İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam yaklaşık on beş yıl önce bir arkadaşım benim için bankadan kredi çekti ve o parayı bana verdi. Bu parayla bir iş yaptık. Borcu her ay düzenli olarak ben ödedim. Ancak son dört ay kala borcu ödeyemedim. Bu kalan borç taksitlerini arkadaşım kendi cebinden ödedi. Bu olaydan sonra aramızda sert tartışmalar oldu, karşılıklı kırıcı sözler söylendi ve arkadaşım bana beddua etti. Aradan uzun yıllar geçti. Bir gün karşılaştık ve ben kalan borcumu kendisine ödemek ve helallik almak istedim. Ancak bana, “Ben hakkımı helal etmiyorum, ahirette senden alacağım.” dedi. Tüm samimiyetimle helallik istedim, borcu ödemek istedim ama kabul etmedi. Ben bu durumdan ötürü çok pişmanım ve onun adına sadaka vererek bir nebze gönlünü kazanmayı, Allah katında affedilmeyi umuyorum. Borcumu ödemek istememe rağmen karşı taraf hakkını helal etmiyorsa ve bunu da maddi olarak almayı reddediyorsa ben bu durumda ne yapmalıyım? Allah razı olsun, cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum.

Cevap

Yeniden barışmayı dene. Sakin bir dille "Ben pişmanım. Bu bedeli sana ödemek istiyorum, almayacak olsan da Allah için beni affet." de. Bu helalleşme çaban devam etsin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hak helal etmek, kişinin maddi veya manevi olarak uğradığı bir zararı karşı tarafa bağışlaması ve bu konuda artık bir talepte bulunmamasıdır. Bu, tamamen kişinin rızasına bağlıdır ve gönülden verilmesi gerekir. Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurur: "Affetsinler ve hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?" (Nur sûresi, 24/22) Affetmek ve helal etmek bir fazilettir ancak kişinin gönlünden gelmesi gerekir. İyi davranman, ona öfkelenmemiş olman, konuşman veya oturup bir şeyler yiyip içmen sadece insanî bir tavırdır, helallik anlamına gelmez. Helallik, kalbinin tamamen ferahlaması ve "Ben artık bu hakkı talep etmiyorum." demen ile gerçekleşir. Birine hakkını helal ettikten sonra, tekrar “Ben hakkımı geri istiyorum” diyemezsin. Çünkü helallik, geri dönüşü olmayan bir bağış gibidir. Ancak eğer gerçekten helal ettiysen ama sonradan içinde pişmanlık oluştuysa bu pişmanlık geçmiş bir eylemi değiştirmez. Ama gerçekten helal ettiğinden emin değilsen yani "Tam olarak helal ettim mi emin değilim" diyorsan o zaman zaten helal etmemiş olabilirsin ve hakkını hâlâ talep etme hakkın vardır. Kalbinde huzursuzluk varsa ve onu unutamıyorsan belki de helal etmek için henüz hazır değilsin. Kendine zaman tanı. Eğer içini rahatlatmak istiyorsan bir sadaka verip "Ya Rabbi, ben bu hakkımı almayı sana bırakıyorum." diye dua edebilirsin. Eğer gerçekten helal etmek istiyorsan ama içindeki kırgınlık geçmiyorsa “Ya Rabbi, ben helal ediyorum ama kalbim hâlâ üzgün, bana bunu unuttur.” diye dua edebilirsin. Sonuç olarak, helallik tamamen kalbinle verdiğin bir karardır. Allah sana en doğru yolu göstersin ve içini ferahlatsın kardeşim.

