İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selamün aleyküm hocam. Lüleburgaz da dün yatsı ezanını her cümleyi iki kere okumaları gerekirken iki imam bir kez biri bir kez diğeri olmak üzere sanki düet yapar gibi toplam da dört kere okudu. Sanırım mevlit kandili diye yaptılar. Arkadaşlarımdan çok beğenenler oldu. Ben pek yorum yapamadım. İlk defa duydum böyle bir şeyi. Peygamber efendimiz zamanında yapılmış mıdır diye merak ettim yoksa bidat yerine mi geçiyor. Hayırlı günler.

Cevap

Selamünaleyküm. Böyle bir uygulamanın ashab zamanında varlığını bilmiyoruz. Hoşumuza gitmesi bir işi ibadet yapmaz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bid'at, dine ilave yapmaktır ve tehlikelidir. Eğer sizin okuduğunuzu söylediğiniz duayı, yapmak istediğiniz bir dua olarak görüyor ve okuyorsanız, içeriği sakıncalı olmadıkça yapılmasında sakınca olmaz. Ama aynı duayı, 'namazdan sonra ya da filan durumda yapılması gereken dua' hâline getirirseniz bu bir bid'attir, yapılması günah olur. Meseleyi bu şekilde anlayabilirsiniz.

Selamun aleyküm hocam, ben nur cemaatine gidiyorum orada ikametten sonra da vesi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Kur'an'ı dinlemek de okumak gibi ibadettir. Gözle izlemek de ibadettir.

Selamünaleyküm hocam. Ramazan'da mukabele dinlerken (gözle takip) biz de hatim y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ve aleykümselam ve rahmetullah. Camiyi terk etme dışındaki tutumlarınızda haklısınız. Camiye devam et, gördüğün hataları ikaz et.

Selamünaleyküm hocam.Camiye yatsı namazı için gittiğimde mevlüt yeni bitmişti. F
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kur'an üzerindeki her çalışma berekettir, faydalıdır. Ancak hiç biri, onu asıl dilinden okumak gibi değildir.

Selamünaleyküm hocam çok kısa bir sorum var. Kur'anı anlamak, düşünmek ile ayeti
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Mevcut Diyanet takvimine uyun, herkesin itikadı da ameli de kendinedir. Sözünüzün dinlenmeyişinden rahatsız olmayın.

Selamünaleyküm. Çok yakın çevremde sahuru ezan okunduktan sonra yapan ve buna da
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bunu bilerek yapmıyordu iseniz tekrar etmeniz gerekmez.

Selamünaleyküm değerli hocam ben namaz kılarken fatihayı okurken Elhamdü lillâhi

ashab konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Evlenmesinin farz olduğunu anlayan bir mü'min'in erkek veya kadın olsun ihtiyacını beyan etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Bir bayan, uygun gördüğü bir erkeğe 'ben seninle evlenmek isterim' demesi caizdir, uygundur. Bunu ayıp telakki ederek içine kapanmak yanlıştır. Kefaletine itimat ettiği birine 'beni evlendir' demesi de caizdir. Ashabı kiram bunu yaptılar, onların yaptığını yaparız.

Hocam sizi benim karşıma Allah çıkardı. Sormuş olduğum soruya vermiş olduğunuz b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir hadis çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Ama SAHİH hadisler arasında böyle bir hadis yoktur. Zayıf denebilecek rivayetleri de çok azdır. Bu nedenle, ashabın faziletini beyan bakımından kullanılabilir bir söz olmakla beraber dini bir belge olarak kullanılamaz.

'Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız sapıtmazsınız, doğru yolda olurs
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir yolda araç süren trafiğin bütün ihtimallerine hazır olmalıdır. Biz iman imtihanına talip olduk. Her türlü imtihana hazır olmak zornudayız. İmtihanların en ağırlarından biri mü'minin kendisi gibi din kardeşleri tarafından taciz edilmesidir. Bu gayet ağır biri mtihandır. Ashabı kiram üzerinden edebini bozanlar bu ümmetin laneti ile sabahlayacaklardır. Size tavsiyem katiyetle onlarla tartışmayın, onun yerine kendinizi yetiştirin. Daha iyisini yaparsınız. Bizim HADİSLERLE DİRİLİŞ derslerimiz arasından ashabı kiramla ilgili dersleri izleyebilirsiniz.

