Fetva Meclisi
Soru
Hocam sizin bir soruya cevabınızdaki tavsiyeniz üzerine günlük Kur’an okumamı yapıyorum namazlarımı kılıyorum, videolu sohbetleri izleyip not tutuyorum fakat hayız haline girince namazım ve Kur’an’ım benden uzak olduğundan gitgide Allah'tan koptuğumu hissediyorum. Sabah namazım gidince günümün planı da uyku düzenim de bozuluyor ve bir hafta boyunca böyle devam ediyor. Aklıma haramlar geliyor, zihnime musallat oluyor. Hayız hali bittikten sonra da bir müddet ibadetlerimde önceki kadar samimi hissedemiyorum. Hayız halimdeyken de içimdeki huzuru, sıhhati ve imanımı bir nebze olsun koruyabilmek adına sizden tavsiye rica ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah yardımcınız olsun. Şöyle bir okuma/okur olma/okur düşünür çocuk yetiştirme planı yapabilirsiniz: Okumak sözcüğü sizin için ebediyen değişmeyecek şekilde Kur'an okumayı hatırlatsın size. Her gün siz ve çocuğunuzun annesi Kur'an okuyun. Annesinin okuyamadığı günlerde siz okuyun o dinlesin. Bir sayfa da olsa her gün Kur'an okuduğunuzu, her sabah evin perdesini açtığınız gibi bir hayat gerçeği olarak görsün yavrunuz. Okuduğunuz Kur'an hatim olarak bitince de evde bir dua merasimi yapın. Özel yemekler yapın. Bunları yavrunuz ve müstakbel kardeşleri izlesin. Göreceksiniz yavrunuz Kur'an’ımızı hayatının bir parçası gibi görecektir. Misafir geldiğinde de okuyun. Hep beraber okuyun. Hasatlık olunca da, az da olsa okuyun. Böylece ‘Oku’ emri ile başlayan kitapla tanışsın yavrunuz. Bir günde veya bir haftada yoğun okuma yerine günlük az ama sürekli olanı tercih ederiz. Bu aynı zamanda sizin maneviyatınızın güçlenmesine de vesile olacaktır. Evinize bereket inecektir. Bu noktadan sonra evinizde bir ilmihal kitabını her üç senede bir kere bitirin. Okuduğunuz kitaba notlar düşün, altını çizin. Anlayamadığınızı tekrar okuyun. Beraberce bir bilenden sormaya gidin. O kitap sizin fıkıh alt yapınızı oluştursun. Yalnız bu kitap çocuk için değildir. Onun için farklı yaşlarda farklı kitaplar alacaksınız. Üçüncü olarak da evinizde RİYAZUSSALİHİN adlı hadis kitabı bulunsun. O sizin musluğunuzdan akan su gibi size Peygamber aleyhisselamın ahlakını akıtacaktır. Onu evinizin suyu bilin. Erkam yayınları arasında çıkan sekiz ciltlik baskısını alabilirsiniz. O kitaptan, önceleri her hafta bir hadis ve şerhini okuyarak başlayın. Misafir gelince de okuyun, onlara da faydanız dokunsun. Misafirliğe giderken çocuğunuzun çamaşır çantasını götürdüğünüz gibi kitabınızı da götürün, gittiğiniz yerde de okuyun. Pikniğe giderken götürün. Böylece eviniz biiznillah salihlerin bahçesine dönüşsün. Sakın bir hadis ve iki sayfalık şerhi diye küçümsemeyesiniz yaptığınızı. Siz de bebek iken birkaç damla süt alıyordunuz ağzınıza ama bugün büyük bir adam/kadın oldunuz, değil mi? Damla damla büyümemiz realitemizdir. İlk zamanlarda kitabın üslubuna alışana kadar anlayamadığınız yerleri bir bilene sormanızda sakınca olmaz. İlk zamanlarda değil ama ileriki dönemlerde mesela iki yıl sonra bir tefsire