Hocam, hak helal etmek nasıl olur? Birine hakkımı helal etmeyeceğimi söyledim ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yazdıklarından anladığım bu borç, okul için kardeşinin çektiği krediden doğmuş ve esasen sana ait bir borçtur. Ailen bu borcu üstlenmiyorsa senin ödemen doğru olur. Ayrıca evliliğinden önce doğduğu için kocan bu borçtan sorumlu değildir. Evlilikle birlikte borç otomatik olarak eşe geçmez. Kocan bu borcu ödemek zorunda olmadığı gibi, bu konuda gönülsüz davranması da onun açısından doğal karşılanabilir. Eşin, evliliğe borçsuz biriyle başladığını sanırken yüksek miktarda bir borç ve onun getirdiği gerilimle karşı karşıya kalmış olabilir. Bu durum, erkek için güven ve sorumluluk açısından sarsıcı olabilir. Bu yüzden, eşinle bu meseleyi sakin bir dille konuşman, onu borcun muhatabı yapmadığını belirtmen, onunla açık iletişim kurman bu krizi hafifletebilir. Kardeşinle düşmanlık ortamı oluşmuş olsa da en doğrusu bir aile büyüğü veya güvenilir bir dinî/aklıselim kişi aracılığıyla sulh ve uzlaşma yoluna gitmektir. Sulh, dinen tavsiye edilen bir yoldur ve kinleri dindirebilir, düşmanlığı azaltabilir. Kardeşinle yalnız görüşme. Aile ortamında veya üçüncü bir kişi eşliğinde konuşmak daha güvenlidir. Gücün yettiği ölçüde evden ya da dışarıdan bir iş yaparak ödeme planı oluşturabilirsin. Hiçbir şey yapmadan sadece dua etmek değil, fiilî gayret de göstermelisin. Ödemek üzere niyetlenmen, bunu yazıya dökmen ve küçük küçük birikim yapman bile Allah katında kıymetlidir. “Kim insanların malını alma niyetiyle borçlanırsa, Allah onun borcunu ödemesine yardım eder.” (Buhârî) Özetle, bu borç senin borcundur ve sorumluluğun altındadır. Kardeşinle sulh/uzlaşma yoluna gitmek en doğru yoldur. Kocan bu borçtan sorumlu değildir ama anlayış göstermesi beklenebilir. Şiddete karşı korunman gerekir. Ama aynı zamanda ödemeye niyetli olduğunu da yazılı/sözlü bir şekilde ortaya koyman barışı kolaylaştırır. Kardeşin haksızlık etmiş olabilir ama sen kendi ahlakınla, adaletinle davranmaya devam et. Allah’ım! Bu kulun kalbinden yükünü hafiflet, sıkıntılarını ferahlığa çevir, düşmanlıkları dostluğa dönüştür. Onu rızana uygun adımlar atmaya muvaffak kıl. Borcunu helal yoldan ödeyebileceği kapılar aç, iffetini, haysiyetini ve huzurunu muhafaza eyle. Kalbine sabır, bedenine kuvvet, hayatına bereket ver. Kendisini yalnız hissettiğinde seninle olduğunu hissettirsin ona. Hakkı bilenlerden, adaleti gözetenlerden ve mağdur değil izzetli olanlardan eyle. Ya Rabbi, onu sevenleriyle hayırda birleştir, kırılan her yönünü Sen tamir eyle. Âmin.

Hocam, ailem, özel üniversitede okumam için evi sattı. Okulun bir yıllık ücretin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz, ablanıza zulmettiniz. Ondan kesinlikle helallik almanız gerekir. Ancak parasını kâr etmiş olarak sizden istemesi doğru değildir. Önce siz ona parasının aslını verin. O dosya kapansın. Ondan sonra da gönlünü nasıl alacaksanız alın. Ama muhakkak helalleşin. Allah'a emanet olun.

Ablamdan 9 yıl önce 35.000 dolar aldım. 3 yıl önce istedi parayı istedi ama ödey
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere büyük ve samimi bir tevbe yapın. Tekrarlamamaya ahd edin. O borcu er geç ödeme planları yapın. Bir yolunu bulup ödersiniz. Eğer anlayış gösterip sizi bağışlamayacak ya da başka bir zarar verecekse durumu hak sahibine bildirmeniz gerekmez. Ama yine de siz, onun helâllığına muhtaçsınız; unutmayın.

Hocam ben 26 yaşındayım. Bundan sekiz on sene evvel bir yakınımın yanında çalışı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sakın kötü konuşmayın. Size helal ettiği parayı şimdi istemesi hakkı değil, yanlış yapıyor ama sizin şahsiyetiniz gereği geri vermeniz iyi bir şey; taksit taksit verin, verdiğinizi de belgeleyin.

Hocam bana, ablamın kaynanası kendilerine her konuda yardımcı oluyorum diye on b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Verilen helalliği geri almasının hukuki yönü olmayabilir. Siz yine de biriktirip bir kenara koyun, sonunda ona gönderin, onun iyiliği de sizde kalmasın. Onu da bir ateş çukuru olarak görmeye mecbursunuz. Aman dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.

