda bizim nasıl davranmamız gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
Selamünaleyküm. Zikrettiğiniz bu sureler 'bu şekilde her Cuma okunur' diye bir kural koymak bid'attir. Her Cuma oturup, kolayınıza geldiği için ya da oraları bildiğiniz için o sureleri okuyup tefsirini öğrenmeniz, öğretmeniz ise cihat gibi bir ibadettir. Allah mübarek etsin.
Selamünaleyküm. Bu konudaki kural şöyledir: Mü'min, emribilmaruf ve nehyianilmünkeri muhakkak yapacaktır. Kendisi aynı hatayı işleyen de bu görevi yapmalıdır. Çünkü, bir hatayı işlemek bir hata ise, işlenmesine seyirci kalmak da başka bir hatadır. Aynı zamanda iki hatayı işlemektense biri ile yetinilmelidir.
Allah yardımcımız olsun. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, belirttiğiniz konularla ilgilenmeye hiç sıra geleceği yok gibidir. Büyük bir iman erimesi var bu zamanda. Ve biz bidatlerden önce iman erimesine karşı mücadele etmeliyiz. Adeta bir kulağınızı ve bir gözünüzü kapatın, öyle girin çıkın kurumlara. Durum çok vahim, zaman çok dardır. Ne yazık ki böyle. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Mü'minler, bir vücudun azaları gibidirler; bir yerdeki sızıyı her yerden hissetmek zorundadırlar. Bir mü'min kardeşin, hatasını görüp de onu hissetmemek bize ait bir tavır değildir. Şu kadar ki, daha ağır bir hataya mesela onun 'boş ver' demesine neden olacak davranışı da kabul etmeyiz. Duruma bakın, yararlı olacak zannederseniz nezaketle ikaz edin. Aksi takdirde susmayı yeğleyin. Siz niyetinizle ve samimiyetinizle kazanırsınız. Nefisleri kabartmadan, incitmeden ve kınamadan yapmak gerekiyor. En azından imamlara, böyle bir hata gördüğünüzü hatırlatarak onlara söyletebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
adet konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sadece adet günlerini artırdığı için takılmasında sakınca olmaz. Asıl sakınca, kadının göbekle diz kapağı arasının tıbbî bir neden olmadıkça doktor, hemşire tarafından görülmesinin haram olmasından gelir. O cihazın takılması ancak bir doktor tarafından yapılacağından dolayı bu soruna dikkat edilmesi gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Önce bu işlemin sizin sağlığınız açısından uygun olup olmadığını öğrenin ona göre davranın. ikinci olarak şöyle bir yol izleyebilirsiniz:1- Kuruluk veya beyaz sıvı gelmedikçe kanamanız devam ediyor sayacaksınız. 2- Kanamanız sürekli devam etmesi durumunda, on günden sonrasını özür kanı olarak kabul edersiniz. Özürlü olmak da size sadece her namaz vakti abdest almayı gerektirecek. Onun dışında eşinizle ilişkiniz ve ibadetler açısından normal duruma geçtiniz demektir. 3- Kanama aylarca devam etmesi durumunda eski takviminizi kullanabilirsiniz. Bu da şu demektir: Siz normal durumda yirmi gün temiz kalıyordu iseniz, on günü kanama kabul edip on günden sonrasını özürlü sayarsınız, yirmi günü de temiz geçirdiğinizi kabul edip yirmi günden sonra on gün daha ay başı gibi davranırsınız. Geçmiş olsun. Muhakkak doktora danışın.
Selamünaleyküm. 'Mezarlık sulamak, mezarlık hizmeti yapmak' diye bir ibadet yoktur. Şehirlerin yeşil ve temiz olması bir güzellik olduğu için bunun yapılması hoştur. Mezarlıkların ağaçlı tutulması da güzel işlerden görülmüştür. Ancak şunu iyi bilmeliyiz ki, mezarlıklarda altta bulunanları imanları ve salih amellerinden başkasının yararı yoktur.
Selamünaleyküm. Bu anlattıklarınızın ne kadar tek taraflı/adil olduğu sizin mesuliyetinizdedir. Ancak bu anlattıklarınızla bir yuvanın sürdürülmesi zordur. Yarın harama kayma ihtimaline rağmen bir işi sürdüremeyiz. Yöre kültürü gibi bir nedenle dünya ve ahiretimizi batıramayız. Aile büyüklerinizle geniş bir istişare yapın, onun ailesinden de katılanlar olsun. O istişarede size ve ona bir çare üretilemezse ayrılma sürecini başlatın. Eğer size kendinizi düzeltmeniz gereken hususlar iletilirse siz de kendinizi düzeltin.
Selamünaleyküm. Kadınlar adet dönemlerinde; 1- Namaz kılamazlar, kılamadıklarını da kaza etmezler. 2- Oruç tutamazlar, tutamadıkları gön kadar daha sonra tutarlar. 3- Kur'an elleyemez, okuyamazlar; dua âyetlerini okuyabilirler. 4- Kâ'be'yi tavaf edemezler. 5- Camiye giremezler.
Selamünaleyküm. 'Üç hayız' bir süreyi yansıtıyor. O süre ancak üçüncünün de dolması ile bitmiş olur.