ihtiyacınız olabilir. O zaman da M. Toptaş’ın ŞİFA tefsiri ile başlarsınız. Kısa surelerin tefsirini okursunuz. Fatiha suresinin tefsirini okursunuz. Onu o zaman programlayabilirsiniz. Evinizde üç kitaplık bulunsun. Birinci kitaplıkta evdeki herkesin ve gelmesi muhtemel misafirlerin sayısında Mushaf olsun. O kitaplığa MUSHAF KİTAPLIĞI deyin. Oraya başka kitap koymayın. İkinci kitaplıkta diğer kitaplarınız bulunsun. Üçüncü kitaplığı da çocuğunuzun/çocuklarınızın kitaplığı olarak belirleyin. Çocuklar o kitaplığı kendilerinin olarak bilsinler. Onlar için yaşlarına göre kitaplar alın, oraya koyun. Önceleri kitaplarını yırtsa da ses çıkarmayın. Onun kitabı yırtması bile bir okutma eğitimi olacaktır biiznillah. Evinizde bir genel ansiklopedi bulunabilir. Müslüman yayın evlerinin çıkardığı romanlar bulunabilir. Yazarı mü'min olmayan kitapları evinize sokarken bile bile zehir kullanacağınızı unutmayın. Her şehirde bir hastane bulunacağı gibi sizin evinizde de bir İHYAUULUMUDDİN bulunsun muhakkak. Bir zaman sonra da olsa ona muhakkak müracaat edeceksiniz. Evinize gelen dede ve ninelere, misafirlere çocukların yanında kitaplığı ve kitapları konuşun. Onlar o esnada oynuyor olsa bile siz bunu yapın. İnsanların hatta en yakın çevrenizin sizi ciddi bir şekilde takdir edip benimseyeceğini zannetmeyesiniz. Kitap gariplerin dostudur. İnsanlar siz kitaptan söz ettikçe sizden uzaklaşabilirler. Siz de kitaplarınızla akraba olursunuz. Bu programın başarısını büyük oranda eşinizin de size katılması oranı kadar olacaktır. Bu nedenle ittifak ederek yürütün bu planı ki daha başarılı olabilesiniz. Ve duasız nefes alamazsınız. Çok dua edin. “İkra” ümmetinden olmanın hakkını verebilmek için. Allah’a emanet ederim sizi.
Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.
En güzel, en bereketli, en kalıcı olanı Kur'an SAATLERİ YAPMAKTIR. Günde aralıklı olarak beş saat Kur'an dersi yaparsanız büyük bir medrese olur eviniz. Bunun bir bölümünü ezber için ayırın. Herkes en kolay ezberleyebildiği yerden ezberlesin. Bir bölümünü herkes kendisi okusun. Bir bölümünü de biri okusun gerisi dinlesin şeklinde yapın. Son bölüm olarak da bir hafızın okuyuşunu bir süre dinleyin. Abdussamed hafızdan dinleyin. Bu asıl işiniz olsun. Yani medresenizin birinci konusu bu olsun. Cemaatle namaz kılın. Namazlardan sonra tesbihat yapın. Evdeki çocuklar o tesbihata muhakkak katılsın. Namaz kılmıyor olsalar da tesbihata katılsınlar. İlmihalden her gün bir konuyu öğretmen gibi çalışarak ders yapın. Sevdiğiniz bir hocanın bir dersini beraberce dinleyin. Evde çocuk varsa sakın onlarla oynama saati yapmayı unutmayın. Sürekli ders onları sizden bıktırabilir. Ve evinizde dua saatleri yapın. Bu saatleri şöyle ayarlayın: Herkes bir günün duacısı olsun. O hazırlansın, dua etsin. Siz âmin deyin. Kim namaz kıldırıyorsa o, her namazdan sonra belli bir konuda dua etsin. Mesela bir namazda hastalara duayı artırsın. Öbüründe afetten korunmayı, diğerinde fakirlere… Haneniz mamur olsun, kalbiniz feyiz dolsun.