Ben bundan 1 yıl önce namaz kılmıyordum. Bir takım günahlara da bulaşmıştım. Çok

ahiret konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü’min olarak dünya hayatımızı cenneti kazanmak için yaşıyoruz. Rabbimiz de bizi dünyada güzel işler yapmak için, imtihan olmamız için yaratmıştır. Cenneti istememizi, isterken de Firdevs cennetini istememizi vurgulamıştır. Bir yarış yerindeyiz âdeta, kulluk yarışı. Farzları yapar, haramlardan kaçınırız ve nafileler ile yarıştaki yerimizi belirleriz. Böyle bir kulluk sınav yerindeyken hatalarımız karşısında Rabbimize sığınır tövbe ederiz ama kul hakkı olunca orada da helallik devreye girer, girmeli. Tövbe ederiz hatamızdan dolayı ama maddi veya manevi birisine zarar verildiyse tövbenin yanında helallik alırız ki ahirete kalmasın. Bu helallik durumu ahirete kalmamalı. Ahirette herkes kendi derdine düşecek, bir “subhanallah” daha fazla söyleseydim diye derdimiz olacak amellerimiz için. Zerre kadar yaptığımız iyilik veya kötülük hesabı yapılacakken kul hakkını ahirete bırakmak tehlikeli olacaktır. Kul hakkına girilen kişi ahirette bizi affeder mi bilemeyiz. Bildiğimiz şey; hakkına girilen kişi ile helallik ahirette önce yaptığımız sevaplarımızı ona vermek, eğer yeterli gelmezse onun günahlarını yüklenmek olarak olacak maazallah. Bu sebeple dünyada ne yaparsak yapalım helallik alarak bu dünyadan ayrılalım. Helallik alamadan karşı taraf öldüyse maddi ise hak; mümkün ise ailesine bu maddiyatı teslim etmeli, onun adına sadakalar vermeli. Manevi bir hak ise onun adına dua etmek, istiğfar etmek, sadakalar vermek de yapılabilir. Rabbim o çetin gücün azabından bizi korusun, kul hakkı olmadan Rabbimizin huzuruna gitmek için mücadele edelim. Rabbim yardımcımız olsun.

Hocam, dünya hayatında gıybetini ettiğimiz veya bir şekilde manevi hakkını aldığ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İki arada bir derede kaldığınızı tarif ettiğiniz bu durumda ikinci bir ihtimal olarak gözüken “eve geri dönme” seçeneğinin sizi tatmin etmeyeceğinin gayet farkında olarak sormuşsunuz sorunuzu. İçinizdeki gel-git diye tarif edebileceğimiz sıkıntı durumu gayet anlaşılabilir. Hem iş hem de hayatın diğer alanlarında duygusal ve manevi açıdan boşlukta kalmadan devam ettirmeye çalışmak zorlayıcı bir durum. Elbette ki bu içinizde bir çatışmaya veya belirsizliğe sebep oluyor. Bu hususta size hatırlatabileceğim birkaç madde olabilir. Bunları göz önünde bulundurarak durumunuzu tekrardan düşünebilirsiniz: -İş hayatında kadınların görev yapması doğru olsa da her işin kadın için uygun olup olmadığını kendi iç huzurunuzu dikkate alarak değerlendirmek önemlidir. -Mesleğinizin getirdiği şartlar bünyenizle çatışıyorsa veya size huzur vermiyorsa, bu konuda kendinizi zorlamamanız çok kıymetlidir. -Düzenli bir şekilde devam ettirdiğiniz rutininize yeni bir şeyler eklemeye çalışın. Yeni bir hobi, yeni bir uğraş, hayatınızda heyecan yaratacak ve var olan dinamiği değiştirebilecek işler eklemek gibi. -Ailenizin beklentilerini karşılamaya çalışırken, kendi kalbiniz ve iç sesiniz huzursuz oluyorsa, bu duyguları göz ardı etmemelisiniz. Ailenizin rızasını kazanmak, umutlarını boşa çıkarmamak kıymetli olsa da sonunda yaşamı şekillendirecek olan sizsiniz. -Allah’ın her zaman sizin için en hayırlı yolu açacağına inanmalısınız. Yalnızca nefsinize ve çevrenizin baskılarına göre karar vermek yerine, bu konuda Allah’a tevekkül etmek ve dua etmek büyük bir huzur kaynağı olacaktır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

