Fetva Meclisi
Soru
Selamün Aleyküm. Hocam benim sorunum, benim ve yakın çevremdeki insanların hayatlarındaki gıybetin geldiği nokta ile alakalı. Gördüğüm kadarıyla çevremdeki insanlar islamı ne kadar yaşamaya çalışsa da gıybeti artık günah olarak görmemeye başlamışlar. Elhamdülillah kendimi gıybetten büyük oranda korumaya çalışıyorum ama çevremde gıybet eden insanlara müdahele edemiyorum. Özellikle yakın çevremdeki kadınlara. İnsanları gıybet ederken, her ne kadar vahiy ile uyarsam da sanki kulağına beton dökülmüş gibi, hiç beni duymuyorlar. Eğer ki ben onları o konuda biraz destekler, karşıdaki insanın hatalı olduğunu kendisinin haklı olduğunu söyleyip biraz kalbini tatmin edersem, ondan sonra onları yönlendirip o konuda İslamın neler tavsiye ettiğini, neler yapılması gerektiğini anlatıp dinletebiliyorum. Ben onlara direk gıybet etmeyin, yanlış yapıyorsunuz, bu durumda da şöyle davranmanız gerekiyor dediğimde ise, ne gıybeti bırakıyorlar, ne de İslam'a uygun kararlar alıyorlar. Kendi nefisleri için intikam almaya çalışıyorlar. Şimdi hocam böyle bir durumda nasıl davranmak gerekir. Ben onların gıybetine ortak oluyorum. Yani aynı şekilde bende günaha giriyorum. Allah affetsin inşallah. Ama başka türlü insanları düzeltemiyorum. Nefisleri tatmin olmadan, kızgın boğa gibi her şeyi yıkmak istiyorlar, hiçbir tavsiyeyi dinlemiyorlar. Cevaplarınız için şimdiden Allah razı olsun hocam...
Cevap
Benzer fetvalar
Sorunu çözümsüzlük sınırına taşıyorsun, buna gerek yok. Her şeye rağmen genel bir istiğfar ve sürekli salih amellerle kapanır bu biiznillah. Bu şekilde düşünmeniz sağlıklı değil. Sanki affı olmaz bir günah olabilirmiş gibi kör bir noktaya taşınıyorsunuz. Tevbe ettikten sonra öyle bir günah yoktur.
Aleykümselam. İlkemiz şudur: Harama girmeyiz, ondan uzak dururuz. Harama sebep olan şeylerden de uzak kalırız.
Aleykümselam. Küs kalmak haramdır. Onun yerine mesafe koymanız doğru olur. Onların o seviyesini düşük bulurken sizin de başka bir düşüklüğü tercih etmeniz doğru olmaz. Mesafeli davranın, seviyeli durum sorun olmaz.
Selamünaleyküm. Allah'ın bir emrini yerine getirmemiz sizi bir başka harama sevk ediyorsa o emri yerine getirmeyebilirsiniz. Akrabalarınıza karşı kusurlu olmayın. Onların aleni zulmüne de razı olma. İki çizgi arasında durun. Ezmeyin, ezilmeyin; ara yerde inşallah iyi kul olursunuz.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Elinizden geleni yapın. Gerisini Allah'a havale edin. Yanınızda gıybet edileceği zaman kalkmak için müsaade isteyin; ortamda bulunmayın. Gıybetten kaçmak da ibadettir. Heyecanınızı kırmayın, kendinizi motive edin. Allah yardımcınız olsun.