Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben takvim sayfasında gıybet hakkında bir yazı okudum; 'İnsanların sakınması için fasıkın; açıkça günah işleyenin ve facirin; itikadı bozuk kimsenin gıybetini yapmak sevaptır.' yazıyordu. Bir arkadaşım da hocaya sormuş, o da: 'Haya sahibi olmayan bir insan için dedikodu yapmak günaha sokmaz.' demiş. Kafamızda soru işaretleri oluştu. Sizin fikrinizi almak istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hakkını müdafaa etmek için sevmediğini beyan etmek suç değildir ama insanı rencide edecek şekilde konuşmak elbette gıybettir. Günahından kopmayandan biz kopar ona tavır koyarız.
Selamünaleyküm. İbadetler başka tesettür başkadır. Ne kadar açık isen o kadar günahın olacak. Tam yapmaya niyet et, nefsini dizginlemeye gayret et, eksikler için de Allah'a dua et, gayret et.
Selamünaleyküm.Bütün insanlığı ıslah etme heyecanı ile çalışacağız ama sonunda asıl gayenin kendimiz olduğunu unutmayacağız. Gıybet örneğinde meselâ, gıybetin bütün insanlıktan kalkması için gayret ederken biz önce kendimizi ondan uzak tutmanın yollarını arayacağız. Metodumuz bu olmalıdır. Bir de duayı unutmayalım.
Selamünaleyküm. Mü'min olmayanın arkasından gıybet etmek Mü'min olanın arkasından gıybet etmek gibi değildir ama Mü'min insan gıybeti, hiçbir çeşidi ile yapmamalıdır.
Selamünaleyküm. Hayaller, gerçeğine adım attırmadıkça günah değildir.
Selamünaleyküm. Gıybet ve benzeri dil sıkıntılarının en önemli nedeni, kalbi boş bırakmaktır. Kalp hiç boş kalmamalıdır. Kalbin doluluğu da iki şeyle gerçekleşir. Birincisi, mü'min insanın ahirete ait meseleleri sürekli canlı tutması, Kur'an, hadis ve selefe ait bilgileri sürekli öğrenmesi ve tekrarlamasıdır. İkincisi de, çevresini salihlerden oluşturması ve 'biri bitince diğerine geçilecek' bir iş yoğunluğu içinde olmasıdır. Böylece mü'min şeytanın tuzaklarına karşı uyanık kalmış olur. Gıybete, dostluğun bahane edilmesini de kabul edemeyiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Devletin KENTSEL DÖNÜŞÜM gibi projelerinden mü'min insanların yararlanmasında ilke olarak bir sakınca yoktur. Sakıncalı olan, bu tür yararlanmaları hile ile elde etmek veya o gerekçe üzerinden başka bir harama bulaşmaktır.
Aleykümselam. Eşinizin malıdır o. Ne zaman istiyorsa vermek zorundasınız.
Aleykümselam. Allah rızasına bağlı olarak yapılan işlerde ihlas ve helal kaynaklılık çok önemlidir. Yapacağımız işin bereketi açısından bu hususu önemli tutmalıyız. Bir kişinin kazancının sadece haramdan olması durumunda onun malını bilerek çalışmamıza katmamız yanlış olur. Malında haram karışımı bulunan içinh ise aynı şeyi söyleyemeyiz.
Selamünaleyküm. Mü'min, Allah'ın haramlarından ve haram işlenecek yerlerden uzak durur. Bu hususta kimseye itaat etmez. Şu kadar ki, direkt haram işlenen yerle haram işlenme ihtimali olan yer arasında da fark gözetir. Köyünüze gittiğinizde direkt harama bulaşacaksanız gitmemeyi tercih edin. Harama bulaşma ihtimali söz konusu ise gittiğiniz yerden dönmeye hazırlıklı gidin. Bu hususta eşiniz size bir şey emretme durumunda olmamalıdır. Nezaketinizi ve tatlı dilinizi koruyun ama gitmeyeceğinizi de bildirin. Orada işlenecek hatalardan daha ağır bir sonuç oluşturacaksa gitmemeniz, o takdirde gidebilirsiniz.
Aleykümselam. Asıl olarak kadının ticaretinin yasak olması söz konusu değildir. Yaşadığımız ülkenin şartları itibariyle kadının ticaret yapması endişe doğurmaktadır. İmanını ve ahlakını koruma hassasiyeti olan bir kadın için zaruret olmadıkça ortada bir ticarete bulaşmamak evla olandır.
Aleykümselam. Eldivenle temas sağlanmayacağı için direkt haram işlenmemiş olabilir ama mü'min biri olarak Allah'ın yasaklarından birinden sıkılmamanız gerekir. Erkeklerle tokalaşmadığınızı açıkça söyleyerek ikinci bir sevap kazanmayı neden düşünmüyorsunuz? Kaldı ki, teması engelleyecek eldivenin kalın olması gerekir, onu da nerede ne zaman kullanabileceksiniz?