Hocam, ben genç bir kızım. Küçüklüğümden beri hep çalışkan bir öğrenci oldum ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ölüm korkusu ve ahiret kaygısı aslında kötü bir şey değil. Çünkü bu korku bizi daha iyi bir kul olmaya, günahlardan sakınmaya ve Allah’a yönelmeye teşvik eder. Ancak bu korku ümitsizliğe, huzursuzluğa ve günlük hayatını zorlaştıran bir endişeye dönüşüyorsa burada bir denge kurmak gerekir. Ölüm Korkusunu Hafifletmek İçin Neler Yapılabilir? Allah’a olan güveni artır: O’nun sonsuz merhamet sahibi olduğunu sık sık hatırla. Günlük tövbe alışkanlığı edin: Yatmadan önce istiğfar et. Peygamber Efendimiz bile günde 70-100 kez tövbe ederdi (Buhârî, Daavât, 3). Allah’ın rahmetini düşün: Hadiste geçtiği gibi, "Eğer Allah’ın merhametini bilseydiniz, günah işlemekten korkmazdınız."(Müslim, Tevbe, 22). İbadetlere yönel: Küçük de olsa düzenli ibadetler (namaz, dua, sadaka vb.) yap. Çünkü Allah, “Kim bana bir adım atarsa, ben ona koşarak gelirim.”buyuruyor (Buhârî, Tevhid, 50). Ölümü güzel bir şey olarak görmeye çalış: Ölüm, yok olmak değil, Rabbimize kavuşma anıdır. Allah seni ve bizleri iman üzere yaşatsın ve iman ile can vermeyi nasip etsin. Kendini kötü hissettiğinde dua et, tesbih çek, Kur’an oku. Bunlar kalbe huzur verir.

Hocam akşamları uyurken öleceğim diye korkuyorum. Ölünce nasıl hesap vereceğimi,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konuyla ilgili kesin bir sonuca varmak zor olsa da genel kabul gören görüş, Peygamber Efendimiz’in (aleyhisselam) Miraç’ta, Allah'ın bir ikramı olarak gelecekteki ahiret azabını ve cehennem azaplarını gösteren sahneler gördüğü yönündedir. Bu, ümmete bir ibret ve uyarı olması amacı taşır.

Hocam Miraç’ta Peygamber Efendimiz (s.a.v.), cehennemde bulunan bazı kişileri gö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cennet, dünyadan hayvan leşi taşınabilecek bir yer değildir.

Hocam ölen evcil hayvanımızla cennette birlikte olabilir miyiz?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, maddi tarafımızın bizi zorlaması insan olarak yaratılışımızda var olan bir sorundur. Biz bu yönümüze ezilmeden imanla yaşayıp ölmek yani manevi tarafımızı güçlü tutmak için çabalarız. İnsan kadar eski bir sorunu söz ediyoruz. Ya da insanın var olduğundan beri sınavı olan bir şeyi söz ediyoruz. Bu yaşadığımız çağ ise zaten var olan sınavımıza hız kattı. Bilhassa batı kültürü maddeyi her şey gören anlayışı ayağa kaldırdı ve dik tutuyor. İnsanlar da imanları oranında bu mücadelede kazanıyor veya kaybediyorlar. Çılgınca tüketen toplum görüntüsü bunun sonucudur. Enerjiyi, gıdayı hatta insanı, her şeyi tüketen, tükettikçe mutlu olan toplum ahireti unutan, hayatı sadece maddi değerler üzerinden ölçüp yaşayabilen yönümüzü temsil etmektedir. Bunun sonucu olarak insan asıl yaratılış gayesini ve insan olduğunu unuttu. İyi bir inceleme yapıldığında ardı ardına gelen savaşlar da bu anlayışın sonucudur. İnsan hastalığın, geçim sıkıntısının, yaşlanıp ölmeinin olmadığı bir hayat istemektedir. Bütün yatırımlarını da bu eksende yürütmektedir. Müslümanlar olarak biz bu kayma ve erimenin muafları değiliz. Bizde de belli bir erime ve çökme ne yazık ki oluyor. Belki kökten bir çözümden söz edilemez ama bireysel kurtuluş yani maddenin cazibesi altında erimeden Müslümanca yaşamanın gerçekleşmesi için şunlara dikkat edilebilir: Dünya gerçeğini, onu yaratanın anlattığı gibi anlamaya çalışmak, faniliğini kabul etmek, İnsanın aciz ve ölüme mahkum bir varlık olduğunu bilerek yaşamak, Hayatı iyi bir denge üzerinden yaşamak yani dünyadan da nasibini unutmadan ahiret için çalışmak, İnsan gerçeğini, insandan oluşan toplumun ilk nesillerden beri böyle olduğunu, dünya ve dünyalık cazibesine kapılmakta çok gevşek olduğunu bilmek, Peygamberler başta olmak üzere salihlerin hayatlarından dersler çıkarmayı becerebilmek yapmamız gereken ve aslında yapabileceğimiz işlerdendir. Yeter ki nefsimizi bu mantıkla eğitelim. Dünyadan istifade etmekle ona tapınmak arasındaki farkı anlaşım olalım. Ve asla dua etmeyi, Allah tealanın bizi bu sınavda yalnız bırakmamasını istemeyi de unutmayalım.

Neden başarmayı, iyi olmayı sadece maddi değerler üzerinden anlıyoruz? Bu anlayı

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.