Fetva Meclisi
Soru
Selamun aleyküm hocam, ben nur cemaatine gidiyorum orada ikametten sonra da vesile duası okunuyor. Bir çok cami imamı bunun olmadığını söyledi. Ben hanefi mezhabindenim. Normalde bizde yokmuş, sadece ezandan sonra okunurmuş. Ben namaz kıldırırken bu duayı yapıyorum, acaba yanlış mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. - Son Sünneti ilk Sünnet ile beraber namazdan sonra aceleniz olması gibi bir gerekçe ile yaparsanız sakıncası olmaz ama sevap artırmak gibi ibadet eksenli bir maksatla yaparsanız bid'at olur. - İkametten sonra ezan duası yoktur.
Selamünaleyküm. Biiznillah bu kalıcı bir sıkıntı değildir. Geçici bir hastalık olarak görün bunu. Çevrenizi değiştirin. Beş vakitten birini muhakkak camide cemaatle kılın. Fırsat buldukça başka vilayetlere ziyaretler yapın. Kitap okumaya çalışın. Bir ders halkasına ara sıra da olsa katılmaya çalışın. Kur'an okuyun. Özel vakitlerde hususi konulu Dua edin. Günahkâr diyebileceğiniz insanlarla bağlantınızı kesin.
Selamünaleyküm. Bu, ihtimal kıyamete kadar kimsenin çözemeyeceği kadar köklü bir yer edinmiş sorunlardandır. O yolu izleyen mü'minlerin niyetlerini Allah Teâlâ bilmektedir. Onları itham etmek kimsenin görevi değildir. Samimi niyetlerle yapıyorlarsa ve bunun üzerinden kişisel zevklerini tatmin etmek ve menfaatlenmek gibi bir tutum içinde değillerse onlarla mücadele etmenin yersizliğini düşünüyorum. Yaşadığımız dönem, insanların yanlışlarını tespitten çok neyin doğru olduğunu ispat etme dönemidir. Eğer tasavvuf hatalı ise hatasız olan zühdü ortaya koymalıyız. Birileri Allah'ı zikretmeyi teşvik için tasavvufu metot olarak kullanırken hata ediyor, diğerleri de Allah'ı zikrin ne tilavet ne tesbihat olan hiçbir çeşidi ile meşgul olmadığı hâlde, sadece başkalarının yanlışlarını tadat ederek İslam'a hizmet ediyorsa bu kabullenilemez. Herkes doğru bildiğini yapsın, hesabımız Allah'a kalacaktır.
Ve aleykümselam ve rahmetullah. Camiyi terk etme dışındaki tutumlarınızda haklısınız. Camiye devam et, gördüğün hataları ikaz et.
Selamünaleyküm. Böyle bir uygulamanın ashab zamanında varlığını bilmiyoruz. Hoşumuza gitmesi bir işi ibadet yapmaz.
Selamünaleyküm. İnsan olarak yapabileceklerinizi yaptıktan sonra dua edebilirsiniz. Salavat da bir dua olarak yapılabilir. Muayyen bir sayı belirlerseniz o bid'at olur.
bid'at konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Eski fıkıh kitaplarında bulunması mümkün olmayan bir husus olduğu için ses yükseltme cihazı ile kılınan namaz konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Genel teamül, böyle bir namazın caiz olacağı şeklindedir. Mümkün olduğunca da namaz kılınan büyük mekânlarda saflar arasında en az göz görme mesafesi açısından fiziki bir bağlantı sağlanmalıdır. Ses cihazı bir bid'at olamaz. Çünkü bid'at, ibadetin kendisine ilave yapmanın adıdır. Bu sadece bir alettir. Kullanımın caiz olup olmayacağı konuşulabilir.
Selamünaleyküm. Böyle bir Sünnet yoktur. Sünnet gibi yapılırsa bid'attir, yapılması doğru değildir. Bir muhabbet vesilesi olarak, ibadet olduğuna inanmadan yapılırsa hoş görülebilir.
Tam istediğini bulmadan ölebilirsin; bulduğunu iyi hâle getirerek yaşamaya çalış.
Herhangi bir ibadetin ibadet olması ancak onu, ashabın yapması ile yani Peygamber aleyhisselamdan görmesi ile mümkündür. Kandil tebrikleşmesi ise ashabın yaptığı iş değildir. Dolayısıyla ibadet olarak bir değeri yoktur ama örf olarak, sevgi ve kaynaşmaya zemin hazırlaması bakımından yapılabilir. Ne yazık ki bu da bıktıracak bir şekil almıştır. Diğer sorunuza gelince, farz ibadetlerde kandilde ya da başka bir zamanda diye bir şey olamaz. Nafileler ise her zaman nafiledir.
Müezzinlik, sadece ezan ve ikametle ilgilidir. Ülkemizde uygulanan şekil ise Sünnet'le sabit değildir. İyi görenler bulunduğu için uygulana gelmektir.
Böyle bir tembih yoktur. Ulema arasında hoş görüldüğü için yapılagelmiştir.