Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim abim ticaretle uğraşıyor ve şu anda borç batağında kredilerle ayakta duruyor. Sebebi ise tamamen kendisi lüzumsuz harcamaları babamla bu konuda şiddetli bir şekilde tartıştım. Annem babam dilleriyle suçluyorlar ama yeterli tepkiyi vermiyorlar abim yüzünden 3 daire edecek olan arsayı 1 daire ve bir miktar nakit karşılığında müteahhit verdiler. Nakit’in büyük bir kısmını abim aldı senin hakkını daireyi alınca vereceğiz diyorlar. Hocam meselenin özü para değil ön bir fikir olsun diye konuyu bu kadar geniş açtım benim zoruma giden ben maaşlı çalışıp geçimimi sağlarken abimin dengesiz harcamaları yüzünden mağdur olmam ve hakkaniyetli davranın diye itiraz etmem sebebiyle annemle babam tarafından açgözlülük fesatlık gibi şeylerle suçlandım. Babamla aram şu anda pekiyi değil ben ne yapayım bana bir akıl verin hocam. Bu durumda babama asimi davrandım yoksa hakkımı mı aradım?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Babanız yani mal sahibi yaşıyorsa sizin bir hakkınız yoktur. Babanız öldü ve malı miras olarak kaldı ise ve bu şekilde bir kullanım söz konusu ise size düşen hakkınızı istemenizde hiçbir sakınca yoktur. Ne ayıptır ne de günah! Hakkınızı talep edin.
Selamünaleyküm. Bir kız çocuğu çalışmak zorunda değildir, babası onun nafakasını temin eder. Sizin durumunuz ise kural dışıdır. Meseleye çalışıp kazandığınızı babanıza vermek şeklinde değil de, babanızın gönlünü yapmak şeklinde düşünmeye çalışın.
Aleykümselam.Sizin babanızın kazancı hakkında yüzde yüz haramdandır diye bir kesin bilginiz olmadığına göre babanızın desteğini almanızda sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Sizinkini evlilik olarak isimlendirmek çok zor, nasıl bir evlilik, nasıl bir insanlık bu? Böyle şeylerin sözü mü olur? Evet, kadına takılan takılar, onun malı idi, onun rızası olmayan bir şeyde kullanılmaları yanlıştır. Sen onları tespit et, zamanla ödeyeceğini söyle ve elin genişleyince öde. Diğer konularda ise hakkını helal etmemek gibi bir hakkı yoktur.
Ablanız babanıza para verirken 'BORÇ' verdiğini belirterek, babanız da 'BORÇ' olarak almamış ise bu bir babaya hibe durumundadır. Anlaşılan da sonuç böyle çıkacaktır. Bir borç sözleşmesi söz konusu ise o takdirde babanız aldığını geri verecektir. Bu durumda borç değil de kızın parasını babaya vermesi şeklinde bir anlayış ortada olduğundan babanızın yaptığında bir zulüm vardır ama ablanızın ahiretini tehlikeye atmamasını tavsiye ederim. Eğer babanız buradaki haksızlığa göz yumuyorsa işi ahirete havale ediyor demektir. Ablanız alacağını orada alsın, daha kârlı olur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Böyle bir tartışmaya girmemelisiniz. Babanızın yaptığı yanlış olabilir ama bu, onunla anneniz arasındadır. Size göre haklı belli olduğuna göre siz, fazladan karışmamalısınız.
borç konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Alınan mülk, ortaklık adına ise ya da 'bu borcu hepimiz ödeyeceğiz' şeklinde bir anlaşmanız varsa o borcu zekat için yapılan hesapta düşebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Şunu netleştirmeniz gerekiyor: Siz, altınları eşinize borç olarak verdiniz de şimdi borcu geri mi ödüyor yoksa ev alımına katkıda bulundunuz da eşiniz şimdi katkınız kadar parayı size iade mi ediyor? Eğer ikinci şık ise yani siz, eve katkı olarak verdi iseniz bugüne kadar olan için zekat gerekmez. Aksi ise yani siz altınları eşinize borç olarak verdi iseniz geçen sürenin zekatının verilmesi gerekir. Bu da sizin zekatınız dır. Çünkü altınlar sizindir. Eşiniz 'ben vereyim' derse verebilir. Kurban için geçmişe yönelik bir sorun yoktur.
Selamünaleyküm. Ödeyin, kurtulun, bütününe tövbe edin. Geleceğinizde benzeri şeylerin olmamasına dikkat edin.
Selamünaleyküm. Sonuna kadar gayret edin, bir borçlu gibi gayretiniz olursa, Allah size yardım eder.
Selamünaleyküm. Böyle bir anlaşmanız ve beklentiniz yokken verdiği normal bir hediyedir, alınabilir.
Selamünaleyküm. Bu durumda kurban kesmeniz gerekmez.