Fırat İlahiyat'ta okuyorum. Hocam, sapık görüşlü hocalardan bıktık. “Suffe ashab
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, ashabı kiram (Allah onlardan razı olsun) melekler değildiler, bizim gibi insandılar. Hata etmiş olabilirler, ettiler de. Buna rağmen biz onları bizim gibi görmüyoruz. Zaten onların değeri, o hatalı durumlara rağmen kulluk merdivenlerini başarı ile tırmanmalarıdır. Sizin belirttiğiniz durum ise bambaşka bir durumdur. Bin yıl önceki BATINİYE hareketini şeytan yeniden canlandırdı, dinimizi içinden kemirmek istiyor. Bilim kılığı ile ashabı dillerine dolayanlar sadece İblis’in işini kolaylaştırmak istiyorlar. Çare yok, Allah imanını koruyan kulları ile bir konferansta eriyip giden cılız imanlı kullarını görecek, melekler buna şahit olacak! Hiçbir çaresi yoktur bunun. Bu bir imtihandır. O aklı kıtlar böyle konuşup gidecekler. Din biiznillah olduğu gibi kalacak. İmanını birilerine göre şekillendirmekte sakınca görmeyenler de nedametleri ile baş başa kalacaklar. Zaman dik durma ve binlerce dalgaya karşı yıkılmama zamanıdır. Sabret, diren ve erime.

Selamünaleyküm hocam ben İslami İlimler Fakültesinde okuyorum. Bu sene İslam Tar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

HAVARİ yardım eden demektir. İsa aleyhisselamın iman edip ona yardım eden ashabına verilen bir isimdir. Peygamberlerine yardım edip onun yanında kalarak üstün meziyetlere sahip oldular. Onlar için bizim peygamberimizin sahabilerine benziyor denebileceği gibi sahabiler için de havariler denebilir. Yalnız ahsab her durumda onlardan daha faziletlidir.

Havariler kimlerdir? Onların da bizim peygamberimizin sahabileri gibi İsa peygam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, bu belirttiğiniz özelliğe ÎSAR denir. Îsar, insanın başkasını kendisine tercih etmesidir, ben yemeyeyim o yesin gibi düşünmektir. Bu da Allah’ın en çok razı olduğu amellerden biridir. Allah onlardan razı olsun ashabın ensarı bu işi, Kur'an’ımızın beğenisi ile en üstün derecede yaptılar. Bu bir mü'min karakteridir. Yalnız şu bilinmelidir: Îsar/mü'min kardeşini kendine tercih etme işi ibadetlerde olmaz. Bu, dünyevi ihtiyaçlar, lezzetlerde olur. Şöyle örneklendirebiliriz: Mü'min bir insan, tek kişinin yiyebileceği kadar az olan bir yemeği “kardeşim doysun” diyerek diğer mü'min kardeşine verirse bu bir îsar/başkasını kendine tercih etme işidir, Allah’ın en çok razı olduğu nafile amellerden biridir. Aynı kişi mesela camide ön safta daha çok sevap kazanılıyor diye mü'min kardeşine oturduğu ön saftaki yeri vermesi böyle bir fazilet değildir. Ön safta sevap kazanmak bir manada kulun Allah ile olan ibadet bağlantısıdır. O bağlantıya bir başkası tercih edilemez. Zira bu durumda verirken kişi, kendisinden bir şey vermiş olmuyor, verdiği Allah’ın kulu üzerindeki ibadet hakkıdır. Allah’ın hakkından vererek fazilet işlenmiş olmaz. Bu çizgide diyebiliriz ki, ibadetlerde “kardeşim yapsın” mantığı olmaz. Aksine ibadetlerde yarış ve öne geçme vardır. Bunun en güzel örneği Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin camide ön safta namaz kılma hâlini izah eden hadisidir. “Ön saftaki kazancı bilse idiniz orada namaz kılabilmek için kura çekmek zorunda kalırdınız…”

Biz mü'min kardeşimize iyilik yapmak konusunda Ashab-ı Kiram’ı örnek alıyoruz. O

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.