Kıymetli kardeşim, böyle bir derdin varsa sen zaten büyük bir yoldasın demektir. Şimdi sana yorgunluk yapmayan, ama gelişmene destek olan bir yol haritası çizeceğim. İnşallah istifade edersin. Kıvam arayışı, dağınıklıkla değil istidamla olur. Senin sorunun bilgi eksikliğinden değil bilgi iştahının yönünü belirleyememenden kaynaklanıyor. Bu da çok doğal bir merhale. Şu anda Kur’an, hadis, siyer, tefsir, fıkıh her şeyi istiyorsun. Ama dikkat et, bu bir tabak yemeği pişirmeden diğerine geçmeye benzer. O yüzden ilk tavsiyem “Her şeyi biraz biraz değil, bir şeyi özümseyerek öğren.” Günde 1 sayfa tefsirli kur’an – ruh gıdan olsun. Her gün, tertemiz bir vakitte (sabah veya yatsı sonrası) 1 sayfa meal ve kısa tefsir oku. Kur’an-ı Kerim ve Meali (Diyanet veya Ömer Çelik Meali) Tefsir olarak: “Tefsîr-i Safvetü’t-Tefâsîr” (kısa ve öz) Okuyup geçme; 1-2 ayet de olsa üzerinde düşün. Bu zikir gibidir, kalbi işler. Siyer ve hadis için bir program oluştur. Haftanın 3 günü, Siyer: Fıkhu’s-Sîre (Ramazan el-Bûtî); Riyâzü’s-Sâlihîn (İmam Nevevî) – kısa kısa, şerhli okuyabilirsin. Günde 15-20 dakikayı yeterli gör. Ama istikrarlı ol. Fıkıh ve günlük hayat için bir kaynak seç. Haftada 2 gün “İslam İlmihali” (Diyanet) ve Nureddin Yıldız Hoca’nın “Gençlik Fakültesi” ve “Fıkıh Okumaları” derslerini dinleyebilirsin. Not tut, tekrar et, tatbik et. Her gün 3 satır not al: Bugün ne öğrendim? Beni en çok etkileyen cümle neydi? Bununla hayatımda neyi düzeltebilirim? Zira bilgi not alınmazsa uçar; Bir bilgi, hayatımıza uygulanmazsa (yani amele dönüşmezse), kalpte bir tesir bırakmaz, yerleşmez. Son olarak, zikirsiz kalma. Günde 100 kere “Estağfirullah” ve salavat seni içten kuvvetlendirir. Kitap yorgunluğu hissettiğinde sohbet dinle. Diri kalırsın. Ayda bir kez mutlaka bir mü’min kardeşinle öğrendiklerini paylaş. Bu seni pekiştirir. Gelişim yarışın olsun, gösterişin değil. Başkasıyla değil, dünkü halinle yarış. Allah seni Kur’an’a ve sünnete dost, fıkha sadık, siyerle yaşayan bir mü’min eylesin. Unutma kardeşim: “Bir sayfa okuyarak istikrarlı ilerleyen, her gün kitap karıştırıp yorulandan daha çok yol alır.” Dua eder, dua beklerim.
Şöyle anlayın ve planlayın: Ailen, eşin ve çocukların senin için FARZDIR. İlim ve benzeri faaliyetlerin ise NAFİLEDİR. Farz ile nafile arasında nasıl bir denge kurulması gerekiyorsa onu kur.
Abartmamaya çalışın, her şeyde dengeli olmak ibadette dâhil olmak üzere bizden istenendir. Belirttiğiniz sıkıntıda ise kendinizi boş ve boşlukta tutmamalısınız. Kur'an okuma kuralı koyun kendinize. Mesela günde on sayfa Kur'an okumayı kural edinin. Çokça zikir yapın. Günlük zikirleriniz olsun. Örnek olarak zikredelim: Beş yüz kere salavat, beş yüz kere tevhid, bin kere tesbih... Bunları kademe kademe artırarak uygulamaya başlayın. Allah yardımcınız olsun.